Güney Kore kripto para piyasasında kurumsal dönüşüm hız kazanıyor. Tiger Research’ün yakın tarihli raporuna göre yerel kurumların kripto para piyasasına girişi artık sadece iş birliği mutabakatlarıyla sınırlı değil. Süreç, borsa hissesi alımları, saklama hizmetleri, stablecoin projeleri ve tokenleştirilmiş menkul kıymet(STO) altyapısında erken pozisyon alma yarışına kadar genişlemiş durumda. Ancak duyurulan ortaklıkların sayısı artsa da bunların ticari kullanıma dönüşen örnekleri hâlâ sınırlı. Rapora göre bunun arkasında yasama sürecindeki gecikmeler, düzenleyici belirsizlikler ve yurt dışı teknolojiye bağımlılık gibi yapısal engeller var.
Tiger Research’ün izlediği 150 kurum ve 196 iş birliği ilişkisi, Güney Kore’de kurumsal kripto para pazarının henüz tek merkezli bir yapıya kavuşmadığını gösteriyor. Piyasada baskın bir ana oyuncu oluşmuş değil. Bunun yerine bankalar, aracı kurumlar, kart şirketleri, fintech firmaları, saklama şirketleri ve blokzincir altyapı sağlayıcıları kendi ittifaklarını kuruyor. Amaç, düzenlemeler netleşmeden önce avantajlı bir konum elde etmek. Rekabet özellikle ‘stablecoin’, ‘STO’ ve ‘saklama’ olmak üzere üç ana alanda yoğunlaşıyor.
En dikkat çekici gelişmelerden biri, kripto para borsaları etrafında şekillenen hisse alım yarışı oldu. Hana Bankası’nın, Upbit’in işletmecisi Dunamu’nun yüzde 6,55 hissesini yaklaşık 1 trilyon won karşılığında satın almayı planladığı belirtildi. Ardından Hanwha Investment & Securities ek yüzde 3,90 pay edinme kararı aldı. Samsung Securities, Samsung SDS ve Samsung Card da toplam yüzde 4,0 hisse alımını duyurdu. Mirae Asset Consulting, Korbit’in yüzde 92,06 hissesini satın almak için anlaşma imzaladı. Ayrıca Korea Investment & Securities ile küresel borsa OKX’in, Coinone’u birlikte satın alabileceğine dair görüşmeler de gündeme geldi. Bunun nedeni, kripto para borsalarının artık sadece işlem komisyonu üreten platformlar olarak görülmemesi. Bu yapılar, gelecekte stablecoin, saklama, tokenleştirilmiş menkul kıymet ve reel varlık tokenizasyonu(RWA) ürünlerinin dolaşıma gireceği temel müşteri noktaları olarak yeniden değerlendiriliyor.
Bankalar ve aracı kurumlar açısından borsa hissesi almak, sanal varlık hizmet sağlayıcısı(VASP) lisanslarına, likiditeye ve müşteri tabanına dolaylı erişim anlamına geliyor. Bu nedenle mevcut hisse yarışı, geleceğin dijital varlık finansında ön yüzü kimin kontrol edeceği sorusu etrafında şekilleniyor. Tiger Research bu tabloyu, düzenleme öncesi pazar kapma yarışı ve aynı zamanda gelecekteki regülasyon çerçevesini etkilemeye dönük bir ‘düzenleme tasarım savaşı’ olarak tanımlıyor.
Sektörel açıdan bakıldığında ‘STO’ tarafında hukuki zemin yavaş yavaş oluşsa da ürünleşme ve dağıtımı destekleyecek altyapının kurulumu hâlâ sürüyor. Güney Kore’deki STO pazarı iki ana eksende ilerliyor. Bunlardan ilki Koscom liderliğindeki konsorsiyum, diğeri ise Shinhan Investment & Securities öncülüğündeki parçalı yatırım ittifakı. Koscom, 11 aracı kurumu kendi platformunda birleştirerek ihraç ve dağıtım teknolojisi standartlarında üstünlük sağlamaya çalışıyor. Shinhan Investment & Securities ise Lambda256 ile başlattığı kavram kanıtlama(PoC) sürecinin ardından ‘PULSE’ adlı ortak platformu devreye aldı ve hesap entegrasyon hizmetlerini resmileştirerek ihraçtan dağıtıma kadar kendi sistemini güçlendirdi. Mirae Asset Securities ise yerel düzenlemeleri beklemek yerine Hong Kong ve ABD gibi merkezler üzerinden küresel standart tartışmalarına erken katılmayı seçti.
‘Stablecoin’ alanında ise teknik kapasiteden çok yasal çerçeve belirleyici unsur olarak öne çıkıyor. Kakao grubu, KakaoTalk, KakaoBank ve KakaoPay ile ortak bir görev gücü oluşturarak stablecoin, kripto para ve yerel para birimlerini kapsayan bir ‘süper cüzdan’ kurmayı hedefliyor. Kaia tabanı üzerinden Tether(USDT) dağıtımı ve ödeme testlerinin de sürdüğü aktarıldı. Shinhan Card ise Solana(SOL) ile iş birliği kapsamında mevcut kartlı ödeme altyapısını blokzincir tabanlı raylara taşıma seçeneğini deniyor. Dunamu, GIWA altyapısı üzerinden won bazlı bir stablecoin projesini değerlendirirken, Bithumb ise Circle ile olası iş birlikleri sayesinde dolar bazlı stablecoin dağıtım ağını güçlendirmeyi öncelik haline getirmiş durumda.
