Nasdaq, Avrupa’nın dağınık *sermaye piyasası altyapısını* blokzincir tabanlı bir yapıya taşımak için düğmeye bastı. Şirket, *tokenize varlıklar* merkezli yeni mimariyle *ödeme hızını* artırmayı ve *işlem maliyetlerini* düşürmeyi hedefliyor. Bu adım, *tokenize menkul kıymetler* için pratik ve ölçeklenebilir bir *ödeme ve mutabakat* altyapısı kurma hamlesi olarak öne çıkıyor.
Nasdaq, 9’unda (yerel saatle) yaptığı açıklamada, Avrupa piyasalarını Boerse Stuttgart Group’un işlettiği pan-Avrupa blokzincir ödeme platformu ‘Seturion’ ile entegre edeceğini duyurdu. Bu entegrasyon, kıta genelinde parçalı halde bulunan *takas ve saklama* süreçlerini birbirine bağlayarak piyasa *parçalanmasını* azaltmayı ve *ödeme verimliliğini* artırmayı amaçlıyor. Şirket, özellikle *tokenize menkul kıymetlerin* yaygınlaşmasını hızlandıracak bir altyapı kurulduğuna dikkat çekti.
İlk aşamada iş birliği, *yapılandırılmış ürünler* üzerinde başlatılacak. Bu ürünler, karmaşık ihraç ve yönetim yapıları nedeniyle otomasyonun en çok verim sağladığı alanlardan biri olarak gösteriliyor. Nasdaq ile Seturion arasındaki entegrasyon sayesinde, bu ürünlerin ödemelerinde daha *hızlı*, daha *ucuz* ve daha *kesintisiz* bir akış hedefleniyor. Ayrıca sistem, MiFID II ve DLT Pilot Regime gibi Avrupa Birliği düzenlemelerine uyumlu bir *uyum (compliance)* çerçevesi sunacak şekilde kurgulanıyor.
Nasdaq adına konuşan Roland Chai, Avrupa finans piyasalarının ülke bazlı altyapılar nedeniyle ‘parçalı’ işlediğini, bunun da *operasyonel verimsizlik* yaratarak bölgenin *sermaye piyasası potansiyelini* sınırladığını belirtti. Chai, *tokenizasyonun*, hem *ödeme* hem de *menkul kıymet işleme* süreçlerini iyileştirirken, aynı anda *katı regülasyon* ve *piyasa istikrarından* ödün vermeye gerek bırakmayan bir çözüm sunabileceğini vurguladı. yorum Bu söylem, geleneksel post-trade yapının blokzincir ile yeniden tasarlanmasına dair stratejik bir çerçeve sunuyor. yorum
Chai, bu ortaklığın “işlem, takas, ödeme, risk yönetimi ve teminat süreçlerini” kapsayan ve ‘*sürekli operasyon (continuous operation)*’ mantığına dayanan geleceğin piyasa altyapısı vizyonunun parçası olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, belirli mesai saatlerine ve çok katmanlı aracı zincirlerine bağlı *geleneksel post-trade* modelinden, blokzincir temelli *24/7 çalışan* bir işleme yapısına geçiş mesajı olarak değerlendiriliyor.
Seturion, 20 Eylül’de (yerel saatle) devreye giren pan-Avrupa bir *post-trade ödeme çözümü* olarak tanımlanıyor. Platform, hem *açık* hem *izinli* blokzincirleri kullanarak farklı *varlık sınıflarındaki* işlemleri hızlı ve maliyet etkin biçimde işleme hedefi taşıyor. Nasdaq’ın açıklamasına göre Seturion, *merkez bankası parası (central bank money)* ile nakit ödemeyi ve *on-chain cash* üzerinden yapılan ödemeleri de destekliyor.
Özellikle Seturion’un *açık mimarisi*, Avrupa Merkez Bankası(ECB) tarafından yürütülen blokzincir tabanlı testlerde denenmiş durumda. Boerse Stuttgart çatısı altındaki BX Digital gibi kurumlar, erken dönem müşteri olarak platformun *işlevselliğini ve ölçeklenebilirliğini* test etmede rol oynadı. yorum ECB’nin deneyleri, bu tür altyapıların gelecekte *dijital euro* ya da merkez bankası destekli ödeme modelleriyle entegre olabileceğine dair sinyal olarak okunuyor. yorum
Boerse Stuttgart Group CEO’su Matthias Voelkel, Nasdaq’ı bu alanda “mutlak lider” olarak nitelendirirken, Nasdaq’ın Seturion ağına katılan ilk partner olmasının önemini vurguladı. Voelkel, bu yapının Avrupa’nın tek bir *bütünleşik sermaye piyasası* haline gelmesinin önünde engel oluşturan ‘*ülke bazlı ödeme altyapısı silolarını*’ aşmaya dönük kritik bir adım olduğunu belirtti.
Nasdaq, aynı gün ayrıca *‘hisse (equity) token’ çerçevesi* (equity token framework) geliştirme planını da açıkladı. Amaç, *hisse sahipliği yapısını* modernize etmek, *yatırımcı katılımını* artırmak ve mevcut *işlem altyapısını* yeniden düzenlemek olarak ifade edildi. Bu kapsamda şirket, Kraken’in ana şirketi Payward ile iş birliği yaparak *geleneksel borsalar* ile *blokzincir ağları* arasında bir köprü kurmayı planlıyor. Nasdaq’a göre bu yapı, *tam yasal eşdeğerlik*, *ihraççı üzerinde kontrol* ve *küresel piyasalara erişim* kriterlerini aynı anda karşılayacak şekilde tasarlanıyor.
Bu gelişmeler, *tokenize menkul kıymet piyasasının* artık ‘deneysel bir alan’ olmaktan çıkıp, regülasyon çerçevesine oturmuş, fiili *ödeme ve mutabakat altyapıları* ile entegre edilen bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Avrupa içindeki *ülke bazlı düzenleyici farklar*, DLT Pilot Regime’in *uygulama sınırları* ve *merkez bankası parası* ile blokzincir tabanlı ödemelerin *gerçek hayatta ne kadar hızlı hayata geçeceği*, bu yeni altyapıların benimsenme hızını belirleyecek ana risk faktörleri olarak öne çıkıyor.
Yorum 0