Kraken’in tokenleştirilmiş hisse senedi platformu ‘xStocks’, lansmanından 8 ay bile geçmeden toplam 25 milyar dolar (yaklaşık 36 trilyon 2725 milyar won) işlem hacmini aştı. Geleneksel hisse senetlerini blokzincir tabanlı tokenlara dönüştürerek alınıp satılmasını sağlayan ‘tokenlaştırılmış menkul kıymet’ piyasasına hem sermaye hem de yatırımcı girişinin hızlandığına dair güçlü bir işaret olarak görülüyor.
Kraken, 25 milyar dolarlık bu rakama merkezi borsalar(CEX) ve merkeziyetsiz borsalarda(DEX) gerçekleşen işlemlerin yanı sıra token basımı(minting) ve itfasının(redeem) da dahil olduğunu açıkladı. Bu seviye, 2025’in 11’inde birikimli 10 milyar dolar (yaklaşık 14 trilyon 5090 milyar won) eşiğinin ilk kez aşılmasından yalnızca yaklaşık üç ay sonra yüzde 150’lik bir büyümeye işaret ediyor.
xStocks tokenları, düzenleyici lisansa sahip varlık yönetim şirketi Backed Finance tarafından ihraç ediliyor. Backed Finance, ABD borsalarına kote bireysel hisseleri ve borsa yatırım fonlarını(ETF) 1:1 oranında teminat altına alıp blokzincir üzerinde tokene dönüştürürken, Kraken bu tokenların dağıtım ve işlemlerinin gerçekleştiği ana platform olarak konumlanıyor.
xStocks, 2025’te faaliyete geçtiğinde Amazon(AMZN), Meta Platforms(META), Nvidia(NVDA), Tesla(TSLA) gibi başlıca ABD büyük teknoloji şirketlerini de içeren 60’tan fazla tokenleştirilmiş hisse ile pazara girdi. Başlangıçtan itibaren ‘ABD teknoloji hisselerine zincir üstünden yatırım’ konseptini net bir şekilde öne çıkararak küresel yatırımcıların ilgisini çekti.
Kraken verilerine göre xStocks yalnızca zincir üstü işlemlerle 3,5 milyar dolar (yaklaşık 5 trilyon 801 milyar won) seviyesinde hacim yarattı. Zincir üstü cüzdan bazlı token sahibi sayısı ise 80 bini aştı. Bu durum, işlemlerin yalnızca borsa içi muhasebe kayıtlarında kalmadığını, tokenların gerçekten blokzincir üzerinde taşındığı ve saklandığı ‘zincir üstü aktivitenin’ hızla arttığını gösteriyor.
Zincir üstü işlemler, merkezi borsaların iç emir defterlerine kaydedilen işlemlerden farklı olarak, doğrudan herkese açık blokzincire yazılıyor. Kullanıcılar tokenları cüzdanları üzerinden doğrudan saklayabiliyor (self-custody) ve DeFi protokolleriyle entegre ederek kredi alma, likidite sağlama gibi çeşitli amaçlarla kullanabiliyor. Kraken, zincir üstü katılımın artmasının, yatırımcıların tokenleştirilmiş hisseleri yalnızca al-sat ürünü olmaktan çıkarıp DeFi ekosistemi içinde aktif birer varlık olarak değerlendirmeye başladığının sinyali olduğunu belirtiyor.
Kraken ayrıca, sahip sayısına göre ilk 11 tokenleştirilmiş hissenin 8’inin xStocks ekosistemi içinde yer aldığını duyurdu. Tokenleştirilmiş hisse piyasasının hala erken aşamada olmasına rağmen xStocks’un hızla pazar payı kazanarak fiili ‘varsayılan seçenek’ haline geldiği yönünde yorumlar yapılıyor.
Tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıkları(RWA), bu yıl kripto para piyasası genel olarak zayıf seyrederken bile en hızlı büyüyen alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Piyasa verilerine göre tokenlaştırılmış RWA’ların toplam değeri son 30 gün içinde yüzde 13,5 arttı. Aynı dönemde toplam kripto para piyasa değeri ise yaklaşık 1 trilyon dolar (yaklaşık 1450 trilyon 9000 milyar won) eriyerek düşüş trendini sürdürdü.
Piyasa katılımcıları arasında tokenleştirilmiş hisselerin ‘stablecoin’lerin ilk dönemlerini hatırlattığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Stablecoin’ler, dolara dayalı fiyat istikrarını avantaja çevirerek görece hızlı biçimde gerçek kullanım alanı bulmuştu. Benzer şekilde tokenleştirilmiş hisselerin de yatırımcıların zaten aşina olduğu ABD hisselerini zincir üstüne neredeyse birebir taşıyarak ilk benimseme hızını artırdığı yorumu öne çıkıyor.
