Avrupa Birliği’nin kripto para düzenleme çerçevesi ‘MiCA’ tam olarak yürürlüğe girmiş olsa da, piyasa yapısında beklendiği kadar büyük bir iz bırakmadığı yönünde bir değerlendirme öne çıktı. Kaiko Research’ten Laurens Fraussen’ın yayımladığı son rapora göre, 30 Haziran 2024’te stablecoin hükümlerinin devreye girmesi ve 30 Aralık 2024’te MiCA’nın tamamen uygulanmasının ardından geçen 18 aylık dönemde işlem hacmi, likidite ve seans bazlı piyasa payları incelendi. Bulgular, Bitcoin(BTC) ve Tether(USDT) merkezli işlem akışının genel olarak korunduğunu gösterdi.
Analizin dikkat çeken noktası, düzenlemenin kapsamı geniş olmasına rağmen piyasa tepkisinin oldukça sınırlı kalması oldu. MiCA’nın tam olarak uygulanmasıyla birlikte düzenleme kapsamındaki sekiz büyük işlem platformu, Avrupa’daki kullanıcıların emir defterlerinden USDT’yi çıkardı. Piyasada en yoğun işlem gören stablecoin’in Avrupa’daki regüle borsalarda fiilen dışarıda kalmasına rağmen, Avrupa’nın işlem payında belirgin bir düşüş, Londra seansında zayıflama ya da düzenleme saatlerine bağlı bir likidite kaçışı görülmedi.
Likidite göstergeleri de beklentilerin tersine işaret verdi. Kaiko Research verilerine göre, MiCA’ya tabi sekiz platformun Bitcoin(BTC) spot piyasasında, orta fiyatın ±%1 aralığındaki ortalama emir derinliği uygulama öncesi ve sonrası dönemde gerilemedi. Aksine bu veri 2025 boyunca artış gösterdi ve 2026’ya gelindiğinde düzenlemeden çok Bitcoin(BTC) fiyat döngüsüne daha duyarlı hale geldi. Özellikle Kraken’in piyasa derinliği 2023 başındaki yaklaşık 15 milyon dolardan, 2026 Haziran itibarıyla yaklaşık 40 milyon dolara yükseldi. Coinbase’in derinliği 20 milyon ila 30 milyon dolar bandında seyrederken, Bullish yaklaşık 20 milyon dolara yaklaştı. Diğer beş platform ise çoğunlukla 15 milyon doların altında kaldı. Buna rağmen MiCA’nın doğrudan likidite bozulmasına yol açtığına dair güçlü bir sinyal oluşmadı.
Stablecoin cephesinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Düzenlemenin doğrudan hedeflerinden biri olan Tether(USDT), Avrupa emir defterlerinden çıkarılmasına rağmen söz konusu platformların toplam günlük işlem hacmi içinde akışını korudu. 2025 başındaki piyasa zirvesi döneminde hacim zaman zaman 45 milyar dolar civarına kadar çıktı. Ayrıca iki farklı yürürlük tarihinin çevresinde kayda değer bir sert düşüş yaşanmadı. Buna karşılık USD Coin(USDC) çoğu zaman 5 milyar doların altında kaldı. Bu durum, MiCA’nın doğrudan etkisinin küresel toplam işlem hacminde seyrelmiş olabileceğine işaret ediyor. Çünkü veriler yalnızca Avrupa’ya özgü sermaye hareketlerini ayırmıyor. Bu nedenle Avrupa Birliği içinde etkiler yaşanmış olsa bile, küresel toplu istatistiklerde bu etkinin görünürlüğü sınırlı kalmış olabilir.
Piyasa payı verileri de Tether(USDT) hakimiyetinin sürdüğünü gösterdi. İncelenen dönemin tamamında USDT, spot işlem hacminin yaklaşık %70’ini oluşturdu. USD Coin(USDC) ise yaklaşık %28 seviyesinde kaldı. MiCA’nın dolaylı olarak öne çıkarması beklenen euro bazlı stablecoin’ler Euro Coin(EURC) ve EURCV ise 2025 sonlarına doğru bile toplamın yalnızca %1 ila %2’sini temsil etti. Bu da, MiCA’nın Avrupa stablecoin ekosistemini yeniden şekillendirme hedefi olsa bile, en azından işlem hacmi açısından USDT merkezli yapıyı sarsamadığını ortaya koydu.
Euro cinsinden işlem hacmindeki artış da daha çok düzenleme etkisinden ziyade piyasa yükselişiyle ilişkilendirildi. Haftalık euro bazlı spot işlem hacmi yaklaşık 15 milyar dolara kadar çıktı. Ancak bu artış özellikle 2024’ün son çeyreğinde Bitcoin(BTC) rallisiyle aynı döneme denk geldi. Bitcoin(BTC) 100 bin dolara yaklaşırken euro bazlı işlemler de arttı. Sonrasında fiyat 75 bin ila 80 bin dolar aralığına çekilince işlem hacmi de yavaşladı. Bu tablo, euro işlem çiftlerindeki genişlemenin MiCA kaynaklı bir para kayması değil, boğa piyasasında genel katılımın artmasının sonucu olduğunu düşündürüyor.
Mutlak büyüklük açısından bakıldığında da euro bazlı işlemler hâlâ sınırlı bir yerde duruyor. Toplam haftalık spot işlem hacmi yaklaşık 500 milyar dolardan 2025 başında 1 trilyon dolara kadar yükselirken, euro ve euro stablecoin işlemlerinin payı görece düşük kaldı. Piyasanın büyük bölümü hâlâ euro dışı fon akışlarıyla şekillendi. Bu da MiCA’nın teşvik ettiği para birimi dönüşümünün rakamlara güçlü biçimde yansımadığını gösterdi.
Bölgesel işlem seanslarının dağılımı da büyük ölçüde dengeli kaldı. Bitcoin(BTC) işlemlerinde ABD seansı genellikle %35 ila %40 aralığında seyretti. Londra seansı da benzer şekilde %35 ila %40 düzeyini korudu. Asya-Pasifik seansı ise yaklaşık %25 ile daha düşük paya sahip olsa da en istikrarlı görünümü verdi. Tether(USDT) ve USD Coin(USDC) piyasalarında ise Londra seansının payı %40 ila %45 ile en yüksek seviyede kaldı. ABD seansı yaklaşık %30, Asya-Pasifik ise yaklaşık %25 düzeyinde yer aldı. Bu görünüm, Avrupa seansının MiCA’nın doğrudan kapsadığı stablecoin piyasasında bile önemini kaybetmediğini ortaya koydu.
Sonuç olarak, ‘MiCA’ uygulamasının ilk aşamada yaratacağı düşünülen yapısal sarsıntı gerçekleşmedi. Bazı işlem çiftleri Avrupa emir defterlerinden çıkarılmış olsa da likidite büyük ölçüde fiyat döngüsünü takip etti. Tether(USDT) işlem payını ve ağırlığını korudu. Euro bazlı stablecoin’ler ise hâlâ piyasanın kenarında kaldı. Euro işlem hacmindeki yükseliş de düzenlemeden çok güçlü piyasa koşullarıyla bağlantılı göründü. Kaiko Research’ten Laurens Fraussen, bu tabloyu piyasanın uzun hazırlık sürecinde MiCA’ya zaten önceden uyum sağlamış olmasıyla açıkladı. Kısacası ‘MiCA’, düzenleyici açıdan büyük bir adım olsa da, piyasa tarafından beklenenden çok daha sessiz biçimde karşılandı.
Yorum 0