Ethereum(ETH) blok zincirinde, hack saldırılarının ardından işlem geçmişini geri almak mümkün mü? Bu konu, son dönemde Bybit’in yaşadığı büyük çaplı hack olayından sonra tekrar gündeme geldi. Sektörde bazı isimler, çalınan fonları geri almak için ağın ‘geri alınmasını’ önerirken, uzmanlar ise Ethereum’un ‘değiştirilemezlik’ ve ‘merkezsizlik’ ilkeleri nedeniyle böyle bir adımın uygulanmasının zor olduğu görüşünde.
Bu tartışmanın fitilini ateşleyen olay, 21 Şubat 2025’te gerçekleşen Bybit hack saldırısı oldu. Yaklaşık 1,46 milyar dolar değerinde kripto para çalındı. Bybit CEO’su Ben Zhou, ağı geri alma fikri konusunda net bir tutum sergilemese de topluluğun fikrine bağlı olarak bir oylama sisteminin değerlendirilebileceğini dile getirdi. Öte yandan, Jan3 CEO’su Samson Mow ve BitMEX kurucu ortağı Arthur Hayes, Ethereum ağının geri alınmasını destekleyerek Vitalik Buterin’in de bu sürece dahil olması gerektiğini savunuyor.
Ancak Ethereum topluluğu, 2016’daki DAO saldırısından sonra ağın değiştirilemezliğini daha da güçlendirme yönünde ilerledi. O dönemde, hack saldırısı nedeniyle Ethereum ağı sert bir çatallanmayla Ethereum Classic(ETC) ve Ethereum(ETH) olarak ikiye bölünmüştü. Geçmişte işlemlerin geri alınması mümkün olmuş olsa da, Ethereum ekosisteminin günümüzde çok daha fazla büyümüş ve karmaşık hale gelmiş olması, benzer bir yöntemin uygulanmasını zorlaştırıyor.
Böyle bir geri alma sürecinin işlemesi için, ağın geniş bir kesimi tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Bu noktada, teknik olarak ‘yumuşak çatallanma’ (soft fork) veya ‘sert çatallanma’ (hard fork) gibi çözümler gündeme gelebilir. Soft fork, mevcut blok zinciri ile uyumlu bir değişikliği kapsarken, hard fork ise yeni bir ağ yaratılması anlamına gelir ve topluluk içinde büyük bir bölünmeye yol açabilir.
Öte yandan, çalınan fonların şimdiden farklı blok zincirlerine dağıtılmış olması, geri alım işlemi gerçekleşse bile tüm varlıkların geri kazanılmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, böyle bir girişimin Ethereum’un güvenilirliğini zedeleyebileceğini ve merkeziyetsizlik ilkesine aykırı olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, bu tartışma Ethereum’un değiştirilemezlik ilkesine sadık kalarak güvenlik tehditlerine karşı nasıl daha sağlam önlemler alabileceği konusunda önemli sorular ortaya çıkarıyor. Sektör, geri alım yerine gelecekteki güvenlik önlemlerini güçlendirmek ve hack saldırılarına karşı daha etkin koruma mekanizmaları geliştirmek üzerine odaklanılması gerektiği konusunda hemfikir gibi görünüyor.
Yorum 0