Bu hafta ‘enflasyon’ verileri yeniden piyasanın odağına yerleşti. ABD’de açıklanacak kritik fiyat endeksleri, faiz indirimlerinin zamanlamasını belirlerken Bitcoin(BTC) dahil riskli varlıkların yönü üzerinde belirleyici olacak gibi görünüyor.
6’sından (yerel saatle) itibaren piyasalar, açıklanacak başlıca makroekonomik göstergelere odaklanmış durumda. 9’unda açıklanacak şubat ayı ‘çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksi(PCE)’ ile 10’unda yayımlanacak mart ayı tüketici fiyat endeksi(CPI), Fed’in faiz indirimine ne zaman başlayabileceği konusunda kritik sinyaller verecek. Yılın başında faiz indirimi neredeyse ‘kesin’ görülürken, tablo bugün çok daha belirsiz. Tahmin platformu Polymarket verilerine göre 2026’ya kadar hiç faiz indirimi olmama ihtimali, ocak ortasında yaklaşık %2,9 düzeyindeyken son dönemde %35,9’a kadar yükseldi.
Bitcoin(BTC) cephesindeki son fiyat hareketleri de dikkat çekiyor. Bitwise Europe araştırma sorumlusu Andre Dragosch, “Bitcoin(BTC) halihazırda ABD’deki ekonomik durgunluk riskini önceden fiyatlıyor” diyerek, ‘Bitcoin’in finansal koşullar ve öncü göstergelere kıyasla daha önce düşüşe geçerek ‘maden ocağındaki kanarya’ rolü üstlendiğini’ savundu. ‘yorum: Dragosch, Bitcoin’i makroekonomik döngüleri önceden işaret eden bir varlık olarak konumlandırıyor.’
Ancak son açıklanan ekonomik veriler bu görüşle tam olarak örtüşmüyor. 3 ayına ait ISM imalat endeksi beklentilerin üzerinde gelerek ABD ekonomisinin ‘direncine’ işaret etti. Özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen büyümenin görece sağlam kalması, piyasada dikkat çekti. Bunun sonucunda bu yıl içinde resesyona girme olasılığının yaklaşık %37 seviyesinden %28’e gerilediği belirtiliyor.
Dragosch, mevcut tabloda Bitcoin(BTC) için ‘risk-getiri dengesinin yukarı yönlü eğimli’ olduğunu düşünüyor. Piyasaların pek çok olumsuz senaryoyu şimdiden fiyatladığını, bu nedenle ilave sert düşüşlerden ziyade yukarı yönlü hareket alanının daha geniş olabileceğini vurguluyor. Öte yandan Orta Doğu’da jeopolitik gerilimin beklenmedik şekilde tırmanması halinde, piyasaların uzun süredir çekindiği ‘şok senaryosu’nun gerçeğe dönüşebileceği ve bunun kripto dahil tüm riskli varlık sınıfları için ciddi bir stres unsuru olabileceği ifade ediliyor. ‘yorum: Jeopolitik tansiyon, tahvil-faiz-enflasyon dengesinden bağımsız, ani risk iştahı daralması yaratabilecek bir dış şok olarak öne çıkıyor.’
Bu hafta hem makroekonomi hem de kripto piyasası açısından yoğun bir takvim öne çıkıyor. 8’inde mart ayı Federal Açık Piyasa Komitesi(FOMC) toplantı tutanakları açıklanacak. 10’unda yayımlanacak CPI verisi ise haftanın ‘zirve’ gündemi olarak görülüyor. Piyasa beklentileri, enflasyonun aylık bazda %0,9, yıllık bazda ise %3,4 artmış olması yönünde.
Kripto sektörü için de önemli gelişmeler sırada. Binance, 9’unda DAI adlı stabil kriptonun(‘daI’ işlevleri) ‘USDS’ ile değiştirileceğini duyurdu. Aynı gün Aptos(APT) tarafında yaklaşık 9,56 milyon dolar (yaklaşık 143 milyar Kore wonu) tutarında token kilit açılımı (unlock) planlanıyor. Hyperliquid(HYPE) ise 6’sında yaklaşık 11,94 milyon dolar (yaklaşık 179 milyar Kore wonu) değerinde tokeni piyasaya sürdü. ‘yorum: Kilidi açılan token miktarının artması, kısa vadede ilgili tokenlar üzerinde satış baskısı oluşturabilecek bir faktör olarak izleniyor.’
Sonuç olarak bu haftanın ana belirleyicisi yine ‘enflasyon’ ve buna bağlı ‘faiz’ beklentileri olacak. Enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi durumunda faiz indirimi umudu daha ileri tarihlere ötelenebilir ve bu da Bitcoin(BTC) başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskı yaratabilir. Tersine, enflasyonda belirgin bir yavaşlama sinyali alınırsa, piyasalar yeniden ‘likidite genişlemesi’ beklentisini fiyatlamaya yönelebilir.
Bitcoin(BTC)’in olası bir durgunluğu şimdiden fiyatladığı yönündeki değerlendirmelerin aksine, gerçek ekonominin bu süreçte ne kadar dayanıklı kalabileceği sorusunun cevabını artık açıklanacak veriler belirleyecek.
Yorum 0