Avrupa Komisyonu, 28 Ekim’de rafineri sektörüyle ilk üst düzey görüşmesini yaparak mevcut kapasitenin kullanımını ve düşük karbonlu yakıtlara geçişi ele aldı. Komisyon, Avrupa Birliği’nde tüketilen jet yakıtının yaklaşık %70’inin, dizelin ise %85’inin AB rafinerilerinden sağlandığını açıkladı. Yeni rafineri inşası veya iklim politikasında değişiklik kararı alınmış değil.
Görüşmede yakıt tedarik zincirinin dayanıklılığı, savunma hazırlıkları ve sanayi rekabetçiliği de gündeme geldi.
İki yakıtın tedarikindeki bu paylar, mevcut rafineri tesislerinin görüşmede neden ele alındığını ortaya koyuyor.
Rafineri kapasitesi, ham petrolün dizel ve jet yakıtı gibi petrol ürünlerine dönüştürülebileceği üretim miktarını ifade ediyor. Komisyon, mevcut kapasitenin en iyi şekilde kullanılmasını ve yakıt tedarik zincirinin dayanıklılığının artırılmasını görüştüğünü bildirdi.
Uzun vadeli dönüşüm kapsamında biyoyakıt ve sentetik yakıtlara geçiş için gereken yatırımlar da ele alındı. Böylece mevcut yakıt arzı ile düşük karbonlu yakıtlara geçiş aynı gündemde buluştu.
AB’nin Enerji ve Konuttan Sorumlu Komiseri Dan Jørgensen, “Krizler aynı zamanda bir fırsattır” dedi. Jørgensen, sektörle birlikte rafinerilerin üretimini artırmanın yollarını geliştireceklerini söyledi. Bu açıklama, mevcut tesislerin üretimdeki rolünü koruma hedefini yansıtıyor.
Jørgensen, AB’nin iklim hedefleri doğrultusunda rafineri sektörüyle ortak bir dönüşüm yol haritası da hazırlayacaklarını belirtti. Böylece üretim altyapısının korunması ve düşük karbonlu yakıtlara geçiş aynı çalışma kapsamında ele alınacak.
Rafineri kapasitesinden yararlanılması, Komisyonun gündemine ilk kez girmiyor. Komisyon, nisanda açıkladığı “AccelerateEU” planında Avrupa’daki mevcut rafineri kapasitesini belirlemeyi ve kriz dönemlerinde petrol ürünleri tedarikinde kullanmayı hedeflediğini bildirmişti.
Komisyonun hesaplamasına göre, 2026’nın mart ayından eylül sonuna kadar fosil yakıtlara yapılan ek harcama 100 milyar avroya ulaştı. Bu tutar, aynı dönemde ithalat miktarının artmasından değil, fiyatların yükselmesinden kaynaklandı.
Elektrik dönüşümüne ilişkin göstergelerle sıvı yakıt arzına ilişkin verileri birbirinden ayırmak gerekiyor. Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, 2025’te AB’de üretilen elektriğin %47,3’ünün yenilenebilir kaynaklardan geldiğini açıkladı.
Yenilenebilir kaynakların %47,3’lük payı elektrik üretimini temel alıyor. Bu oran dizel ve jet yakıtı gibi sıvı yakıtların üretim miktarını veya arz payını göstermiyor.
Sektör kuruluşu FuelsEurope, 28 Ekim’de yayımladığı açıklamada 2009’dan bu yana Avrupa’da 35 rafinerinin kapandığını ve rafineri kapasitesinin %20 azaldığını ileri sürdü. Bu rakamlar kuruluşun kendi derlemesine dayanıyor.
FuelsEurope’nin kapanma ve kapasite azalmasına ilişkin verileriyle Komisyonun jet yakıtı ve dizel tedarik payları farklı dönemleri ve göstergeleri kapsıyor. Bu nedenle iki açıklamadaki rakamlar aynı ölçüte dayalı istatistikler gibi doğrudan karşılaştırılamaz.
TokenPost daha önce dizel fiyatlarının Brent petrolden daha fazla rafine ürün arzı baskısı altında kaldığını aktarmıştı. AB’deki son görüşme, yakıt arzında ham petrolü temin etmenin yanı sıra onu jet yakıtı ve dizele dönüştürme kapasitesinin de ele alındığını gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Üretim Yasası’na (DPA) dayanarak petrol üretimi, rafinaj ve lojistik kapasitesinin artırılması talimatını vermişti. AB Komisyonu ise sonraki görüşmelerin ardından rafineri sektörüyle ortak bir dönüşüm yol haritası hazırlamayı planlıyor.
Yorum 0