1997’deki Hamas intihar saldırısında ailesini kaybeden bir Kudüs sakini, Tether’i(USDT) ABD’de dava ederek ‘dondurulmuş’ stablecoin varlıklarının kendisine devredilmesini talep ediyor. Bu girişim, merkezi *stablecoin* ihraççılarının mahkeme kararıyla cüzdanlardan varlık taşıyıp taşıyamayacağı konusunda önemli bir *emsal* oluşturabilir.
13’ünde (yerel saatle), yabancı basına göre dava ABD New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ne sunuldu. Davacılar, İran bağlantılı terör saldırılarının mağdurları ve yakınlarından oluşuyor. Bu grup, geçmişte İran’a karşı kazandıkları tazminat kararlarının uygulanamaması üzerine şimdi *kripto varlıklar* üzerinden tahsilat yollarını arıyor.
Davacıların avukatı Charles Gourštajn, Tether’in kontrolünde olduğunu iddia ettiği iki Tron(TRX) cüzdanında tutulan yaklaşık 344 milyon dolar değerinde Tether(USDT) üzerinde hukuki hakları bulunduğunu savunuyor. Bu cüzdanlar yılın başında ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi(OFAC) tarafından ‘donduruldu’. OFAC, bu adreslerin İran Devrim Muhafızları Ordusu(IRGC) ile bağlantılı olduğunu tespit ettiğini açıkladı.
Ancak davacılar yalnızca cüzdanların ‘dondurmasının’ kaldırılmasını istemiyor. Haberlere göre talep, Tether’in bu cüzdanlardaki Tether(USDT) bakiyesine denk miktarda varlığı, davacıların hukuki temsilcilerine ait cüzdana *aktif olarak transfer etmesi* yönünde bir mahkeme emri çıkarılması. Yani, Tether’in Bitcoin(BTC) veya Ethereum(ETH) gibi tamamen dağıtık bir ağ üzerinden değil, şirket kontrolü altında çalışan ve ‘dondurma’ ile ‘transfer’ yetkisi bulunan merkezi yapısı hedef alınıyor.
Gourštajn’ın argümanı şu şekilde özetleniyor: Cüzdanlar, Tether’in doğrudan müdahalesiyle dondurulabildiyse, aynı mantıkla mahkeme de bu varlıkların başka bir cüzdana aktarılmasını emredebilir. Ayrıca OFAC’ın bu adresleri fiilen IRGC’ye ait varlıklar olarak sınıflandırması nedeniyle, ABD’nin terörle bağlantılı varlıkların *müsaderesi*ne ilişkin hukuki çerçevesi kapsamında bu talebin icra edilebileceği öne sürülüyor.
Bu dava, tekil bir olay olarak kalmayabilir. Gourštajn daha önce, Kuzey Kore bağlantılı siber saldırılarla ilişkili bir dosyada Arbitrum(ARB) ekosistemi hakkında benzer bir hukuki girişimde bulunmuştu. Ayrıca mahremiyet odaklı Railgun DAO ile ilgili süreci de takip ediyor. Bu çizgi, *merkezi* kripto varlık platformlarının yaptırım kapsamındaki cüzdanlarda tutulan ‘dondurulmuş varlıkları’ gerçekten devretmek zorunda kalıp kalmayacağı ve ABD mahkemelerinin bu alanda nereye kadar yetki kullanabileceğini sınayan bir eğilim olarak görülüyor.
Piyasada, bu davanın Tether’in operasyonel risk algısını ve genel *stablecoin* düzenleme tartışmalarını etkileyebileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Merkezi stablecoin modelleri kullanıcılara hız ve kullanım kolaylığı sağlarken, aynı zamanda güçlü bir *hukuki kontrol* mekanizmasını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle, dava sonucuna bağlı olarak Tether(USDT) başta olmak üzere sektördeki diğer ihraççıların hangi durumlarda sorumluluk üstleneceği ve varlıkları ne dereceye kadar kullanıcı iradesi dışında hareket ettirebileceği yeniden tartışmaya açılabilir.
Yorum 0