예측시장(prediction market)이 *spor* odaklı büyürken, ‘*spor bahis şirketi*’ yerine tamamen ‘*borsa*’ modelini benimseyen PRED’in yaklaşımı öne çıkıyor. Platform, kullanıcıların birbirleriyle doğrudan işlem yapabildiği yapısı sayesinde, “platformun kullanıcının kaybından para kazandığı” geleneksel modele alternatif sunmayı hedefliyor.
PRED’in kurucusu Amit Mahensaria(Amit Mahensaria), yaptığı son açıklamada PRED’in bir *spor bahis şirketi* değil, net biçimde bir “*borsa*” olduğunu vurguluyor. Klasik spor bahis modelinde işletme, oranları(odds) belirleyip kullanıcının karşı tarafında duran bir ‘house’ gibi konumlanırken; PRED, alıcı ve satıcıyı eşleştirip emirlerin gerçekleşmesini sağlayan bir yapı kurmuş durumda. Şirketin geliri de kullanıcı kaybettiğinde değil, gerçekleşen işlemler üzerinden alınan *işlem ücreti*nden geliyor.
Mahensaria, spor bahis şirketi modelindeki temel sorunun ‘*çıkar çatışması*’ olduğunun altını çiziyor. House yapısında müşteri ne kadar çok kazanırsa, işletmenin zararı o kadar artıyor. Bu da özellikle başarılı ve yetenekli kullanıcıların limit kısıtlaması ya da hesap kapatma gibi uygulamalara maruz kalmasına yol açabiliyor. Buna karşılık PRED, kullanıcılar arasında P2P(peer-to-peer) işlem akışını savunuyor. Platform, piyasa yönünde pozisyon almadan sadece emir eşleştirme yaptığı için, yapısal olarak “kullanıcının kaybından kazanç” motivasyonunun ortadan kalktığını iddia ediyor. Mahensaria, “Biz insanların kaybettiğinde değil, işlem yaptığında kazanıyoruz; ‘uyumlu teşvikler(aligned incentives)’ güvenin temelini değiştiriyor” yorumunu paylaşıyor.
PRED, Polymarket ve Kalshi gibi genel amaçlı tahmin piyasalarının spor tarafında hacim topladığını kabul ederken, bu platformların tasarımının sporun hız ve volatilitesine göre optimize edilmediğini düşünüyor. PRED ise en baştan “*spor işlem altyapısı*” olarak tasarlandığını, özellikle canlı karşılaşmalara uygun özellikler geliştirdiklerini belirtiyor. Burada öne çıkan örnek, tek bir sonuca girilen emrin, aynı maç içindeki ilişkili diğer sonuçlarda da otomatik likidite üretebildiği ‘*cross-matching*’ yapısı. Bu sayede emir defteri(order book) derinliğinin arttığı, teminat yapısında da spor pazarlarının doğasına uygun bir şekilde *sermaye verimliliği*nin(capital efficiency) yükseltildiği ifade ediliyor.
Canlı spor piyasalarında, tek bir golle olasılıkların saniyeler içinde 30–40 puan oynayabildiği ortamda hız ve likidite kritik hale geliyor. Mahensaria, fiyatın ekranda görünenle gerçekleşen arasında sapma yaşaması(stale price) ya da işlemin geç onaylanmasının kullanıcı güvenini hızla zedelediğini vurguluyor. PRED, fiili işlem gerçekleşme süresini “*200 milisaniye(ms) altında*” tuttuklarını belirtiyor. Bu hedef, işleme onay gelmesinin saniyeler alabildiği tipik on-chain tahmin piyasalarına ve yoğun zamanlarda oran güncellemeleri nedeniyle gecikme yaşayan geleneksel spor bahis şirketlerine doğrudan bir yanıt niteliğinde.
