2026’nın ilk haftasında Bitcoin(BTC), hem altın hem de hisse senetlerinin performansını geride bırakarak dikkat çekici bir ralli gerçekleştirdi. Aynı dönemde Ethereum(ETH) türev piyasasında daha temkinli bir ‘risk sıfırlama’ süreci gözlemlenirken, hisse senedi kalıcı vadeli işlemleri, bireysel yatırımcılar açısından yeni bir büyüme alanı olarak öne çıktı.
Bitcoin’in ilk haftadaki güçlü yükselişi, Nasdaq100 (-%1,7), S&P 500 (-%1,1) ve altın (-%3) gibi önde gelen varlıkların düşüş yaşadığı bir ortamda geldi. BTC’nin %3,7 değer kazanması, hem ‘riskli’ (hisse) hem de ‘güvenli’ (altın) varlıkların üstünde bir performans sergilemesini sağladı. Bu durum, Bitcoin’in uzun bir aradan sonra yeniden ‘portföy çeşitlendirme aracı’ rolüne dönüş yaptığı izlenimini yarattı. Ancak bu ayrışmanın devam edip etmeyeceği, büyük ölçüde ilerleyen dönemdeki makroekonomik gelişmelere bağlı olacak.
Yükseliş trendi sadece Bitcoin’le sınırlı kalmadı. Piyasada yüksek beta (yüksek oynaklık) özelliği taşıyan altcoin’lere olan ilgi de arttı. Özellikle Launchpad ile ilişkili token’lar %27,8 artışla öne çıktı. Bunu sırasıyla modüler blockchain platformları (%21), yapay zekâ temelli projeler (%19,4), Solana(SOL) ekosistemi (%16,1) ve fiziksel altyapıya odaklanan merkeziyetsiz sistemler (DePIN, %18,9) izledi.
Öne çıkanlardan biri olan MetaDAO, Launchpad coin’leri arasında başı çekti. Bu yükselişin tek bir haber akışından değil, genel olarak sektör bazlı bir yatırım iştahından kaynaklandığı anlaşılıyor. 2036 yılı ortalarında daha net bir düzenleyici çerçevenin oluşmasıyla, bugün ‘spekülatif’ olarak görülen bu altyapı projeleri, kripto dünyasının temel taşlarına dönüşebilir.
Ethereum(ETH) türev piyasasında ise daha temkinli bir görünüm hâkim. Aralık ayında ETH kalıcı vadeli işlem hacmi bir önceki aya göre %31 azalsa da, ‘açık pozisyonlar’ yani misli karşılıksız açık vadeli sözleşmeler %63 yükseldi. Bu da piyasa oyuncularının kısa vadeli ve yüksek kaldıraçlı işlemler yerine, daha uzun vadeli ve dikkatli pozisyonlara yöneldiğine işaret ediyor.
Öte yandan, ETH tarafında tasfiye oranlarında da ciddi düşüş yaşandı. Kasım ayına kıyasla genel tasfiye miktarı %56 azaldı. Bu durum, piyasanın daha dengeli işlem gördüğü bir yapıya girmeye başladığını gösteriyor. Genel tablo, Ethereum türev piyasasında agresif spekülasyon döneminin yerini ‘sağlıklı yeniden yapılanma’ sürecine bıraktığını ortaya koyuyor.
Bir diğer ilgi çekici odak alanı ise ‘hisse senedi kalıcı vadeli işlemleri (equity perps)’ oldu. Blokzincir tabanlı bu ürünler, mevcut kaldıraçlı ETF araçlarına karşı yeni bir alternatif olarak değerlendiriliyor. JP Morgan’a göre, 2025'e girerken bireysel hisse yatırımları bir önceki yıla göre %50’den fazla artış gösterdi ve 2021’deki ‘meme’ hisse çılgınlığını dahi geride bıraktı. Bu yatırımcı ilgisi, şimdiye dek büyük oranda kaldıraçlı ETF’lere yönelse de, bu tür araçların yapısal zayıflıkları uzun vadeli yatırım için ciddi bir sınırlama oluşturuyor.
Kaldıraçlı ETF’ler günlük bazda yeniden dengeleme (rebalancing) yaptığı için uzun vadeli elde tutmak, zamanla değer kaybına yol açabiliyor. Buna karşın, hisse senedi kalıcı vadeli işlemleri, herhangi bir sıfırlama mekanizması olmadan kaldıraç kullanmaya izin veriyor. Bu da onları bireysel yatırımcılar için daha ‘verimli’ ve ‘şeffaf’ araçlar hâline getiriyor.
Bu alandaki işlem hacmi şimdiden kayda değer seviyelere ulaştı. Hyperliquid adlı platformda Ekim 2023’ten bu yana toplamda 1,29 milyar dolar (yaklaşık 1,8 trilyon TL) işlem gerçekleştirildi. Günlük işlem hacmi ise 200–300 milyon dolar arasında seyrediyor. Hyperliquid piyasada lider konumdayken, Lighter da rekabete katılmış durumda. Ancak borsalar kapalıyken yaşanan likidite daralması ve artan fonlama maliyetleri, kullanıcıları zaman kısıtlamaları gibi sınırlamalarla karşı karşıya bırakıyor.
Yine de, sektördeki genel kanaat, bu ürünlerin benimsenmesinin kısa vadeli patlamadan ziyade kademeli ilerleyiş göstereceği yönünde. Gerçek rekabet ise platform mimarilerinden ziyade ‘bireysel yatırımcılara ulaşım kanallarında’ yaşanacak. Bu bağlamda, tokenlaştırılmış hisse özelliklerinde öncü olan Robinhood ve Coinbase gibi platformlar önümüzdeki dönemde kilit rol oynayabilir. Analistlere göre, eğer bu şirketler düzenlemelere uygun kalıcı vadeli işlem ürünleri sunmaya başlarsa, kaldıraçlı ETF pazarının yalnızca %5’lik bir kısmını bile ele geçirmeleri hâlinde, Robinhood’un işlem hacmi %17, Coinbase’in hacmi ise %70’e kadar artabilir.
Bu veriler ışığında, hisse senedi kalıcı vadeli işlemleri, sadece bir ‘kriptoda trend deneyimi’ değil, uygun dağıtım kanalları sağlandığında 'ticari potansiyeli son derece yüksek’ yeni nesil bireysel yatırım ürünleri olmaya aday.
Yorum 0