Shiba Inu(SHIB) için önemli zincir üstü verilerin sert düşüş göstermesi, yatırımcılar arasında endişe yaratmış durumda. SHIB token yakım oranının yalnızca bir hafta içinde %94’ten fazla azalması, günlük bazda ise %95’i aşarak düşmesi, ‘dolaşımdaki arzı azaltma’ mekanizmasının ciddi şekilde sekteye uğradığını gösteriyor.
Token yakım verilerini izleyen Shibburn platformunun 26’sında aktardığına göre, son 7 gün içinde yakılan SHIB miktarı yalnızca 9.43 milyon adet oldu. Bu rakam, bir önceki haftaya kıyasla %94.05 düşüş anlamına geliyor. Bu derece ‘sert düşüş’ yatırımcı duyarlılığını olumsuz etkileyebilir yorumları yapılıyor.
Günlük verilere bakıldığında tablo daha da çarpıcı hale geliyor. 25’inde yakılan SHIB miktarı sadece 169 bin 895 adet olarak kayda geçerken, bu sayı bir önceki güne göre %95.46 oranında azalmış durumda. Uzmanlara göre bu dramatik düşüş, Shiba Inu topluluğunun aktifliğinde azalma olduğunu ve ‘SHIB arzını sınırlama’ stratejisinin kısa vadede etkisini kaybettiğini gösteriyor yorumunda bulunuluyor.
Tüm bu negatif gelişmeler arasında SHIB fiyatında hafif bir toparlanma dikkat çekti. Daha önce %12.38 oranında düşen SHIB, son 24 saatte %3.25 yükselerek yeniden toparlanma sinyali verdi. Bu hareket, Bitcoin(BTC) gibi önde gelen dijital varlıkların gösterdiği kısa vadeli toparlanma eğilimine paralel olarak gelişti. 26’sı itibariyle SHIB’in fiyatı 0.00001210 dolar (yaklaşık 0.017 TL) seviyesinde işlem görüyor.
Toplam arzı 589 trilyon adet gibi ‘aşırı yüksek’ bir düzeyde olan SHIB, fiyat hareketlerinde yakım oranlarına karşı ‘duyarlı’ bir yapı sergiliyor. Bu nedenle yakım faaliyetlerinde görülen bu düşüş eğilimi, yatırımcıların fiyat artışı beklentilerini törpüleyebilir. Uzmanlar, Shiba Inu’nun sürdürülebilirliğini sağlamak için ‘topluluk destekli yakım kampanyalarının’, kullanım alanlarının ve token ekonomisinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Ayrıca uzmanlara göre SHIB gibi ‘meme coin’ yatırımlarında, net bir talep dinamiğinden ziyade topluluk desteği ve oluşturulan ağ etkisi belirleyici oluyor. Bu nedenle özellikle ‘yakım oranı gibi metriklerin güven unsuru olarak işlemediği’ dönemlerde, fiyat dalgalanmalarının çok daha şiddetli olabileceği ve yatırımcıların daha temkinli hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yorum 0