Buradaki temel sorun, ihraç yetkisinin kimde olacağına dair politika uzlaşmasının henüz tamamlanmamış olması. Kore Merkez Bankası, yalnızca banka ortaklığının çoğunlukta olduğu konsorsiyumların stablecoin ihraç edebilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım kamuoyunda ‘yüzde 51 kuralı’ olarak anılıyor. Buna karşılık, fintech şirketlerinin de bu alana girebilmesi gerektiğini savunan bir görüş var. Bu nedenle piyasa oyuncuları teknik testler ve ortaklık genişletme konusunda hızlı hareket etse de gerçek ticari hizmetlerin devreye alınması gecikiyor. Sektör temsilcilerine göre nihai kurallar açıklandığında, en güçlü müşteri erişimini ve ödeme altyapısını kurmuş olan taraf öne çıkacak.
‘Saklama’ pazarı ise düzenlemeler sonrası daha somut faaliyetin görüldüğü alanlardan biri. KODA, KB Kookmin Bank, Hashed ve Haechi Labs ortaklığıyla kuruldu. Sonrasında Hanwha Investment & Securities, IBK Capital ve Kyobo Securities de yatırımcı olarak yapıya katıldı. KDAC tarafında Shinhan Bank ve NH Nonghyup Bank gibi geleneksel finans kurumları ana hissedarlar arasında yer alıyor. BDACS ise Woori Bank ile iş birliği ve küresel dijital varlık altyapı şirketleriyle kurduğu bağlantılar üzerinden saklama ile ödeme sistemlerini birleştiren bir altyapı genişlemesine odaklanıyor. BitGo Korea da küresel saklama şirketi BitGo’nun teknik kapasitesi ve Hana Financial Group ile SK Telecom’un ortaklık desteğiyle yerel pazarda konum kazanmış durumda.
Buna rağmen saklama pazarının da sınırları net. Rapora göre önde gelen saklama şirketleri pazara girişte başarılı oldu ancak kurumsal sermaye henüz beklenen ölçekte akmadığı için gelir üretmekte zorlanıyorlar. Başka bir ifadeyle yol açılmış olsa da büyük para akışının başlaması için daha zamana ihtiyaç var. Bu durum, Güney Kore kripto para piyasasının hâlâ altyapı kapma aşamasında olduğunu gösteriyor.
Daha temel sorun ise çekirdek altyapıda dışa bağımlılık. ‘STO’, ‘stablecoin’ ve ‘saklama’ başlıklarının tamamında yerel kurumlar iş modeli kuruyor ve ortaklıklar oluşturuyor ancak altyapının önemli bir bölümü yabancı çözümlere dayanıyor. Raporda, pazar büyüdükçe teknoloji lisans ücretleri ile işletme maliyetlerinin yurt dışına akabileceği, ayrıca yabancı ortakların politika değişikliklerinin yerel finans altyapısını sarsabileceği uyarısı yapıldı. Özellikle won bazlı stablecoin, yerel kurumsal hesap entegrasyonu ve Kore Merkez Bankası dijital parası(CBDC) gibi alanlarda, Güney Kore’nin kendine özgü düzenlemelerine uyumlu ‘yerli altyapı’nın önemi daha da artıyor.
Bu noktada LG CNS, DSRV ve Altus gibi yerel altyapı geliştiricileri öne çıkıyor. LG CNS, Monachain işletme deneyimi ve Kore Merkez Bankası’nın CBDC projesi ‘Hangang’daki rolü sayesinde banka ve aracı kurumlara yönelik ihraç ve dağıtım platformlarında güçlü görülüyor. DSRV, 70’ten fazla blokzincir ağındaki operasyon tecrübesiyle kurumsal cüzdan, ödeme, tokenizasyon, saklama ve staking çözümlerini API ve panel yapısı üzerinden sunuyor. Altus ise finans kurumlarının mevcut sistemleri ile blokzincir ortamını birleştiren çevrim içi ve çevrim dışı orkestrasyon katmanı ve kurumsal ağ tasarımı tarafında konumlanıyor. Üç şirketin başlangıç noktaları farklı olsa da hedef aynı. Düzenlemeler netleştikten sonra sisteme girecek kurumsal fonları taşıyacak çekirdek mekanizmayı kim kuracak sorusu giderek daha önemli hale geliyor.
Pazardaki yön değişimi, yabancı Web3 vakıflarının Güney Kore stratejisinde de görülüyor. Önceki dönemde bireysel yatırımcıyı ve toplulukları hedefleyen buluşmalar, token ödülleri ve işlem hacmi odaklı kampanyalar öne çıkıyordu. Şimdi ise büyük şirketler ve finans kurumlarıyla ortaklık kurmak ana yol haline geliyor. Solana(SOL)’nın Shinhan Card ile, Avalanche(AVAX)’ın ise Mirae Asset ile birlikte anılması bu değişimin açık örnekleri arasında gösteriliyor. Güney Kore’deki beş büyük borsanın toplam işlem hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 48 düştüğü belirtilirken, pazar ağırlığının bireysel kullanıcıdan kurumsal tarafa kaydığı ifade ediliyor.
‘Yorum’ Güney Kore kripto para piyasası şu anda düzenlemelerin tamamlanacağı dönemi beklerken pozisyon alma yarışının öne çıktığı bir evreden geçiyor. Kısa vadede çok sayıdaki mutabakat, hisse yatırımı ve teknik test karmaşık bir görüntü verse de orta ve uzun vadede belirleyici unsur; borsa, saklama, stablecoin ve STO hatlarını birbirine bağlayan finansal altyapının kimde toplanacağı olacak. Özellikle yabancı teknolojiye bağımlılığı azaltıp yerel düzenlemelere uygun sistemler geliştirebilen şirketlerin sayısı arttıkça Güney Kore kripto para piyasasının bağımsız yapısı da güçlenebilir. Tiger Research’e göre bu eğilim, KBW 2026 gibi büyük etkinliklerde daha görünür hale gelecek.
Yorum 0