Zincir üstü veri platformu Token Terminal’ın verilerine göre tokenleştirilmiş hisselerin piyasa değeri 2025’in 6’sına kadar neredeyse ‘sıfıra’ yakındı. Ancak yalnızca altı ay sonra, 12’sinde 1,2 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 7411 milyar won) seviyesini aştı. Geleneksel finans ürünleriyle teminatlandırılan tokenlaştırılmış varlıkların kısa sürede dikkate değer bir ölçeğe ulaşması dikkat çekti.
Piyasa uzmanları, tokenleştirilmiş hisselerin büyümesinin arkasında birkaç temel faktör olduğuna işaret ediyor. Birincisi, geleneksel aracı kurum hesapları açmanın zor olduğu bölgelerde dahi ABD hisselerine maruziyet sağlayan bir ‘dolaylı erişim kanalı’ işlevi görmesi. İkincisi, 7/24 işlem imkânı sunan kripto piyasası yapısını devralarak geleneksel borsalara kıyasla daha esnek bir işlem ortamı sunması. Üçüncüsü ise DeFi ile birleştiğinde teminatlı kredi, likidite sağlama, türev ürünler gibi alanlara genişleyebilen ‘zincir üstü lego’ niteliğine sahip olması.
Bununla birlikte düzenleyici belirsizlik önemli bir değişken olmaya devam ediyor. Farklı ülkelerin gözetim otoriteleri tokenleştirilmiş hisseleri geleneksel anlamda menkul kıymet mi yoksa yeni bir dijital varlık sınıfı mı olarak nitelendireceğine göre iş modelleri ve yatırımcı erişimi büyük ölçüde şekillenecek. Yine de Kraken xStocks örneğinde görüldüğü üzere, düzenleyici çerçeve tam olarak netleşmeden önce bile piyasa ‘zincir üstü menkul kıymet’ deneylerini hızlandırmış durumda.
Bitcoin(BTC) için ikinci katman ölçeklenme çözümü olan ‘Lightning Network’ de bir ödeme altyapısı olarak giderek daha fazla öne çıkıyor. Bitcoin finansal hizmet şirketi River’ın yayımladığı rapora göre, 2025’in 11’inde Lightning Network’ün aylık ödeme işlem hacmi 1,1 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 5960 milyar won) seviyesine ulaşarak ilk kez 1 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 4509 milyar won) eşiğini aştı. Aynı ay içinde işlenen işlem adedi ise 5,2 milyon olarak kaydedildi.
River pazarlama direktörü Sam Wouters raporda, Bitcoin fiyatı 11 ayı boyunca gerilerken ve 2025 genelinde belirgin bir trend oluşturmazken bile Lightning benimseme oranının yükseldiğine dikkat çekiyor. Wouters, başlıca borsalar ile Bitcoin ödemesi kabul etmeye başlayan şirketlerin katılımındaki artışın bu büyümeyi desteklediğini vurguluyor.
Dikkat çekici noktalardan biri, Lightning üzerindeki işlem sayısının geçmiş zirve seviyesinin hala altında olması. 2023’ün 8’inde Lightning Network’ün aylık işlem adedi 6,6 milyon ile tepe noktasına ulaşmıştı. O dönem, oyun ve mesajlaşma uygulamalarında mikro ödemeler ve bahşiş özelliklerinin test edildiği ‘mikro ödeme deneylerinin’ yoğun olduğu bir dönemdi.
River, benzer bir işlem patlamasının bu kez yapay zeka(AI) tabanlı ödeme deneyleri sayesinde yeniden yaşanabileceğini öngörüyor. İnsanlar arası ve kurum–birey arası ödemelerin ötesine geçerek, AI ajanlarının kendi aralarında otonom biçimde Bitcoin ödemeleri gerçekleştirdiği bir yapının yaygınlaşması durumunda Lightning Network kullanımının yeni bir sıçrama yapabileceği senaryosunu ortaya koyuyor.
