Bitcoin(BTC), bir süredir kurumsal para girişi ve ‘iyileşen likidite’ sayesinde ayakta kalıyordu. Ancak Japonya’dan gelebilecek yeni bir dalga, özellikle de dünyanın en büyük emeklilik fonu olan Japon Hükümeti Emeklilik Yatırım Fonu(GPIF)’nun olası hamleleri, kripto piyasası için yeni bir ‘likidite şoku’ riski olarak görülüyor. GPIF’nin yurt dışı hisse ve tahvil ağırlığını azaltıp fonları yeniden Japon piyasalarına yönlendirmesi durumunda, küresel risk iştahı daralabilir ve bunun Bitcoin(BTC) ile genel kripto varlıklar üzerinde baskı yaratabileceği konuşuluyor.
13’ünde (yerel saatle), dış basında yer alan değerlendirmelere göre GPIF, 1,8 trilyon doları aşan varlığı yöneten dev bir kurum konumunda. Bu ölçekteki bir portföyde yapılacak basit bir ağırlık değişimi bile küresel piyasalarda önemli oynaklığa neden olabiliyor. GPIF’nin yurt dışı varlık satışını hızlandırması halinde, ‘yen carry trade’ pozisyonlarının çözülmesi korkusu artabilir. Bu da ilk etapta ‘riskli varlıklar’da dalgalanmayı büyütme potansiyeline sahip.
Bu senaryoda asıl kritik nokta, ‘likidite sıkılaşması’ ile faiz artışlarının aynı döneme denk gelmesi. Faizler yükselirken fonlama koşulları zorlaştığında, kurumsal yatırımcılar marjin ve teminat gereksinimlerini karşılayabilmek için önce en hızlı nakde çevrilebilen, yani en likit enstrümanları elden çıkarma eğiliminde oluyor. Bu listede sıklıkla ‘Bitcoin(BTC) ve büyük hacimli kripto paralar’ da yer alıyor.
Nitekim 2024’ün 8’inde Japonya Merkez Bankası’nın politika faizini artırmasının ardından, bazı yen carry trade pozisyonları çözülmüş, devamında Bitcoin(BTC) hızlı bir satışla düşmüş ve sonraki günlerde yeniden alıcı bulmuştu. ‘yorum: Bu örnek, para politikasındaki küçük değişimlerin bile kaldıraçlı pozisyonlar üzerinden kriptoya hızla yansıyabildiğini gösteriyor.’ Ancak analistler, GPIF’nin yönlendireceği olası sermaye akımlarının, o dönem yaşanan hareketten çok daha büyük ve kalıcı bir şoka yol açabileceğini belirtiyor.
Piyasa uzmanları, asıl riskin sadece spot satışlarda değil, ‘türev piyasası’ dinamiklerinde olduğunu vurguluyor. Bitcoin(BTC) kısa süreli bile olsa sert bir düzeltmeye girerse, vadeli işlem borsalarındaki yüksek kaldıraçlı ‘uzun (long) pozisyonlar’ın art arda tasfiye edilmesi gündeme gelebilir. Bu tür ‘tasfiye zinciri’ başladığında, fiyatlar temel verilerden koparak likiditenin en zayıf olduğu seviyelere kadar sürüklenebiliyor.
Teknik tarafta da Bitcoin(BTC), birçok analiste göre önemli haftalık destek bölgelerini test ediyor. Bu bantların haftalık kapanış bazında aşağı kırılması halinde, daha aşağıdaki uzun vadeli hareketli ortalamalara doğru ek bir düzeltme alanı açılabileceği dile getiriliyor. Buna karşılık, ‘kıtlık’, ‘sabit arz’ ve ‘egemenlikten bağımsız (non-sovereign) varlık’ gibi Bitcoin(BTC) anlatıları, özellikle geleneksel finans sistemine duyulan güvenin aşındığı dönemlerde yatırımcılar için hâlâ güçlü bir argüman olarak öne çıkıyor. ‘yorum: Bazı kurumlar, her likidite şokunu uzun vadeli birikim fırsatı olarak görmeye devam ediyor.’
Kısa vadede piyasada ‘gün içi ani hareketler’den çok ‘haftalık kapanışlar’a odaklanan bir ruh hali hâkim. Sert bir düşüş gelse bile, ardından aynı hızda bir tepki yükselişi görülebileceği için, yatırımcıların grafiklerde oluşan kısa fitillerden ziyade temel destek bölgelerinin korunup korunmadığını izlemesinde fayda olduğu belirtiliyor. Sonuç olarak, Japonya kaynaklı olası likidite değişiminin Bitcoin(BTC) ve kripto piyasasında kalıcı bir trend dönüşümü mü getireceği, yoksa sadece geçici bir tedirginlik dalgası olarak mı kalacağı, büyük ölçüde önümüzdeki dönemde GPIF ve diğer Japon kurumsal yatırımcıların ‘para akış hızına’ bağlı olacak.
Yorum 0