ABD’de kripto para sahiplerini hedef alan ‘ranch saldırısı’ davasında 3 kişi iddianameyle resmen suçlandı. Olay, *San Francisco*’da kripto para zenginlerini gözetleyip evlerinin önünde tehdit eden organize bir çetenin var olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Soruşturmayı yürüten yetkililer, bunun tek seferlik bir girişim değil, benzer yöntemlerle işlenen bir dizi suçun parçası olabileceğini düşünüyor.
*San Francisco Chronicle* haberine göre, haklarında dava açılan 3 şüpheliye şu an için iki somut suç isnat ediliyor. Ancak polis, bu kişilerin başta büyük kripto para sahipleri olmak üzere belirli hedefleri önceden tespit edip ‘yaşam alışkanlıklarını analiz ettikten sonra ev kapısında tehdit etme’ taktiğini birden fazla kez uyguladığı görüşünde. ‘yorum: Yetkililer soruşturmanın ilerlemesiyle daha geniş bir suç ağının ortaya çıkabileceğini ima ediyor.’
Kullanılan yöntem oldukça planlı ve sistematik. Saldırganlar önce çevrimiçi ve çevrimdışı izleri üzerinden ‘yüksek varlıklı’ kişileri belirliyor. Ardından bu kişilerin çevrimiçi sipariş geçmişini, günlük hareketlerini ve rutinlerini inceleyerek gözetim yapıyor. Soruşturma görevlilerinden biri, “Önce kişinin ne sipariş ettiğini, günü nasıl geçirdiğini ve hangi düzeni takip ettiğini öğreniyorlar” diye anlattı. Daha sonra kurbanın yemek teslimi veya araç çağırma hesaplarına sızarak sahte siparişler veriyorlar. Kripto para sahibi kapıya geldiğinde ise yüz yüze baskı kurarak tehdit ediyor, cüzdan erişimini ele geçirmeye çalışıyorlar.
Bu tür ‘ranch saldırısı’ vakalarında risk, kripto paranın yapısından dolayı daha da artıyor. Kripto para işlemleri ‘sansüre dayanıklı’ olduğu ve ‘özel anahtar’ doğrudan kullanıcıda bulunduğu için, saldırganlar çoğu zaman teknik bir ‘hack’ girişimiyle uğraşmak yerine doğrudan *fiziksel şiddet* ve *tehdit* yöntemini seçiyor. Çünkü saldırganın yapması gereken tek şey, kripto para cüzdanının şifresini ya da kurtarma ifadesini zorla almak. ‘kelime’Özel anahtar’ ele geçirildiği anda, varlıklar anında başka adreslere aktarılabiliyor.
Kripto para sahiplerine dönük adam kaçırma ve gasp olayları, son yıllarda dünya çapında artış gösteriyor. Fransa merkezli *월티오* ve İngiltere merkezli *실리튜* gibi şirketler de benzer saldırıların hedefi oldu. Donanım cüzdanı üreticisi Ledger’in kurucu ortağı David Valland da daha önce böyle bir saldırıyla karşı karşıya kalan isimler arasında. Son dönemde ise, doğrudan kripto para sahibi olmayan kişilere bile, kaçırma olaylarında fidyenin Bitcoin(BTC) ile ödenmesinin talep edildiği vakalar rapor ediliyor.
Uzmanlar, bu son dava ile birlikte kripto para güvenliğinin odağının giderek ‘teknikten’ ‘insana’ kaydığını vurguluyor. Gelişmiş şifreleme ve soğuk cüzdan gibi çözümler, teknik saldırıları zorlaştırırken, saldırganların rotası da doğal olarak ‘insanı zayıf halka’ haline getiren yöntemlere kayıyor. ‘kelime’Güçlü şifreleme’ tek başına yeterli olmuyor; gerçek anahtarı elinde tutan kişi fiziksel baskı altına alındığında, servet birkaç dakika içinde açığa çıkabiliyor. Kripto para piyasası büyüdükçe, güvenliğin kapsamı da yalnızca hesap koruması ve siber güvenlikten çıkıp, ‘günlük yaşam alışkanlıklarının yönetimi’ ve ‘kişisel güvenlik’ boyutuna kadar genişliyor. ‘yorum: Uzmanlar kripto varlıklara sahip kişilerin çevrimiçi gizlilik, teslimat adresleri ve rutin paylaşımları konusunda daha dikkatli olması gerektiğini özellikle vurguluyor.’
Yorum 0