Lightning Network, iki (veya daha fazla) katılımcının Bitcoin blokzinciri üzerinde ayrı bir ödeme kanalı açması, bu kanal içerisinde defalarca işlem yapması ve yalnızca nihai mutabakat sonucunu ana zincire yansıtması prensibiyle çalışıyor. Bitcoin bloklarının ortalama 10 dakikada bir üretilmesi nedeniyle zincir üstü ödemeler günlük küçük tutarlı harcamalar için uygun değilken, Lightning sayesinde saniyeler içinde ödeme mümkün hale geliyor. Böylece uzun süre ‘dijital altın’ olarak görülen Bitcoin’in bir ‘değişim aracı’ olarak kullanılmasına yönelik teknik temel güçleniyor.
Lightning Network, hızın yanı sıra düşük ücret avantajı da sunuyor. Tüm işlemler ana zincire yazılmadığı, yalnızca kanal kapanışlarındaki nihai bakiyelerin kayda geçtiği için özellikle küçük ve sık tekrar eden ödemelerde maliyet etkinliği yüksek oluyor. Bu avantajlar sayesinde borsalar ve kurumsal yatırımcılar tarafında Lightning’e olan ilgi de belirgin şekilde artıyor.
River’ın verilerine göre 2025’in 12’si itibarıyla Lightning Network’te likidite sağlamak amacıyla kilitlenmiş Bitcoin miktarı 5606 BTC’ye ulaşmış durumda. Bu rakam, şirket ve kurumların Bitcoin’i pratik bir ödeme altyapısı olarak kullanma niyetinin zincir üstü verilere de yansıdığını gösteriyor.
Kurumsal ölçekteki büyük transferlerde de Lightning kullanılmaya başlanmış durumda. Kurumlara yönelik alım-satım ve kredi hizmetleri sunan Secure Digital Markets, 2025’in 2’sinde kripto para borsası Kraken’e Lightning üzerinden 1 milyon dolar (yaklaşık 145 milyar 900 milyon won) tutarında Bitcoin transferi gerçekleştirdi. 7 haneli (ABD doları bazında) bir tutarın ikinci katman ağ üzerinden sorunsuz biçimde taşınabildiğini ortaya koyan sembolik bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Bugüne kadar Lightning Network, ağırlıklı olarak geliştiriciler ve erken benimseyen kullanıcılar için bir deney alanı olarak görülüyordu. Ancak Kraken dahil büyük borsalar ve ödeme şirketlerinin peş peşe Lightning entegrasyonu yapmasıyla birlikte, yapısal olarak ‘Bitcoin ödeme altyapısı’ aşamasına geçildiği yönündeki değerlendirmeler güç kazanıyor. Bununla beraber kullanıcı deneyiminin(UX) iyileştirilmesi, düzenleyici netlik ve yönlendirme (routing) istikrarının artırılması gibi başlıklar, çözülmesi gereken temel konular olmaya devam ediyor.
Kraken xStocks’un tokenleştirilmiş hisseleri ile Bitcoin Lightning Network, yüzeyde birbirinden farklı alanlara hitap ediyor gibi görünse de özünde ‘zincir üstü finansın’ iki temel ayağını oluşturuyor. Bir tarafta geleneksel varlıkları blokzincire taşıyan ‘tokenlaştırılmış varlıklar’, diğer tarafta Bitcoin’i reel ekonomiyle buluşturan ‘ödeme altyapısı’ yer alıyor.
Kripto para fiyat oynaklığının yüksek seyrettiği ve düzenleyici belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda, gerçek varlıklara dayalı ürünler ile gerçek kullanım odaklı ödeme çözümlerinin oluşturduğu altyapının daha istikrarlı bir büyüme çizgisi izlediği görülüyor. xStocks’un işlem hacmindeki hızlı genişleme ve Lightning Network’ün aylık 1 milyar dolar seviyesini aşan ödeme hacmine ulaşması, piyasanın spekülatif fiyat hareketlerinin ötesine geçerek ‘nerede gerçekten kullanılıyor?’ sorusuna giderek daha somut yanıtlar verdiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde ülkelerin gözetim otoritelerinin tokenleştirilmiş menkul kıymetlere ilişkin yol haritaları ile Bitcoin ödemelerinin vergi ve muhasebe açısından nasıl ele alınacağına dair çerçevenin netleşmesi halinde, tokenleştirilmiş hisseler ve Lightning gibi zincir üstü altyapılar geleneksel finans ile dijital varlık piyasasını birbirine bağlayan kritik köprüler haline gelebilir. Yatırımcılar açısından bakıldığında ise yalnızca fiyat verilerine değil, bu tür zincir üstü ağların kullanım düzeyine ve işlem yapısındaki değişimlere odaklanmak, orta–uzun vadeli piyasa trendlerini anlamak için giderek daha önemli bir gösterge niteliği kazanıyor.
Yorum 0