Platform, teknik tarafta Coinbase’in Layer2 ağı Base üzerinde inşa edilmiş durumda. Seçimin gerekçesi olarak, işlem ücretlerinin fiilen “*cent altı*” seviyelere kadar inmesi, sub-second finality ile işlemlerin çok hızlı kesinleşmesi ve borsa tipi modellere aşina kripto kullanıcı uygulamalarının Base etrafında toplanması öne sürülüyor. PRED, zincir üstü(on-chain) ödeme ve mutabakatla zincir dışı(off-chain) emir eşleştirmeyi birleştirerek, blokzincirinin şeffaflığını *merkezi borsa(CEX)* performansıyla bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Kullanıcıların en büyük kaygılarından biri olan “*kazanıp banlanma*” riskine yönelik olarak da PRED açık bir politika benimsiyor: “Kazanan kullanıcıyı banlamama” ilkesi. Mahensaria, bunun yalnızca bir pazarlama söylemi değil, modelin yapısal sonucu olduğunu savunuyor. 22 yılı aşan spor trade geçmişi boyunca, başarılı trader’ların farklı platformlarda tekrar tekrar limitlenmesine, birden fazla hesap açmasına, aile ve arkadaş hesaplarını kullanmasına ve görece daha az sıkı kısıtlamaları olan sitelere taşınmasına defalarca tanık olduğunu belirtiyor. PRED’in borsa modeli ise platformun hiçbir zaman kullanıcının karşı tarafında konumlanmamasını sağlıyor. Bu nedenle, *başarılı trader* daha çok hacim ve likidite anlamına geldiğinden “kazanan, en değerli kullanıcı” kabul ediliyor. Uzun vadede de bu yetenekli kitlenin piyasaya çekilmesinin, pazar kalitesini yukarı taşıyacağı düşünülüyor.
PRED’in altını çizdiği bir diğer farklılık, kullanıcı *bakiyelerine yıllık yüzde 5–6 seviyesinde ‘yerel getiri(native yield)’ sunması*. Tahmin piyasalarında, teminatların işlem yapılmadığı sürede atıl beklemesi sık rastlanan bir problem. Mahensaria, global kurumlarla yapılan iş birlikleriyle stablecoin bakiyelerinden getiri üretip, klasik spor bahis şirketlerindeki agresif pazarlama (örneğin yüksek deposit bonusları) masraflarına katlanmak zorunda kalmadıkları için, bu getirinin bir kısmını doğrudan kullanıcılara geri verebildiklerini söylüyor. Böylece, işlem yapılmayan zamanlarda bile sermayenin çalışmasını sağlayarak, özellikle profesyonel trader’lar için önemli olan *fırsat maliyeti* baskısını azaltmayı hedefliyorlar.
Kurucu, yatırım bankacılığı ve private equity(PE) geçmişinin, likidite ve teşvik tasarımı konusunda ciddi bir birikim sağladığını, daha önce kurduğu edtech girişimi Impartus’u upGrad’e satarak 2 milyon kullanıcı seviyesine taşımasının da “*kurumsal güven* inşa etme” konusunda deneyim kazandırdığını anlatıyor. Buna, 22 yıllık spor trade kariyerinde bizzat yaşadığı yavaş işlem, limit ve ban’ler, zorlaştırılmış çekim süreçleri ve sonradan değiştirilen kural setleri gibi problemler eklenince, tüm bu deneyimin PRED’in ürün tasarımına yansıdığını ifade ediyor. Ona göre, “Platformun kullanıcıyla *karşı karşıya olmadığına* dair güven” oluştuğunda, kullanıcı daha çok sermaye ayırıyor, daha sık işlem yapıyor ve uzun vadeli stratejiler kurabiliyor. Klasik spor bahis ortamında ise hesapları dağıtmak ya da kasıtlı olarak zarar yazmak gibi ‘savunmacı alışkanlıklar’ pazar verimliliğini aşağı çekiyor.
Önümüzdeki 12–24 aylık döneme dair başarı ölçütü olarak Mahensaria, *işlem hacmi*nden çok “*likidite derinliğini*” önceliklendiriyor. Ona göre, işlem hacmi rakamsal olarak şişirilebilir; asıl kritik olan, trader’ın girmek istediği piyasada rekabetçi fiyatlarla yeterli miktarda karşı taraf bulup bulamaması. Kısa vadede kullanıcı sayısını agresif şekilde şişirmek yerine, “*gerçek trader*” tabanına odaklanan bir büyüme stratejisi izlemeyi planlıyorlar. Futbol tarafında İngiltere Premier Lig(EPL), UEFA Şampiyonlar Ligi(UCL) ve La Liga gibi ana liglerle başlayan PRED, diğer branşlara açılmayı hedefliyor. Bunun da ötesinde, sadece spor dalı çeşitliliği değil, kombinasyonlu ve koşullu tahminler gibi daha karmaşık *spor türev piyasaları* ile inovasyon alanını genişletmek istediklerini belirtiyor.
Finansman tarafında PRED, Accel liderliğinde 2,5 milyon dolar (yaklaşık 3,7 milyar TL) yatırım aldı; tura Coinbase Ventures da katıldı. Mahensaria, “Bir sonraki döngüye oynamıyoruz, uzun vadeli inşa ediyoruz” diyerek, sporun Web3 finans yığını içinde “*işlem yapılabilir bir varlık sınıfı*” olarak kalıcı konum kazanacağına inandığını dile getiriyor.
Yorum 0