Kripto araştırma firması Messari Research, 2025 yılı ikinci çeyreğine ilişkin yayımladığı yeni raporunda, Huma Finance’in performansını ve gelişimini detaylı şekilde inceledi. Raporda öne çıkan noktalardan biri, KYC/KYB gerektirmeyen ve Solana(SOL) ağı üzerine inşa edilen izinsiz borç verme ürünü “Huma 2.0” sayesinde kullanıcı sayısının ciddi biçimde artması oldu. Aynı zamanda, platformdaki toplam mevduat ve işlem hacmi de çeyrek bazında önemli ölçüde yükseldi ve Huma’nın *PayFi* olarak bilinen merkeziyetsiz ödeme-finans ekosistemi içindeki rolünü pekiştirdi.
9 Nisan’da kullanıma sunulan Huma 2.0, kullanıcıların kimlik doğrulaması olmadan halka açık blokzincir üzerinde merkeziyetsiz borç ürünlerine erişimini mümkün kılan bir çözüm. Yeniliğin etkisi kullanıcı sayısına doğrudan yansıdı. Günlük ortalama mevduat sahibi sayısı 128’den 719’a yükselerek *%462 artış* gösterdi. Aynı dönemde toplam mevduat sahibi sayısı ise 5.700’den 66.700’e çıkarak *%1.081 büyüme* kaydetti. Ürünün ilk likidite havuz hacmi yalnızca iki günde tükendi ve iki kez yeniden açıldı; bu da piyasanın yoğun ilgisini gözler önüne serdi. 30 Haziran itibarıyla, Huma 2.0 üzerinde kilitli tutulan toplam değer 64,4 milyon dolar olarak ölçüldü.
HUMA token’ı ise 26 Mayıs’ta gerçekleşen token oluşturma etkinliği ile piyasaya sürüldü ve 10 milyar adetlik arzın %17,33’üne karşılık gelen 1,733 milyar adet token dolaşıma girdi. 30 Haziran’da stake ve likidite sağlayıcı (LP) ödülleri uygulaması hayata geçti. Sadece bir ay içinde stake edilen HUMA miktarı 115,1 milyondan 182,1 milyon adete çıkarak *%58 büyüme* gösterdi. Kullanıcılar stake yoluyla yönetişim hakkı kazanmanın yanı sıra ekstra ödüller ve öncelikli mevduat ayrıcalıkları gibi yeniliklerden faydalanmaya başladı.
İşlem ve kredi istatistikleri de yükselen ivmeyi destekliyor. Aylık işlem hacmi 2024 yılı Haziran’ındaki 125,7 milyon dolardan 2025 yılı Haziran’ında 514,5 milyon dolara ulaşarak *%309'luk bir sıçrama* yaptı. Benzer şekilde, aylık kredi oluşturma hacmi de 63,1 milyon dolardan 255,8 milyon dolara yükseldi ve *%305 artış* gösterdi. Bu veriler, merkeziyetsiz kredi ve ödeme sistemlerine olan *güvenin ve talebin* arttığını yansıtıyor.
Huma ayrıca ağını genişletmek için çeşitli stratejik ortaklıklar gerçekleştirdi. Haziran ayında Global Dollar Network(GDN) ile iş birliği kurarak istikrarlı kripto para birimi USDG ile entegrasyon olasılığını gündeme getirdi. Temmuz’da Superstate ile güçlerini birleştirerek blockchain tabanlı varlık yönetimi çözümlerindeki yeteneklerini pekiştirdi. Ek olarak, Mayıs ayında Solana Foundation ile birlikte New York’ta düzenlenen PayFi Zirvesi’ne ev sahipliği yaparak küresel ödeme altyapıları ve stablecoin benimsenmesi konusunda liderlik etti.
Messari Research’e göre Huma’nın bu hızla büyüyen ekosistemi, net bir regülasyon çerçevesiyle birlikte geleneksel finans ile dijital finans arasında bir ‘köprü’ oluşturabilecek potansiyele sahip. Token dağıtımı açısından bakıldığında ise, ilk airdrop kampanyasında dağıtılan 500 milyon HUMA’nın 335,8 milyon adeti yaklaşık 37.300 cüzdan tarafından talep edildi. Bu sayede topluluk içi likidite ve katılım oranı önemli ölçüde yükseldi. Fiyatlar henüz düşüş eğiliminde olsa da projenin henüz erken aşamada olması ve kullanım alanlarının giderek artması, *yeniden değerlenme olasılığını* kuvvetlendiriyor.
Raporda, PayFi ekosistemindeki hızlı büyümenin Huma üzerinde doğrudan etkili olduğu ve platformun entegrasyonlar, çoklu zincir köprüler ve farklı DeFi stratejileriyle birlikte *on-chain finansın merkezinde konumlandığı* belirtildi. Maksimum kilitli mevduat moduna (maxi mode) yatırılan fonların platform üzerindeki toplam oranı %63,9’a ulaşmış durumda. Bu durum, kullanıcıların kısa vadeli kazançlardan ziyade *uzun vadeli getirilere odaklandığının* bir göstergesi olarak yorumlandı.
Genel hatlarıyla Huma Finance, *mevduat büyümesi, kullanıcı tabanının genişlemesi, ekosistem çeşitliliği ve zincirler arası uyum* sayesinde 2025 yılı ikinci çeyreğinde PayFi dünyasında en dikkat çeken projelerden biri oldu. Gelecek dönemde bu büyümenin nasıl şekilleneceği ve topluluk odaklı yönetişim ile regülasyon sürecine nasıl yansıyacağı merak konusu.
Yorum 0