Beyaz Saray, ‘yapay zeka veri merkezi elektrik maliyeti’ tartışmalarını yatıştırmak için büyük teknoloji şirketlerini bir araya getirerek onlardan doğrudan söz aldı. Amazon, Google, Meta gibi ABD’li teknoloji devlerinin, veri merkezlerinin artan elektrik talebinden doğan maliyetleri tüketicilerin elektrik faturalarına yansıtmayacaklarına dair bir ‘taahhüt’ imzalamasıyla, hızla büyüyen enerji yükünün siyaset ve enflasyon gündemine dönüşmesini önceden engelleme niyetinde olan Trump yönetiminin mesajının netleştiği yorumları yapılıyor.
Amazon, Google, Meta, Microsoft(MSFT), OpenAI, Oracle(ORCL) ve xAI, 4 Mart’ta (yerel saatle) Beyaz Saray öncülüğünde hazırlanan ‘fatura ödeyiciyi koruma taahhüdü(Ratepayer Protection Pledge)’nü imzaladı. Bu taahhüt, hukuken bağlayıcı olmayan ‘non-binding’ bir nitelik taşıyor. Esas nokta, yapay zeka veri merkezlerinin inşası ve işletilmesi için gereken enerjiyi şirketlerin ‘bizzat inşa ederek(build), getirerek(bring) veya satın alarak(buy)’ kendilerinin üstleneceklerini beyan etmeleri. Beyaz Saray, bu yolla veri merkezlerinin hızla çoğalması nedeniyle artacak şebeke ve altyapı maliyetlerinin doğrudan tüketici elektrik fiyatlarına yansımamasını hedeflediklerini vurguladı.
Başkan Trump, hükümet yetkilileri ve büyük teknoloji şirketlerinin temsilcilerinin katıldığı yuvarlak masa toplantısında veri merkezlerine yönelik yerel tepkiler ve elektrik faturalarının yükseleceği yönündeki kaygıları doğrudan ele aldı. Trump, “İnsanlar bölgeye bir veri merkezi geldiğinde elektrik faturalarının artacağını düşünüyor ama böyle bir şey olmayacak” derken, “Eğer geçmişte böyle örnekler olduysa bile artık bir daha yaşanmayacak” ifadelerini kullandı. Büyük teknoloji şirketlerinin elektrik kullanımının sert biçimde artması sürerken, Trump yönetiminin kamuoyunu ‘elektrik faturası kalkanı’ söylemiyle yönetmeye çalıştığı yönünde ‘yorum’lar öne çıkıyor.
Yapay zeka dalgasıyla ABD’nin dört bir yanında veri merkezleri hızla çoğalırken, bazı bölgelerde elektrik arz kapasitesinin talebi karşılayamayacağı uyarıları da güçleniyor. Şubat ayında yayımlanan bir Harvard Kennedy School raporu, enerji tüketimi yüksek yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin 2028’e kadar ABD’nin toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine kadar çıkabileceğini belirtiyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi(EIA) verilerine göre konut tipi enerji fiyatları 2025’te yüzde 6 yükseldi; 2027 ve 2028’e kadar artış trendinin süreceği öngörülüyor. Yapay zeka veri merkezlerinin elektrik talebinin, genel ücretlendirme yapısına nasıl yansıyacağına dair belirsizlik, ‘fatura’ endişelerini doğal olarak artırıyor.
Bu taahhüt, Başkan Trump tarafından Birliğin Durumu konuşmasında(State of the Union) bizzat duyuruldu ve kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde hayat pahalılığı ile elektrik şebekesi üzerindeki yük konusunda hassas olan seçmenlerin gözetildiği bir adım olarak değerlendirildi. Trump, yerel muhalefet nedeniyle iptal edilen veri merkezi projelerine atıf yaparak “Bazı merkezler bu nedenle yerel halk tarafından reddedildi ama artık tam tersi olacak” dedi. Böylece, elektrik faturası artışı endişesi azaldıkça, veri merkezleri için ‘bölgeye çekme yarışı’nın başlaması ve yeni yatırımların yerelde daha olumlu karşılanması umudunu dile getirmiş oldu.
Taahhütte, şirketlerin veri merkezleri için gereken yeni elektrik altyapısının maliyetini üstlenecekleri, ayrıca devreye alınacak ilave elektrik üretimi ve altyapı için oluşacak giderlerden sorumlu olacakları belirtiliyor. Bunun yanı sıra, yerel istihdamı artırma, iş gücü beceri geliştirme programları sunma ve elektrik kesintisi gibi acil durumlarda kullanılmak üzere kurulacak yedek jeneratörleri şebeke istikrarını destekleyecek şekilde devreye alma sözü veriliyor. Ancak Beyaz Saray, şirketlerin bu sözleri nasıl yerine getireceğini denetleyecek net bir mekanizma ya da ihlal durumunda uygulanacak yaptırımlar konusunda ayrıntı paylaşmış değil. Piyasada, bu tür ‘bağlayıcı olmayan’ taahhütlerin sınırlarının açık olduğu, gerçek etkinin önümüzdeki dönemde şebeke yatırımları, elektrik fiyatlarındaki seyir ve yerel izin süreçleri üzerinden ortaya çıkacağı yönünde ‘yorum’lar öne çıkıyor.
Yorum 0