ABD Hazine Bakanlığı, uzun vadeli tahvil 'geri alım' limitini işlem başına en az 4 milyar dolara yükseltti ancak bu adım uzun vadeli faizlerdeki gerilemeyi kalıcı hale getiremedi. 10 yıllık ABD tahvil getirisi 19'unda yüzde 4,65 iken 21'inde yeniden yüzde 4,74'e döndü; 30 yıllık tahvil getirisi de aynı dönemde yüzde 5,19'dan yüzde 5,27'ye yükseldi.
ABD Hazine Bakanlığı 19'unda (yerel saatle) yaptığı açıklamada, 10-20 yıl ve 20-30 yıl vadeli nominal tahvillerde likidite desteği amacıyla yürütülen geri alım limitini işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkardığını duyurdu. Yeni limit 9 Eylül'den 4 Kasım'a kadar geçerli olacak. Kurum, uzun vadeli nominal tahvil segmentinde piyasa katılımcılarından gelen satış tekliflerinin sürekli güçlü seyrettiğini belirterek 'likidite desteğini' genişlettiğini açıkladı.
Bu adım yeni bir program kurmuyor; mevcut üç aylık yeniden finansman çerçevesi içinde alım hacmini büyütüyor. Hazine, 5'inde yaptığı üç aylık refinansman duyurusunda bu çeyrek boyunca likidite amaçlı gösterge dışı tahvil alımlarını en fazla 38 milyar dolara, 1 ay ile 2 yıl vadeli nakit yönetimi amaçlı alımları ise en fazla 25 milyar dolara çıkarabileceğini bildirmişti. Uzun vadeli limitteki artış, bu çerçeve içinde 10 yıl ve üzeri vadelerdeki baskıyı hedefleyen bir ayarlama olarak öne çıkıyor.
ABD Hazine Bakanlığı'nın günlük getiri verilerine göre 10 yıllık tahvil getirisi 19'unda yüzde 4,65, 20'sinde yüzde 4,69, 21'inde yüzde 4,74 oldu. 30 yıllık tahvil getirisi de aynı üç günde sırasıyla yüzde 5,19, yüzde 5,23 ve yüzde 5,27 ile aynı yönde hareket etti. Açıklamanın hemen ardından gerileyen faizler, yalnızca iki gün içinde yeniden yükselmiş oldu.
Tahvil geri alımı, devletin daha önce ihraç ettiği tahvilleri piyasadan geri satın alması anlamına geliyor. Bu, tahvil fiyatları üzerinde alım baskısı yaratırken fiyatla ters yönde hareket eden getiriler üzerinde düşüş baskısı oluşturabiliyor. Ancak burada söz konusu olan geri alım para politikası amaçlı bir tahvil alımı değil; Hazine'nin kendi ifadesiyle bir 'likidite destek' önlemi.
Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, konut kredisi ve şirketlerin borçlanma maliyetlerini doğrudan etkiliyor. 10 ve 30 yıllık getirilerdeki artış, uzun vadeli kredi faizlerini ve şirket tahvili ihraç koşullarını da yukarı çekebiliyor. Gelecekteki beklentileri fiyatına büyük ölçüde yansıtan büyüme hisseleri ve kripto varlıklar gibi riskli varlıklar için de bu durum ek bir iskonto baskısı anlamına geliyor.
Reuters, geri alım genişlemesinin ABD Merkez Bankası (Fed)'in enflasyonla mücadelesini zorlaştırabileceğini yazdı. Hazine uzun vadeli faizleri aşağı çekecek bir adım atarken, Fed'in enflasyon baskısını ve finansal koşulları birlikte değerlendirerek politika rotasını belirlemesi gerekiyor. Bazı piyasa katılımcıları, kredi koşulları üzerindeki etkinin bir kısmının Fed'den Hazine'ye kaydığı yorumunu yapıyor.
