Ethereum’un kurucu ortaklarından Vitalik Buterin’in Layer 2 (L2) çözümleriyle ilgili son açıklamaları, kripto topluluğu içinde büyük yankı uyandırdı. Buterin, L2 ağlarının yalnızca ‘ölçeklenme’ aracı olarak değil, özel amaçlara yönelik ‘özelleşmiş platformlar’ haline gelmesi gerektiğini savundu. Bu öneri, geliştiricilerden farklı tepkiler alırken, L2 ekosisteminin gelecekteki yönü üzerine hararetli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
24’ünde (yerel saatle) yayımlanan bir blog yazısında, Buterin, L2 projelerinin Ethereum’un güvenlik modelini birebir devralmadığını ve hâlâ çoklu imzalı köprü mekanizmalarına bağımlı olduğunu belirtti. Ayrıca Ethereum ana ağının, gaz limiti ayarlamaları ve yerleşik rollup desteği gibi yöntemlerle iş hacmini artırabileceğini ifade etti. “Bir zamanlar L2’lerin ‘sadece ölçeklenme çözümü’ olması fikri artık geçerliliğini yitirdi” diyen Buterin’in yorumları, L2 geliştirici topluluğunda ciddi tartışmalara yol açtı.
Buterin’in önerisine dair ilk olumlu tepki, Optimism(OP) kurucu ortağı Karl Floersch’ten geldi. Floersch, farklı merkeziyetsizlik düzeylerini destekleyen modüler bir L2 yapılarına açık olduklarını belirtti. Ancak teknik sınırlamaları da işaret ederek, mevcut sistemlerin hala yetersiz olduğunu vurguladı. Özellikle, uzun çekim süreleri, henüz entegre edilmemiş tam anlamıyla merkeziyetsiz kanıt sistemleri ve zincirler arası uygulamalar için gerekli araç eksikliğine dikkat çekti.
Floersch, mevcut doğrulama yapısının büyük çaplı köprülere yeterince güven duygusu sunmadığını belirterek, Ethereum’un yerel ‘önceden derlenmiş (precompile)’ destekleriyle bu açığın kapatılabileceğini savundu. Bu öneri, Buterin’in son blog yazısında öne çıkardığı çözümlerle benzerlik gösteriyor.
Ancak herkes aynı görüşte değil. Arbitrum(ARB) geliştiricisi Offchain Labs’in kurucu ortağı Steven Goldfeder, L2’lerin asıl amacının ‘ölçeklenme’ olduğunu vurgulayarak buna karşı çıktı. Goldfeder, “Rollup modeli elbette evrim geçirdi. Ancak L2’lerin temel amacı hala ölçeklenmedir” şeklinde konuştu. Arbitrum’un yalnızca Ethereum’u desteklemek için değil, Ethereum’un sunduğu yüksek güvenliğe sahip düşük maliyetli bir ödeme katmanından faydalanarak geniş bir ekosistem kurmak amacıyla geliştirildiğini ifade etti.
Goldfeder ayrıca, Ethereum ağının gelecekte işlem hacminde artış göstermesinin, L2’lerin sunduğu yüksek TPS (saniye başına işlem sayısı) seviyelerini kolayca yakalayamayacağını savundu. Örnek olarak, Arbitrum ve Base gibi platformlar bin TPS seviyelerine ulaşabilirken, Ethereum ana ağı çok daha düşük performans sergilemekte. Goldfeder, Ethereum’un L2’lere karşı mesafeli bir tavır benimsemesi halinde, kurumsal kullanıcıların bağımsız Layer 1 seçeneklerine yönelebileceğini de belirtti.
Coinbase tarafından geliştirilen Base platformunun lideri Jesse Pollak ise Buterin’in vizyonuna destek veren bir diğer isim oldu. Pollak, sadece ölçeklenmeye odaklanmanın yetersiz kalacağını belirtti. Ona göre, Ethereum ana ağının gelişimi yalnızca zincirin değil, tüm kripto ekosisteminin kazancı anlamına geliyor. Base’in öncelikleri arasında merkeziyetsizlik düzeyinin artırılması, kullanıcı dostu katılım süreçleri, gizlilik odaklı çözümler ve hesap soyutlama gibi özellikler yer alıyor. Bu yaklaşım, Buterin’in L2’leri ‘amaç odaklı platformlara’ dönüştürme vizyonuyla büyük ölçüde örtüşüyor.
ZK-rollup tabanlı L2 ağı Starknet’in geliştiricisi StarkWare’in CEO’su Eli Ben-Sasson ise kısa ama dikkat çekici bir yorumda bulundu: “Starknet demedi ama kastettiği oydu.” Bu, Starknet’in Ethereum Sanal Makinesi(EVM) ile uyumlu standartları takip etmeyen özel yapısıyla Buterin’in ‘özelleşmiş rolluplar’ vizyonunu somutlaştırdığına dair bir kendine güven işaretiydi.
Giderek çeşitlenen L2 ekosisteminde, artık projelerin rollerini ve hedeflerini yeniden tanımlaması kaçınılmaz görünüyor. Geçmişte yalnızca ölçeklenme amacı taşıyan bu yan ağlar, artık gizlilik, kullanıcı deneyimi, merkeziyetsizlik gibi farklı misyonlarla öne çıkıyor. Ethereum’un ana ağında işlem kapasitesinin artmaya devam etmesiyle birlikte, L2 projelerinin farklılaşma çabaları daha da kritik hale geliyor. Artık soru, L2’lerin ne kadar büyüdüğü değil, neden var oldukları.
Yorum 0