‘Dijital altın’ Bitcoin(BTC), gümüşle farklı yönlere gidiyor: Fiziki arz sıkıntısı vs sıkı para politikası korkusu
Bitcoin(BTC) ve gümüş (silver), 2026 yılı başında birbirinden oldukça farklı piyasa hareketleri sergiliyor. Gümüş, tedarik zinciri sıkıntıları ve sanayi talebiyle rekor seviyelere yükselirken; Bitcoin ise sıkı para politikaları beklentisi ile değer kaybediyor. Bu zıt yönlü fiyat hareketleri, her iki varlığın piyasada hangi ‘hikaye’ ile değer gördüğünü net şekilde ortaya koyuyor.
Gümüş 29’unda (yerel saatle), truva onsu başına 121 dolara (yaklaşık 175.571 TL) fırlayarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Ancak ertesi gün yüzde 15’i aşan sert bir düşüşle yaklaşık 97 dolara (yaklaşık 149.500 TL) geriledi. Buna rağmen aylık bazda yüzde 25, son altı ayda yüzde 150 ve yıllıkta yüzde 200’ün üzerinde kazanç kaydetti.
Aynı dönemde Bitcoin tam tersi bir yön izliyor. 30’unda (yerel saatle) BTC, yüzde 2,2’lik düşüşle 82.800 dolar (yaklaşık 1 milyon 201.400 TL) seviyelerinde işlem gördü. Kripto para son 1 haftada yüzde 7, son 2 haftada ise yüzde 13 değer kaybederek geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 22 düşüş yaşamış durumda. Bu, 2025 Ekim’inde ulaşılan 126.000 dolarlık rekor seviyeden yüzde 34’lük bir geri çekilme anlamına geliyor. O dönem, spot ETF girişleriyle kurumsal talep artışı BTC’yi tırmandırmıştı; ancak o rüzgar yerini politik ve ekonomik belirsizliğe bıraktı.
Gümüşteki ralli: Fiziksel arz sıkıntısı ve sanayi talebi birleşti
Gümüşteki bu yükseliş, spekülatif değil, temel dinamiklerle ilgili. 2025 Ekim’inden bu yana sadece üç ayda yüzde 158 artış yaşanmasının arkasında Çin’in ihracat kısıtlamaları ve küresel tedarik zinciri zorlukları bulunuyor. New York merkezli COMEX borsasındaki gümüş stokları, geçtiğimiz ekim ayında 532 milyon ons iken ocak sonu itibariyle 418 milyon ons seviyesine düşerek yaklaşık 114 milyon onsluk bir daralma gösterdi.
Gümüş talebinin büyük kısmı teknoloji odaklı endüstriyel kullanım alanlarına ayrılıyor. Elektrikli araçlar, güneş panelleri ve veri merkezleri gibi alanlarda yaşanan büyüme; fiziksel gümüşe olan talebi fazlasıyla artırmış durumda. İlginç şekilde, gümüşün yıl sonundaki ‘gerçekleşen volatilitesi’ yüzde 50’yi aşarak Bitcoin’e kıyasla daha oynak bir görüntü sundu. Bu da piyasadaki dengesizliğin sadece fiyatı değil, aynı zamanda volatiliteyi de artırdığını gösteriyor.
Piyasa uzmanlarına göre son fiyat düzeltmeleri, uzun vadeli hikayeyi bozmuyor. Daha çok kâr satışı ve marj gereksinimlerindeki artış gibi teknik nedenlere bağlanıyor. Uzmanlar, gümüşü “fiziksel arz sıkıntısı”nın yarattığı klasik emtia rallisi olarak tanımlıyor.
Bitcoin’de düşüş: ‘Dijital altın’ değil, makro odaklı risk varlığı
Bitcoin cephesinde ise durum farklı. BTC, enflasyonla mücadele için yüksek faizlerin daha uzun süre korunacağı öngörüsüyle değer kaybediyor. Ayrıca Federal Rezerv’in yeni yöneticisinden daha ‘şahin’ (hawkish) açıklamalar beklenmesi de risk iştahını azaltıyor.
Özellikle 28’inde (yerel saatle) Microsoft(MSFT)'un yapay zeka yatırımlarına ilişkin açıklamasının ardından teknoloji hisseleri düşüşe geçti. Bu düşüş, Bitcoin dahil tüm dijital varlıkları da aşağı çekti. Sonuç olarak, kripto para toplam piyasa değeri 24 saatte yaklaşık 200 milyar dolar (yaklaşık 290 trilyon TL) erirken, sadece bir gün içinde 1 milyar doları (yaklaşık 14,5 milyar TL) aşkın pozisyon tasfiye oldu. Tasfiye edilen pozisyonların çoğunun Bitcoin ‘long’ (alım) yönlü olması dikkat çekti.
On-chain analiz şirketi CryptoQuant, “Gümüş gibi fiziksel stoku kontrol edilemese bile Bitcoin makro beklenti değişimlerine son derece duyarlı” diyerek, Bitcoin’in şu anda bir ‘likidite betası’ varlığı gibi işlem gördüğünü vurguladı. Başka bir deyişle, Bitcoin artık sadece ‘dijital altın’ olarak değil, daha çok ‘makro duyarlılığı yüksek risk varlığı’ olarak değerlendiriliyor.
Gümüş ve Bitcoin: Aynı alternatif kulvarda ama farklı yatırım kurguları
Yatırımcılar, bir zamanlar birlikte ‘parasal sistem alternatifi’ olarak anılan gümüş ve Bitcoin’i artık çok farklı senaryolara göre değerlendiriyor. Gümüş, fiziksel arzın daraldığı ve talebin arttığı bir endüstriyel emtia olarak öne çıkarken; Bitcoin, kurumların ve merkez bankalarının kararlarına duyarlı bir ‘beta varlık’ konumuna geçmiş durumda.
Bu ayrışma, yatırım stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Gümüşte fiziksel teslimat olasılığı ve emtia yapısı göz önüne alınarak vadeli işlem stratejileri geliştiriliyor. Bitcoin’de ise ETF akımları, merkez bankası politikaları ve genel risk alma iştahı gibi makroekonomik göstergeler ön planda bulunuyor. İki varlık arasında yön tayini tamamen farklılaştı ve bu durum, portföy çeşitlendirme kararlarını da derinden etkiliyor.
Yorum 0