ABD ara seçimlerinde oy kullanan seçmenlerin yaklaşık dörtte üçü ekonomiyi ‘kötü’ ya da ‘pek iyi değil’ diye değerlendirdi.
Associated Press'in (AP) bildirdiğine göre Demokratlar, 3 Kasım'da (yerel saatle) yapılan ara seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu elde etti.
Ekonomi, demokrasi ve göçten daha önemli bir ulusal mesele olarak öne çıktı. CNBC'nin aktardığı CNBC Voter Poll'de yaklaşık her 10 seçmenden 9'u, yaşam maliyetinin oy verirken önemli veya çok önemli olduğunu söyledi.
Ekonomiyi ‘çok iyi’ değerlendirenlerin oranı yüzde 2 oldu. Seçmenlerin yaklaşık dörtte üçü ekonominin ‘kötü’ ya da ‘pek iyi olmadığını’ belirtti. Telefonla, çevrim içi ve oy verme merkezlerinde yapılan yaklaşık 100 bin görüşmeye dayanan anketin hata payı ±0,6 yüzde puandı.
Ailelerinin mali durumunun iki yıl öncesine kıyasla iyileştiğini söyleyenlerin oranı beşte birin altında kaldı. Yaklaşık üçte ikisi, Başkan Donald Trump'ın politikalarının ABD ekonomisinin koşullarını kötüleştirdiğini söyledi. Bu yanıtlar seçmenlerin politikalara ilişkin değerlendirmesini yansıtıyor; anket sonuçları tek başına ekonomi konusunun seçim sonucunu belirlediğini göstermiyor.
Seçim öncesinde yapılan AP-NORC anketinde 8-12 Ekim tarihleri arasında 1.119 ABD'li yetişkinle görüşüldü. Ekonomiyi başlıca oy verme meselelerinden biri sayanların oranı yüzde 85, yaşam maliyetini sayanların oranı yüzde 84'tü. Sağlık hizmetleri yüzde 69, İran savaşı yüzde 64 olarak kaydedildi. Hata payı ±3,9 yüzde puandı. Katılımcıları, zamanı ve soru yöntemi farklı olan bu anketin oranlarını CNBC Voter Poll sonuçlarıyla doğrudan karşılaştırmak mümkün değil.
Michigan Üniversitesi'nin (University of Michigan) ekim ayı Tüketici Güven Endeksi'nin kesinleşen değeri 48,0 oldu; endeks bir yıl öncesine göre yüzde 10,4 geriledi. Üniversitenin Tüketici Araştırmaları Direktörü Joanne Hsu, açıklamasında “Satın alma gücü, tüketicilerin ekonomiye ilişkin algısını şekillendirmeyi sürdürüyor” dedi. Endeks, tüketicilerin ekonomik koşullara ilişkin algısını ölçüyor; fiyatları veya hane gelirini doğrudan ölçmüyor.
Amerikan Otomobil Birliği'nin (AAA) verilerine göre 3 Kasım'daki ABD genelindeki ortalama benzin fiyatı, Kongre seçimlerinin yapıldığı günler arasında şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. AAA, İran savaşı kaynaklı petrol arzı kaygılarının yanı sıra mevsimsel talep değişiklikleri ve rafineri bakımlarının da fiyatları etkilediğini belirtti.
New York Fed'in (Federal Reserve Bank of New York) araştırmacıları, eylülde güncellenen raporlarında 2025'teki ABD gümrük vergisi artışlarının yaklaşık yüzde 26'sının tüketici fiyatlarına yansıdığını tahmin etti. Bu oran, tarifelere maruziyeti düşük ürünlerle karşılaştırma yapılarak ve ekonomi genelindeki koşullar sabit tutularak hesaplandı. Araştırmacılar, ithal parça kullanan ABD üretimi ürünlerde de fiyat etkisi görülebileceğini değerlendirdi. Yüzde 26, tarifelerin toplam enflasyon içindeki payı anlamına gelmiyor.
ABD Gelir İdaresi'nin (Internal Revenue Service, IRS) verilerine göre 24 Nisan 2026'ya kadarki ortalama vergi iadesi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,0 arttı. İade tutarındaki değişim, hane halkının toplam gelirini veya yaşam maliyeti yükünü ölçmüyor.
CNBC'nin aktardığı seçmen anketinde, 2024 başkanlık seçiminden farklı olarak, ekonomiyi daha iyi yönetme konusunda Demokratlara güvenenlerin oranı Cumhuriyetçilere güvenenlerden yüksekti.
CNBC Voter Poll ve AP-NORC anketleri, kripto varlık fiyatlarını veya düzenlemelerin yönünü ölçmedi. Ayrı olarak TD Cowen'ın Washington analisti Jaret Seiberg, 3 Kasım'daki seçim günü notunda Demokratların Kongre'nin iki kanadını da kontrol etmesi halinde CLARITY yasa tasarısının önümüzdeki iki yıl içinde kabul edilmesinin zor olacağını öngördü. Bu, anket sonuçlarına değil, Kongre'deki olası güç dağılımına dayanan bir yasa tasarısı değerlendirmesiydi.
Yorum 0