Küresel finans piyasaları, ‘jeopolitik’ ve ‘ekonomik’ iki darbeyi bir günde birden yedi. Başkan Trump’ın İran’a yönelik sert mesajlarının ‘petrol fiyatlarını’ yukarı itmesinin ardından, beklenmedik ‘istihdam şoku’ riskli varlıklarda satış baskısını artırdı ve ‘kripto para piyasası’ da sert şekilde geriledi.
7’sinde (yerel saatle), jeopolitik gerilimin tırmanmasıyla Batı Teksas tipi ham petrol(WTI) varil başına 88 dolara kadar yükseldi. Hemen ardından gelen ‘ABD istihdam verisi’ ise ani bozulma sinyali verince, hisse senetleri ve ‘kripto varlıklar’ başta olmak üzere ‘riskli varlıklar’ genelinde eş zamanlı düşüş görüldü.
Bitcoin(BTC) son 24 saatte yüzde 3,7 gerileyerek 69 bin dolar seviyesine çekildi. Ethereum(ETH) yüzde 4,2 düşüşle psikolojik eşik kabul edilen 2000 doların altına sarktı. Büyük tokenlar içinde kaybı en yüksek olan Solana(SOL) yaklaşık yüzde 5 düşüşle 85 dolar civarında işlem gördü. Piyasa duyarlılığını gösteren kripto ‘korku ve açgözlülük endeksi(Fear & Greed Index)’ 18 seviyesinde, yani ‘aşırı korku(Extreme Fear)’ bölgesinde kalmaya devam ediyor. Geçen hafta 13 seviyesinden bir miktar toparlanmış olsa da, yatırımcı iştahının hala ‘donmuş’ durumda olduğuna işaret ediyor.
Piyasadaki bu sert dalgalanmanın başlangıç noktası ‘Orta Doğu riski’ oldu. Başkan Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social’da İran’a yönelik ‘koşulsuz teslimiyet(unconditional surrender)’ talebi anlamına gelen bir mesaj paylaştı. Bu çıkışın ardından ‘petrol piyasası’ anında tepki verdi.
WTI fiyatı varil başına 88 dolara kadar çıktı. Piyasaların fiyata yansıttığı asıl değişken ise ‘Hürmüz Boğazı riski’ oldu. Dünyadaki günlük ‘petrol taşımacılığının’ yaklaşık yüzde 20’sinin bu dar boğazdan geçtiği biliniyor. Bu nedenle, tek başına olası ‘geçiş aksaklığı’ bile arz tarafında ciddi endişe yaratıyor.
88 dolar seviyesi tarihsel olarak bakıldığında ‘rekor seviye’ değil. Rusya–Ukrayna savaşının hemen ardından 2022 Haziran’ında petrol fiyatı 120 doların üzerine de çıkmıştı. Ancak piyasaların asıl hassas olduğu nokta, ‘mutlak fiyat seviyesi’ değil, ‘yön ve hız’. Talep artışından değil de ‘jeopolitik belirsizlikten’ kaynaklanan sert petrol yükselişleri, tüketici için ek ‘maliyet yükü(örtük vergi)’, şirketler için ise ‘kâr marjı baskısı’ anlamına geliyor.
En kritik nokta ise enerji fiyatlarındaki bu artışın ‘enflasyon beklentilerini’ yeniden tetiklemesi. Enflasyon beklentisi yükseldikçe, ABD Merkez Bankası(Fed) için ‘faiz indirimine gitme alanı’ daralıyor. Piyasa katılımcıları, bu nedenle son petrol hareketini ‘para politikası açısından olumsuz sinyal’ olarak okuyor.
Petrol şoku sol kroşe ise, ‘istihdam şoku’ adeta sağ direkt etkisi yarattı. Aynı dönemde açıklanan ‘ABD tarım dışı istihdam verisine’ göre, geçen ay ABD ekonomisinde ‘92 bin’ istihdam kaybı yaşandı. Beklenti ise ‘59 bin istihdam artışı’ yönündeydi. Yani piyasa tahminiyle kıyaslandığında yaklaşık ‘151 binlik’ bir ters sapma söz konusu. Yumuşak bir ‘istihdam toparlanması’ bekleyen yatırımcılar için bu sürpriz, ‘ani daralma’ etkisi yarattı.
Analistlere göre, konsensüs beklentiden 150 bin ve üzeri sapmalar, genellikle ‘resesyon dönemi veya hemen öncesine’ özgü. 150 bin üzeri aşağı yönlü sapmanın son dramatik örneklerinden biri, ‘2020 başındaki COVID-19 şoku’ döneminde yaşanmıştı. Bugünkü tabloyu bire bir o dönemle kıyaslamak şimdilik abartılı bulunsa da, ‘benzetmenin’ kendisi bile risk iştahını zayıflatıyor.
Sorun şu ki, bu iki olumsuz sinyal aynı anda masaya geldi. ‘Yükselen petrol fiyatı’, enflasyonist baskıyı artırarak ‘faiz indirimini zorlaştırıyor’. Öte yandan ‘zayıflayan istihdam’, ekonomik yavaşlama riskine işaret ederek, bu kez ‘faiz indirimi gerekliliğini’ öne çıkarıyor. Fed’in tek bir politika hamlesiyle iki zıt sorunu aynı anda çözmesi zor bir yapı oluşmuş durumda. Bu çelişki, piyasaların en çok korktuğu ‘stagflasyon senaryosunu’ akıllara getiriyor ve bu algı ‘riskli varlıklarda geniş tabanlı satış’a dönüşüyor.
