ABD'deki medya kuruluşları, yapay zeka (AI) eğitimi sırasında telifli içeriklerin kullanılmasını adil kullanım kapsamında değerlendiren ABD Adalet Bakanlığı görüşüne mahkemenin sınırlı anlam yüklemesi gerektiğini savundu. Tartışma, AI şirketlerinin eğitim verilerini kullanmasıyla içerik sağlayıcılarının hak ve tazminat talepleri arasındaki davanın temel başlıklarından biri haline geldi.
ABD Adalet Bakanlığı, 1 Eylül'de New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesine sunduğu menfaat beyanında, büyük dil modellerinin (LLM) telif hakkıyla korunan metinlerle eğitilmesinin ilke olarak telif hakkı yasasını ihlal etmediğini belirtti. Bakanlık, AI sektörünün rekabet gücü ve ulusal güvenliği gerekçe göstererek eğitim sırasında telifli içeriklerin kopyalanmasının 'dönüştürücü' kullanım sayılması gerektiğini savundu.
Bakanlık, eğitim aşamasıyla AI sisteminin kullanıcılara telifli içerikleri yeniden sunduğu çıktı aşamasının birbirinden ayrılması gerektiğini açıkladı. Eğitim sürecinde belgelerdeki kelime dağarcığı, dilbilgisi ve bilgi ilişkileri sayısallaştırılarak yeni yanıtlar üretilirken, belirli bir eseri fiilen yeniden oluşturup dağıtan çıktıların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
New York Times ve diğer davacılar, 28 Eylül'de sundukları karşı belgede Adalet Bakanlığının görüşünün kanıta dayalı hukuki analizden çok politika savunusuna benzediğini öne sürdü. Davacılar, görüşün ABD Telif Hakkı Ofisinin önceki tutumuyla çeliştiğini ve telif hakkı sahipleriyle AI şirketleri arasındaki lisans pazarının fiilen işleyip işleyemeyeceğini yeterince incelemediğini savundu.
Davacılar, hükümetin AI sektörünün rekabet gücü ile ulusal güvenlik vurgusuna karşın telif hakkı sahiplerine sağlanacak tazminat konusunu yeterince ele almadığını belirtti. Adalet Bakanlığı ise eğitimde kullanılan materyallerin işleviyle kullanıcılara sunulan çıktıların işlev ve etkilerinin farklı olduğunu öne çıkardı.
Davaya New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi hakimi Sidney H. Stein bakıyor. Dava, OpenAI ile medya kuruluşları ve yazarların açtığı çeşitli telif hakkı uyuşmazlıklarının birleştirildiği çok bölgeli toplu dava (MDL) kapsamında görülüyor.
Adalet Bakanlığının menfaat beyanı, hükümetin mahkemeye kamu yararı veya politika açısından taşıdığı çıkarları açıkladığı bir süreçtir. Bu belge bir karar ya da bağlayıcı emir niteliği taşımadığından, mahkemenin görüşteki argümanlara ne ölçüde ağırlık vereceğine hakim karar verecek.
Mahkemenin önündeki meseleler iki başlıkta toplanıyor. İlk olarak, telifli içeriklerin AI modellerini eğitmek amacıyla kopyalanmasının tek başına adil kullanım sayılıp sayılmayacağı değerlendirilecek. İkinci olarak, AI sistemlerinin haber makalelerine benzer özet veya yanıtlar üreterek özgün metin ziyaretlerinin yanı sıra reklam ve abonelik pazarlarının yerini alıp almadığı incelenecek.
ABD telif hakkı yasası, adil kullanım değerlendirmesinde kullanım amacı ve niteliği, eserin niteliği, kullanılan bölümün kapsamı ve kullanımın özgün eserin pazarına etkisini birlikte dikkate alıyor. Bu nedenle eğitimde kullanılan materyallerin niteliği ve kullanım biçimiyle çıktıların pazar üzerindeki etkisi ayrı ayrı ele alınabilir.
Adalet Bakanlığı, eğitim amacıyla yapılan kopyalamanın özgün metinden farklı bir işlev gördüğü için 'son derece dönüştürücü' olduğunu savundu. Medya kuruluşları ise AI hizmetlerinin haber içeriklerini özet veya yanıt biçiminde sunarak okuyucuların özgün metne yönelmesini engelleyebileceğini belirtiyor.
Eğitim verilerinin elde edilmesiyle AI çıktılarının pazarı ikame etme etkisinin tek bir mesele olarak mı, yoksa birbirinden ayrı sorunlar olarak mı ele alınacağı taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından biri.
Adalet Bakanlığının görüşünün sunulmuş olması, tüm AI eğitim faaliyetlerinin yasal hale geldiği anlamına gelmiyor. Bakanlık belgesinde de adil kullanım değerlendirmesinin somut kullanım biçimine göre değişebileceği belirtildi. İzinsiz veri toplama yöntemleri, ücretli veya gizli içeriklerin kullanılması ve özgün metni yeniden üreten çıktılar ayrıca hukuki incelemeye tabi olabilir.
Dava, AI şirketleri ile medya kuruluşları arasındaki lisans görüşmelerini de etkileyebilir. Eğitim aşamasındaki kopyalamaya geniş izin verilmesi veri edinme maliyetlerini ve tazminat yapısını değiştirebilir. Ancak çıktıların özgün içerik pazarının yerini aldığı kabul edilirse şirketlerin sorumluluk alanı genişleyebilir.
Türkiye'de de üretken AI hizmetlerinin haber ve içerikleri özetlediği ya da yeniden yapılandırdığı örnekler artıyor. Bu nedenle ABD'deki değerlendirme, AI eğitim verileri ile telif hakkı arasındaki ilişkiyi incelemek açısından referans oluşturabilir. Ancak ABD mahkemesinin kararı Türkiye'deki hukuki ilişkilere doğrudan uygulanamaz; davanın tarafları da ABD'li şirketler ve medya kuruluşları.
Mahkemenin hükümet görüşüne ne ölçüde ağırlık vereceği yargılama sürecinde netleşecek. Eğitim verilerinin kopyalanmasıyla AI çıktılarının özgün içerik pazarını ikame etme etkisinin nasıl ayrıştırılacağı, davanın ilerleyen aşamalarında temel mesele olmaya devam edecek.
Yorum 0