ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), kripto kredi ürünü nedeniyle açtığı Gemini ve Genesis'e yönelik davayı geri çekti. New York federal bölge mahkemesine sunulan belgelere göre, iki taraf geçtiğimiz hafta sağlanan anlaşmaya dayanarak davayı tekrar açılamayacak şekilde ‘düşürme’ kararı aldı. Bu gelişmeyle Ocak 2023’te başlayan dava yaklaşık bir yıl sonra fiilen sonuçlanmış oldu.
SEC, Gemini ile Genesis’in ortak sunduğu ‘Gemini Earn’ yatırım ürününün kayıtsız menkul kıymet olduğunu savunarak 2023’ün Ocak ayında dava açmıştı. Ancak karşılıklı uzlaşmayla dava kapatıldı ve mahkeme bu anlaşmayı kısa süre içinde resmen onaylayacak.
Anlaşmanın odak noktasında, Genesis’in iflas süreci aracılığıyla ‘Gemini Earn’ yatırımcılarına kripto varlıkların *tamamını* aynı miktarda iade etme taahhüdü bulunuyor. SEC, bu şartları yeterli bulduğunu belirtirken, Gemini’in varlık iadesine en fazla 40 milyon dolar katkıda bulunmayı kabul etmesi de dikkate alındı. Öte yandan Genesis, SEC ile 21 milyon dolar tutarında ek bir ceza anlaşması da yaptı.
Bu dava, Biden yönetimi döneminde kripto sektörüne yönelik sıkılaşan düzenleyici yaklaşımın en dikkat çeken örneklerinden biri olarak gösteriliyordu. Gemini, Winklevoss kardeşlerin yönettiği ABD merkezli kripto para borsasıyken; Genesis, domino etkisi yaratan iflas sürecinin merkezindeki şirketlerden biri olarak uzun süre gündemde kalmıştı.
Fransa’da kripto vergi beyan platformu Waltio, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bir *siber saldırı* sonucu yaklaşık 50 bin kullanıcının kişisel verilerinin sızdırılmasıyla büyük bir güvenlik krizinin merkezine yerleşti. Fransa yetkili makamları olayla ilgili ceza soruşturması başlatırken, kullanıcıların ad-soyad, adres ve kripto varlık miktarı gibi *hassas bilgileri* korsanların eline geçti.
Fransa’nın siber güvenlik otoritesine göre saldırı, daha önce büyük çaplı veri sızıntılarıyla bilinen *Shiny Hunters* adlı hacker grubunun işi. Olayın hemen ardından Waltio'ya *fidye* taleplerinde bulundukları tespit edildi. Kurbanların büyük bölümü Fransa’da yaşayan bireylerden oluşuyor.
Yetkililer, sızan verilerin fiziksel güvenlik için de tehlike oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle kişilerin ya da yakınlarının *zorla varlık aktarımına* maruz kaldığı "wrench attack" tarzı saldırılar nedeniyle toplumda ciddi bir endişe hâkim. Bu tip olayların Fransa’da daha önce de görüldüğü belirtiliyor.
Kullanıcılara, hiçbir şekilde dışarıdan gelen güvenlik mesajlarına istinaden varlıklarını hareket ettirmemeleri ve tüm kimlik dolandırıcılığı girişimlerine karşı azami dikkat göstermeleri uyarısı yapıldı.
Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, Avrupa Birliği’nin yeni yürürlüğe girecek olan kripto düzenlemesi MiCA(Markets in Crypto-Assets) kapsamında *resmi lisans başvurusunu* Yunanistan’da gerçekleştirdi. Bu hamle, 30 Haziran’da yürürlüğe girecek olan MiCA kuralları öncesinde Binance’in Avrupa’yı kapsayan *yasal operasyonlarını güçlendirme* stratejisinin bir uzantısı olarak görülüyor.
Binance sözcüsü, Yunanistan’ın mali düzenleyicisi Hellenic Sermaye Piyasası Komisyonu(HCMC) ile iş birliği içinde olduklarını belirtti. Firma ayrıca, yeni MiCA düzenlemesinin Avrupa’nın dijital finans ekosisteminde uzun vadeli büyüme fırsatları sağlayacağını ve *kullanıcı güvenliği ile yeniliği dengeleyeceğini* ifade etti.
Ocak ayında Fransa’nın finansal düzenleyici kurumu AMF, Binance dahil yaklaşık 90 kripto şirketine MiCA’ya uyum için süre vererek uyarıda bulunmuştu. Bu uyum 30 Haziran’a kadar tamamlanmazsa, şirketler Temmuz ayından itibaren faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak.
2017 yılında kurulan Binance, *günlük 11,9 milyar dolarlık işlem hacmiyle* merkezi kripto borsaları (CEX) arasında birinci sırada yer alıyor. Şirket, MiCA düzenlemesini daha net bir yasa zemini sunduğu, güçlü kullanıcı koruması sağladığı ve *sorumlu inovasyonu teşvik ettiği* gerekçesiyle olumlu bir adım olarak değerlendiriyor.
MiCA’nın tüm AB ülkelerinde doğrudan uygulanacak olması, Avrupa’yı kripto regülasyonları açısından *küresel ölçekte önemli bir pilot bölge* hâline getirebilir. Yalnızca kayıt süreçlerini değil, doğrudan operasyonel yükümlülükleri düzenleyecek olması nedeniyle sektör genelinde ciddi etkiler yaratması bekleniyor.
Yorum 0