Farklı bir okuma da var. Hazine'nin resmi açıklaması 'likidite desteği' yönünde; piyasa işleyişinin çöktüğü, merkez bankası müdahalesi gerektiren bir tabloya işaret etmiyor. ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR), 20'sinde yayımladığı analizde geri alım genişlemesinin sinyal olarak anlamlı olduğunu, ancak bütçe açığı ve tahvil arzı baskısı gibi yapısal etkenleri değiştiren bir adım olmadığını belirtti.
Bu da uzun vadeli faizlerin yönünün tek bir alım kararıyla belirlenmediğini gösteriyor. Piyasa genellikle enflasyon ve büyüme beklentisini, mali açığı ve tahvil arzı görünümünü birlikte fiyatlıyor. Hazine belirli bir vade diliminde likiditeyi güçlendirse de, piyasa mali baskıyı ve enflasyonu daha büyük görürse faizler yeniden yükselebiliyor.
Kripto piyasası kısa vadede tepki verdi. CoinDesk, geri alım genişlemesinin hemen ardından Bitcoin(BTC)'in 68 bin doların üzerine çıktığını ve yaklaşık 1,4 milyar dolarlık 'short' pozisyonun tasfiye edildiğini aktardı. The Block ise BTC'nin 69 bin doları aştığını ve Ethereum(ETH)'in de sert yükseldiğini bildirdi.
Ancak bu hareketi tek başına Hazine'nin adımının sonucu olarak nitelemek güç. Kripto fiyatları; faiz, dolar, türev pozisyonları ve spot arz-talebin aynı anda fiyatlandığı bir piyasa. Bu haberde doğrulanan değişimler şunlar: Hazine'nin uzun vadeli tahvil geri alımını genişletmesi, 10 ve 30 yıllık faizlerin yeniden yükselmesi ve BTC'de kısa vadeli yükseliş.
ABD'nin uzun vadeli tahvil alımını genişletmesinin Bitcoin'deki toparlanmayla birlikte gündeme geldiği önceki gelişme daha önce de ele alınmıştı. O değerlendirmede de Hazine açıklamasının BTC yükselişini doğrudan tetiklediğini kesin biçimde söylemenin zor olduğu, faiz ve likidite ortamındaki değişimin fiyat yorumlarında bir eksen olarak öne çıktığı vurgulanmıştı.
Daha önce duyurulan ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil geri alımını genişletme kararı, 9 Eylül'den 4 Kasım'a kadar uygulanacak bir önlem olarak tanıtılmıştı. Bu faiz geri dönüşü, geri alım duyurusunun ardından piyasanın uzun vadeli segmentteki arz baskısını ve enflasyon endişesini yeniden fiyatladığı bir seyir olarak yorumlanıyor.
Türkiye'deki yatırımcılar için de ABD'deki uzun vadeli faiz değişimleri, dolar cinsi varlıkların ve yurt dışı riskli varlıkların fiyatlanmasında bir değişken olarak izleniyor. ABD tahvil getirileri yükseldiğinde dolar varlıkların beklenen getirisi, TL'ye çevrilen getiri hesapları ve yurt dışı hisse senedi ile kripto varlık fiyatlarının yorumu da değişebiliyor. Ancak tek bir geri alım açıklamasıyla doların ya da BTC'nin yönünü kesin olarak öngörmek mümkün değil.
Bir sonraki izlenecek veri noktaları ABD ekonomik göstergeleri ve Jackson Hole toplantısı. ABD Ticaret Bakanlığı Ekonomik Analiz Bürosu (BEA), 26'sında ABD Doğu saatiyle 08.30'da, Türkiye saatiyle yine 26'sında 15.30'da ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ikinci tahminini açıklayacak. Temmuz ayı kişisel gelir ve harcama verilerinin açıklanma tarihi BEA'nın resmi takviminden ayrıca teyit edilmeli. Kansas City Federal Rezerv Bankası 27-29'unda Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nu düzenleyecek; bu yılki tema 'Finansal Yenilik: Ödeme Sistemleri ve Politikaya Etkileri' olarak belirlendi.
Yorum 0