Bitcoin(BTC) cephesinde ise, bir kez daha ‘düşük korelasyonlu varlık’ beklentisi sorgulanıyor. Uzun süre ‘dijital altın’ ve ‘makro değişkenlerden daha az etkilenen alternatif varlık’ olarak anlatılan Bitcoin(BTC), bu tabloda yine hisse senetleriyle benzer bir rotayı izledi. Özellikle geçen yıldan bu yana ‘S&P 500 endeksi’ ile Bitcoin(BTC) arasındaki korelasyonun yüksek seyrettiğine dikkat çekiliyor. ‘Spot Bitcoin ETF’ onayları sonrası kurumsal para girişinin artmasıyla birlikte, kripto paraların ‘yüksek betalı teknoloji hissesi’ gibi fiyatlandığı yorumu güç kazanmış durumda.
Düşüş dalgası piyasanın geneline yayılmış halde. XRP 1,36 dolar seviyelerinde işlem görüyor ve ‘altcoin piyasasının’ geneli zayıf bir görünüm sergiliyor. Buna karşın dikkat çeken bir istisna var. ‘ABD tahvili teminatlı stablecoin’ segmenti, son 7 günde yaklaşık yüzde 28,9 büyüme kaydetti. Bu tablo, volatilite arttıkça zincir üzerindeki paranın ‘en güvenli bekleme alanı’ olarak görülen ‘dolar sabitli coinlere’ hızla kaydığını gösteriyor. Stablecoin’lerin getiri listesinde üst sıralara çıkması, yatırımcıların risk almaktan çok ‘kenarda beklemeyi’ tercih ettiği şeklinde yorumlanıyor.
Tüm bu tabloya karşın, ‘haftalık görünüm’ Bitcoin(BTC) için hala tamamen bozulmuş değil. Son 7 gün itibarıyla Bitcoin(BTC) yaklaşık yüzde 4 civarında yükselişini koruyor. Günlük bazda gelen sert geri çekilme, trendin anında döndüğü anlamına gelmiyor. Ancak ‘riskten kaçış modunun’ birkaç gün daha uzaması durumunda, bu haftalık kazançların hızlıca eriyebileceği uyarısı da güçleniyor.
Kısa vadede piyasanın en büyük endişesi, ‘kötü döngünün’ başlaması. Yani yükselen ‘petrol fiyatlarının’ tüketici harcamalarını kısmaya başlaması, bunun istihdamı daha da zayıflatması ve her turda tüketimi yeniden aşağı çekmesi riski. Buna ek olarak, Fed yetkililerinin ‘enflasyon sinyallerine’ ağırlık verip daha ‘şahin(meyaçı)’ bir ton benimsemesi, riskli varlıklar üzerinde ekstra ‘aşağı yönlü baskı’ anlamına gelebilir.
Teknik tarafta Bitcoin(BTC) için ‘69 bin dolar bandı’ önemli bir bölge olarak öne çıkıyor. 2021 Kasım’daki ‘önceki zirve’ bölgesiyle çakışan bu seviye, teknik analizde ‘ana destek hattı’ şeklinde okunuyor. 67 bin doların altına doğru ‘kalıcı bir sarkma’ yaşanması durumunda, ‘kaldıraçlı pozisyon tasfiyelerinin’ art arda tetiklenmesi ve fiyatın 60 bin dolar orta bandına doğru ek bir düzeltme yapması olasılığı masada.
Ethereum(ETH) tarafında 2000 doların altına inilmesi de piyasaya ekstra baskı getiriyor. Bu seviye, son dönemde defalarca test edilmiş bir ‘dönüm noktası’ konumunda. Aynı bölgenin sık sık denenmesi, ‘alım iştahını’ zayıflatma eğiliminde. Solana(SOL) ise 85 dolar civarında, 2024 içindeki zirvelerine kıyasla oldukça aşağıda seyrediyor; bu durum, ‘kısa vadeli momentum odaklı fonların’ daha hızlı çıkış yapmasına neden olabilir.
Bununla birlikte, ‘korku ve açgözlülük endeksinin 18’e gerilemesi’ bazı yatırımcılar tarafından ‘ters indikatör’ olarak da okunuyor. Genellikle 20 altındaki ‘aşırı korku’ bölgeleri, takip eden birkaç hafta içinde ‘anlamlı tepki yükselişleriyle’ sonuçlanabiliyor. Çünkü bu seviyelerde ‘panik satış’ ve ‘zorunlu tasfiyeler’ yoğunlaşıyor. Ancak bu senaryonun çalışabilmesi için ‘makro ortamın’ en azından istikrara kavuşması gerekiyor. Aksi halde, ‘stagflasyon korkusunun’ gerçek bir risk haline gelmesi durumunda, endeksin 18’den 10 seviyelerine kadar gerilemesi de şaşırtıcı olmayabilir.
Önümüzdeki dönemde piyasalar üç temel başlığı yakından izleyecek: ‘petrol fiyatının’ 90 doların üzerine tırmanıp tırmanmadığı, bir sonraki ‘ekonomik verilerin’ istihdam zayıflamasını teyit edip etmediği ve ‘Bitcoin(BTC)’in haftalık yükseliş trendini koruyup koruyamadığı. Bu üç unsurdan ikisinin bile ‘olumsuz yönde’ hareket etmesi halinde, ‘kripto para piyasasında’ daha derin bir ‘düzeltme süreci’ olasılığı güçlenecek.
‘Dolar–won kuru’ cephesinde ise 1 dolar 1484 won seviyesinde bulunuyor.
Yorum 0