Kripto para dünyasından tanınan isimler, Jeffrey Epstein ile ilişkileri hakkındaki belgelerin gün yüzüne çıkmasının ardından açıklama yapma gereği duydu. 24’ünde (yerel saatle), ABD Adalet Bakanlığı tarafından milyonlarca yeni belge yayımlanması bu bağlantıların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Belgelerde daha önce adı kamuoyuyla pek ilişkilendirilmemiş bazı önemli isimlerin Epstein ile mesaj geçmişi, yatırım işlemleri ve temas kayıtları yer aldı. Bakanlık, belgelerde ismin geçmesinin herhangi bir suçlama veya doğrudan sorumluluk anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.
*Peter Thiel*, bir kripto para yatırımcısı ve *PayPal* kurucularından biri olarak belgelerde dikkat çekti. Belgeler, Thiel’in Epstein ile yoğun bir e-posta trafiği içinde olduğunu ve *Valar Ventures* adlı yatırım fonuna 40 milyon dolarlık bir yatırımın Epstein tarafından yapıldığını gösteriyor. Thiel, 2025 yılında yazdığı bir *Financial Times* makalesinde Başkan Trump’ın ikinci döneminde Epstein davasının tam anlamıyla çözüleceğini iddia etti. Ancak Thiel cephesi, Epstein’in özel adasını hiç ziyaret etmediğini ve buna yönelik davetlere de icabet etmediğini kesin bir dille ifade etti.
*Bitcoin(BTC)* odaklı teknoloji firması *Blockstream*’in kurucularından *Adam Back* ve *Austin Hill* de belgelerde yer aldı. 2014 yılında gerçekleştirilen 18 milyon dolarlık erken yatırım turunda Epstein’in de dolaylı olarak yer aldığı ortaya çıktı. Bu yatırım, o dönem *MIT Media Lab* yöneticisi olan *Joi Ito*’nun fonu üzerinden sağlandı. Back, söz konusu yatırımın fark edilmesinden birkaç ay sonra çıkar çatışması riskine karşı fona bağlı hisselerin elden çıkarıldığını belirtti. Şirketten yapılan açıklamaya göre Blockstream’in Epstein ya da mirasçılarıyla hiçbir doğrudan ya da dolaylı ilişkisi bulunmuyor.
*Telsa(TSLA)* CEO’su *Elon Musk*, Epstein bağlantılarıyla ilgili belgelerin açıklanmasının ardından sert bir çıkış yaptı. Musk, belgelerin tamamının kamuya açıklanmasını savunarak, “Epstein’in müşterileri mutlaka cezalandırılmalı” ifadelerini kullandı. Musk ile Epstein arasında e-postaların yanı sıra, *SolarCity*’nin Epstein’in adasında enerji kurulumu yapma ihtimali gibi konularda da yazışmalar bulunduğu ortaya çıktı. Ancak Musk, Epstein’in adasına veya özel jetine hiçbir zaman adım atmadığını ve düzenlediği hiçbir etkinliğe katılmadığını defalarca vurguladı. Hatta Epstein’in bazı ifadeleri için “akıl dışı” yorumunu yaptı.
*USDT* kurucu ortaklarından biri olan ve kripto sektörünün öncülerinden olarak gösterilen *Brock Pierce* da belgelerde öne çıkan bir diğer isim oldu. 2015’te Epstein’a *Coinbase* yatırımı teklif ettiği ve *Blockstream* için yatırım önerisinde bulunduğu yazışmalar tespit edildi. Ayrıca bir grup sohbetinde Epstein’in Pierce için “kriptoyu bana o öğretti” dediği belirtildi. Pierce, konuya ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapmadı.
*MicroStrategy* başkanı *Michael Saylor* ise doğrudan bir temas yerine Epstein’in bazı yazışmalarında dolaylı olarak yer aldı. Epstein, halkla ilişkiler uzmanlarıyla yaptığı sohbetlerde Saylor’ı “sosyal yönü zayıf bir mühendis” olarak nitelendirmişti. Bunun yanında biyoteknoloji yatırımcısı *Bryan Johnson* ve Trump döneminde görev almış eski Ticaret Bakanı *Howard Lutnick* gibi isimlerin de Epstein ile belli belirsiz temasları bulunduğu kaydedildi.
Belgelerin açıklanması, Epstein’in cinsel istismar kurbanları ve insan hakları savunucuları cephesinden yoğun tepki aldı. Kamuoyuna açılan belgelerde bazı faillerin isimleri sansürlenmişken, mağdurların isimlerinin gizlenmemesi ikinci bir travmaya yol açtı. Mağdurların avukatları, “Danışanlarımız belgelerde açık açık ifşa edildi. Bu durum ikinci kez ciddi bir zarar yaratıyor.” sözleriyle Adalet Bakanlığı’nın yaklaşımını eleştirdi.
Bakanlık ise belgelerin kamu yararı doğrultusunda yayımlandığını savundu. Ancak, şu an için yeni bir dava ya da resmi suçlama beklenmediği görülüyor. Ortaya çıkan bilgi ve kişilere rağmen doğrudan bir delil eksikliği nedeniyle cezai sorumlulukların netleştirilemediği ifade ediliyor.
Yorum 0