Epstein belgelerinde Blockstream ve Michael Saylor isimleri geçti, bağlantı iddiası yok
ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein ile ilgili gizli belgelerden bir kısmını daha kamuoyuna açıklaması kripto para dünyasına da yansıdı. Belgelere göre, Blockstream ve Michael Saylor’un isimleri arşivlerde yer aldı. Ancak her iki ismin de suçla doğrudan bağlantısına dair herhangi bir kanıt bulunmadı.
Yeni belgeler, Adalet Bakanlığı’nın şeffaflık projesi kapsamında kamu erişimine açıldı. İçerikler arasında Epstein’a ait e-posta yazışmaları, seyahat kayıtları ve kamuya mal olmuş kişilerle yaptığı görüşmeler yer alıyor. Bakanlık, belgelerde geçen her ismin suçla ilişkilendirilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı.
Bu belgelerden biri, 2014’teki bir Blockstream yatırım e-postasına ait. 2014 yılının Temmuz ayında Blockstream’in kurucu ortağı Austin Hill’in, Epstein ve o dönemde MIT Media Lab yöneticisi olan Joi Ito ile yaptığı yazışmalar belirlendi. Hill, e-postada şirketlerinin ilk yatırım turunun “10 kat fazla talep gördüğünü” belirtiyor ve yatırım sınırının 50 bin dolardan 500 bin dolara çıkarılmasını öneriyor. Bu yazışmalar arasında Blockstream CEO’su Adam Back de alıcı olarak yer aldı.
Adam Back, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada söz konusu süreci doğruladı. Açıklamasında, o dönem Blockstream’in Epstein’ı MIT Media Lab’in başındaki Joi Ito aracılığıyla tanıdığı ve Epstein’ın, Ito’nun yönettiği fon üzerinden sınırlı ortak olarak tanıtıldığını ifade etti. Aynı fonun bir süreliğine Blockstream’den küçük ölçekli bir hisse aldığını, fakat çıkar çatışması şüphesiyle bu hissenin daha sonra elden çıkarıldığını da dile getirdi.
Michael Saylor’un adı ise tamamen farklı bir bağlamda geçti. 8 Mayıs 2010 tarihli e-postada, ünlü Hollywood etkinlik organizatörü Peggy Siegal, hayır kurumları ve Cannes Film Festivali'ne dair etkinlikler için hazırlık yapıyordu. E-postaya göre Saylor, bu etkinliğe katılım karşılığında 25.000 dolar bağışta bulunmuş ve bu sayede bazı üst düzey kişilerle aynı ortamda bulunma fırsatı elde etmişti. Siegal, Saylor’dan “sosyal açıdan içe kapanık ve ilişki kurmakta zorlanan” biri olarak bahsediyor.
Bu e-posta, Saylor’un henüz Bitcoin(BTC) ile adı anılmadan önceye ait. 2020 yılından itibaren Bitcoin’i MicroStrategy (günümüzde “Strateji”) şirketinin rezerv varlığı haline getirmesiyle kripto piyasasında öne çıkan Saylor’un, bu dönemde kripto paralarla bir ilgisi bulunmuyordu.
Belgelerde dikkat çeken başka bir nokta Epstein’ın blockchain ve dijital varlıklara olan yoğun ilgisi. Açıklanan dosyalarda Blockstream’in bazı isimlerinin seyahat bilgileri ve Epstein’ın Saint Thomas Adası çevresindeki konaklama kayıtları da yer alıyor. Ayrıca, Epstein’ın teknoloji yatırımcısı Peter Thiel ile yaptığı yazışmalarda Bitcoin’in ‘değer saklama aracı mı, para mı, yoksa bir teknolojik altyapı mı’ olduğu konusunun tartışıldığı görülüyor. 2016’da ise Ortadoğu’ya yönelik şeriata uygun Bitcoin tabanlı bir dijital para önerdiği ifade ediliyor.
Ek olarak, belgelerde eski MIT Media Lab yöneticisi Joi Ito, PayPal kurucu ortağı Peter Thiel ve Trump tarafından ABD Merkez Bankası(Fed) başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh gibi isimler de yer alıyor.
Bu belgelerin açıklanması, 2024'te bir mahkeme kararıyla birlikte Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell’in sivil davaları kapsamında gerçekleşti. Belgelerle birlikte toplamda 150’den fazla ismin adı ilk kez resmen kayıtlara geçti. Ancak bazı mağdurlarla soruşturması süren kişilerin ismi hâlen gizli tutuluyor.
2019 yılında cezaevinde hayatını kaybeden Epstein, küçük yaştaki kız çocuklarının fuhuşa zorlanması ve insan ticareti gibi suçlamalarla yargılanıyordu. Yeni belgelerin kamuoyunda nasıl bir etki yaratacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Yorum 0