ABD'de uzun vadeli tahvil faizleri yüksek seyrini korurken altın yeniden güvenli liman tartışmalarının merkezine oturdu. Hazine'nin uzun vadeli tahvil geri alımını genişletmesi, merkez bankalarının alımları ve altın ETF'lerine giren fonlar üst üste gelince spot altın yaklaşık üç ayın en yüksek seviyesini gördü.
ABD Hazinesi, 19'unda yayımladığı açıklamada 10-20 yıllık ve 20-30 yıllık nominal tahvillerde işlem başına geri alım tutarını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkardığını duyurdu. Uygulama dönemi 9 Eylül-4 Kasım arasında sürecek.
Hazine, bu adımın amacını uzun vadeli nominal tahvil segmentinde likiditeyi desteklemek olarak açıkladı. Bu, altın alımı ya da parasal gevşeme ilanı değil; hükümetin uzun vadeli tahvil piyasasında işlemlerin tıkanmaması için mevcut tahvilleri geri satın aldığı teknik bir adım.
Ancak adımın açıklandığı zamanlama piyasada farklı yorumlara yol açtı. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş ABD hükümetinin faiz yükünü artırıyor ve dolar varlıklarına duyulan güven tartışmasını büyütebiliyor. Altın piyasasında bu tablonun güvenli liman talebiyle örtüştüğü yorumu öne çıktı.
VonGreyerz.gold köşe yazarı Matthew Piepenburg, 23'ünde kaleme aldığı yazıda ABD'nin mali yükünü, uzun vadeli faizlerdeki yükselişi ve dolarda olası zayıflamayı altındaki yükseliş tezine bağladı. Ancak bu bir politika açıklaması değil, yorum niteliğinde bir değerlendirme.
Resmi rakamların gösterdiği bir tablo da var. Fed(Federal Reserve), Temmuz'da yayımladığı ABD rezerv varlıkları verisinde ABD'nin altın stoğunun defter değerini ince troy ons başına 42,22 dolar olarak kaydetti. Altın rezervinin değeri 11 milyar 41 milyon dolar, miktarı ise 261 milyon 499 bin ince troy ons olarak açıklandı.
Piyasa fiyatı ile defter değeri arasındaki fark, altının yeniden değerlemesi tartışmasını körüklüyor. Ancak ABD rezerv varlıkları verisinde altının defter değeri aynı kalmaya devam ediyor ve altının yeniden değerlemesi resmi bir politika olarak açıklanmadı.
Tahvil piyasasındaki baskı rakamlara da yansıdı. ABD Hazinesi'nin günlük faiz tablosunda 20'sinde 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,69, 20 yıllık yüzde 5,20, 30 yıllık ise yüzde 5,23 olarak kaydedildi. Bu seviyelerin sonraki günlerde korunup korunmadığı için güncel resmi faiz tablosunun kontrol edilmesi gerekiyor.
Altın fiyatı da bu tabloyu yansıttı. Reuters, 24'ünde spot altının ons başına 4677,14 dolara kadar yükselerek 14 Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyeyi gördüğünü, Aralık vadeli altın vadeli işlem sözleşmesinin ise 4734,70 dolara ulaştığını aktardı. Reuters, yükselişin arkasında teknik alımları, dolardaki zayıflığı ve Hazine'nin geri alım gündemini gösterdi.
Arz-talep dengesi de altını destekledi. Dünya Altın Konseyi(World Gold Council), ikinci çeyrek altın talebi raporunda merkez bankalarının net alımının 289 ton olduğunu açıkladı. Aynı raporda merkez bankalarının önümüzdeki 12 ay boyunca altın alımlarını sürdürme niyetinde olduğu belirtildi.
Altın ETF'lerine de fon girişi oldu. Dünya Altın Konseyi verilerine göre geçen hafta altın ETF'lerine 46,7 ton, 6,4 milyar dolar tutarında giriş kaydedildi. Dünya Altın Konseyi'nin merkez bankası net alımlarını, Reuters'ın ise ETF girişlerini aktarmasıyla piyasada altındaki yükselişi arz-talep akışına bağlayan yorumlar da öne çıkıyor.
Buna karşı yorumlar da var. Hazine'nin resmi ifadesi sonuçta likidite desteği. Geri alım büyüklüğünün ABD'nin uzun vadeli tahvil piyasasının tamamını bir çırpıda değiştirecek ölçekte olduğunu söylemek de güç. AP(Associated Press) gibi yabancı haber ajansları, Hazine'nin adımının tahvil piyasasındaki tedirginliği yatıştırmaya yönelik teknik bir tepki olduğu yönünde şüpheci yaklaşımları aktardı.
Yatırımcılar için bu gelişme, altının kendisinden çok faiz ve dolar seyriyle ilgili bir mesele. Spot altının 4390 doları aştığı önceki seyirde de altın ve kripto paralar ABD faiz seyriyle birlikte yorumlanmıştı. Bu kez de kritik nokta, Hazine'nin adımı, uzun vadeli faizler, dolar ve ETF fonlarının aynı yönde hareket edip etmediği.
Hazine, bir sonraki çeyrek yeniden finansman açıklamasının yapılacağı 4 Kasım'da gelecekteki geri alım büyüklüğüne ilişkin ek bilgi verecek. 9 Eylül'de başlayacak uzun vadeli tahvil geri alımı genişlemesinin uzun vadeli faizlere ve dolar seyrine fiilen ne yönde etki edeceği ise bir sonraki kontrol noktası.
Yorum 0