2025 yılı, kripto para sektörünün ‘gerçek gelir modelleri’ ve ‘günlük yaşamdaki benimsenme’ temelleri üzerinde yeniden şekillendiği bir dönüşüm dönemi oldu. Geliştiriciler ve kurucular, bu değişim dalgası üzerinde 2026’ya hazırlanarak yeni nesil projeleri ve vizyonlarını somutlaştırıyor.
CoinDesk’in podcast serisi Byte-Sized Insight, 2025’te kripto dünyasında yaşanan köklü değişimleri ve 2026’da öne çıkması beklenen eğilimleri mercek altına aldı. Son bölümde konuk olan, makine ekonomisine odaklı blockchain projesi peaq’in kurucu ortağı Leonard Dorlöchter, geçen yıl öne çıkan 'tokenlaştırılmış cihazlar' ile 'on-chain gelir modelleri' konularına ve blockchain teknolojisinin küresel altyapı rolünü güçlendirmesine dikkat çekti.
Dorlöchter, 2025’in sadece heyecan verici vaatlerden ibaret olmayan, ‘kârlılığın’ ve ‘gerçek kullanımın’ öne çıktığı bir yıl olduğunu vurguladı. Yapay zeka ile robot teknolojilerinin fiziksel dünyada daha somut hale geldiğini ve merkeziyetsiz altyapıların giderek geliştiğini söyledi. Özellikle ‘makineler arası etkileşimin’ on-chain yapıya taşınmasının, 'veri sahipliğinde merkeziyetsizlik' ve 'cihazlar arası özerk ticaret' gibi yepyeni bir dönüşüm başlattığını belirtti.
Podcast’te ayrıca makinelerin blockchain üzerinden doğrudan işlem yapabildiği ve gelir elde edebildiği ‘makine ekonomisi’ (machine economy) odak noktasıydı. Dorlöchter, Hong Kong’da üretim hattında kullanılan robotların peaq ağı üzerinden gerçek zamanlı ödüller aldığını anlattı. Bu gelişmelerin, Nesnelerin İnterneti (IoT), robotik ve yapay zeka teknolojilerinin birleşmesiyle birlikte eski off-chain kavramlardan sıyrılıp ‘özerk ajanlar’ olarak adlandırılan, gerçek anlamda bağımsız çalışan cihazlara evrildiğini gösterdiğini dile getirdi.
2025 yılı aynı zamanda blockchain teknolojisinin olgunlaştığı, ancak erken dönem web3 dünyasında vurgulanan ‘merkeziyetsizlik’ ideallerinin geri planda kaldığı bir dönem oldu. Regülasyonların sektöre tam anlamıyla entegre olamaması, blockchain’in ana akım sistemlerle bütünleşmesini yavaşlatan en büyük etken olarak öne çıktı. Dorlöchter bu noktada, bazı ilerlemeler olsa da düzenleyici çerçevenin, web3’ün temel felsefesiyle hâlâ tam örtüşmediğini, felsefi boşluğun kapatılmasına yönelik çabalara ihtiyaç olduğunu söyledi.
2026 yılına dair öngörülerini paylaşan Dorlöchter, makine odaklı protokollerin yaygınlaşmasını, on-chain fiziksel hizmet ve ürün pazarlarının genişlemesini ve kendi kendini yöneten cihazların artışını temel trendler arasında gösterdi. Girişimcilere hitaben, yalnızca fikirler sunmakla kalmayıp, gerçek gelir potansiyelini ve pazar ilgisini kanıtlamaları gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak 2025, blockchain dünyasının ‘temel dayanıklılığını’ test ettiği bir yıl olarak kayda geçti. 2026 ise bu temelin üzerine, merkeziyetsiz teknolojilerin gerçek değerini gösterme süreci olacak. Bu süreçte teknik ilerleme ile idealist vizyon arasında denge kurmak, hâlâ geliştiricilerin en büyük sınavı olarak duruyor.
Yorum 0