Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, kripto varlıklarda anonimlik kavramının gerçekte geçerli olmadığını belirterek blok zinciri işlem kayıtları üzerinden para akışının izlenebileceğini vurguladı. Açıklamada, kripto varlıkların yasa dışı kara para aklama, siber saldırılar ve casusluk faaliyetlerinde kullanılabileceği uyarısı yapıldı.
Bakanlık, 28’inde resmi WeChat hesabında “Kripto varlık suçları izlenemez mi? Fikrinizi değiştirin!” başlıklı bir yazı yayımladı. Kripto varlıkların suçlular için kara para aklamada ‘yuva’, siber saldırılarda ‘sığınak’ ve casusluk faaliyetlerinde ‘suç ortağı’ haline gelebileceği belirtildi.
Ancak işlemlerin blok zincirinde kayıt altında tutulması nedeniyle kripto varlıklarda anonimlik kavramının temelden geçerli olmadığı ifade edildi. Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, “Deftere bakıldığında işlemin tüm aşamalarında iz kalır. Güzergâh incelendiğinde gerçek kimliği gizlemek zordur” dedi.
Blok zinciri defteri, her işlem gerçekleştiğinde gönderici ve alıcı kayıtlarıyla varlıkların hareket güzergâhını saklar. İşlem geçmişinin açık olduğu bu yapıda paranın hangi adresten çıktığı ve hangi adrese gittiği görülebilir.
Bakanlık, borsalar ve ödeme arayüzleri üzerinden bırakılan cihaz numarası ve IP adresi gibi verilerle blok zinciri bilgilerinin birlikte analiz edilmesi halinde cüzdan adreslerinin arkasındaki gerçek kullanıcıların izlenebileceğini açıkladı.
Suçta kullanılan varlıkların izlenmesi tek bir işlemin tespit edilmesiyle sınırlı kalmıyor. Bakanlığa göre fonlar farklı adreslere bölünse veya başka güzergâhlardan geçirilse bile işlem zamanları, miktarlar ve hareket sırası karşılaştırılarak para akışının tamamı yeniden oluşturulabilir.
Açıklamada özel anahtarlarla bağlantılı varlık güvenliği risklerine de dikkat çekildi. Özel anahtarın kaybedilmesi veya başkaları tarafından ele geçirilmesi halinde varlıkları geri almak için yeterli güvenlik mekanizmaları bulunmayabileceği belirtildi.
Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, kripto varlık risklerinin yalnızca anonimlikle sınırlı olmadığını vurguladı. Varlıkların saklanması ve geri alınması sırasında özel anahtar yönetimindeki hataların doğrudan kayıplara yol açabileceği ifade edildi.
Çin Yüksek Halk Savcılığı da daha önce kripto varlıklarla bağlantılı kara para aklama davalarında cüzdan adresleri ve işlem akışlarının incelenebileceğini, banka transfer kayıtları ve iletişim verileriyle birleştirilerek delil oluşturulabileceğini açıklamıştı. Bu yöntem, blok zinciri kayıtlarının geleneksel finans ve iletişim verileriyle birlikte analiz edilmesine dayanıyor.
Kripto varlık işlemlerinin açık deftere kaydedilmesi, soruşturmalar için önemli bir ipucu oluşturuyor. Buna karşılık adreslerle gerçek kişiler arasındaki bağlantının kurulması, fonların yurt dışı borsalar ve birden fazla blok zinciri üzerinden aktarılması, mikserler veya gizlilik teknolojilerinin kullanılması soruşturmaları zorlaştırıyor.
Bu nedenle Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı’nın açıklaması, tüm işlemlerin anında izlenebileceği anlamına gelmekten çok işlem kayıtlarının soruşturma için başlangıç noktası olabileceği şeklinde değerlendirilebilir. Gerçek kimliğin belirlenmesi için borsa hesapları veya finansal kayıtlar gibi blok zinciri dışındaki ek bilgilere ihtiyaç duyuluyor.
Güney Kore’de de Finansal İstihbarat Birimi, kripto varlık takibi ve yapay zekâ destekli şüpheli işlem analizi kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Kripto varlık takibi ve yapay zekâ analiz kapasitesini artırmaya yönelik hükümet planı, suç gelirlerinin izlenmesi ve geri alınması sisteminin güçlendirilmesi hedefiyle birlikte gündeme geldi.
Son açıklama, yeni işlem kısıtlamaları veya piyasa düzenlemeleri ilan etmekten çok kripto varlıkların suç amaçlı kullanım risklerini ve izleme ilkelerini anlatan bir uyarı niteliği taşıyor. Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, blok zinciri kayıtlarıyla dış verilerin birlikte incelenmesi halinde para akışının takip edilebileceğini yineledi.
Kripto varlıklarda anonimlik, yalnızca adreslerin açık olup olmamasıyla belirlenmiyor. Adreslerin gerçek kullanıcılarla ilişkilendirilebilmesi, işlem kayıtlarının sürekliliği ve finansal ya da iletişim verileriyle birleştirilebilmesi, izlenebilirliğin temel unsurlarını oluşturuyor.
Yorum 0