인터랙티브 브로커스(IBKR), nano Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) vadeli işlemleriyle türev ürün atağını hızlandırıyor; Coinbase ile ortaklık kurdu
인터랙티브 브로커스(IBKR), Coinbase çatısı altındaki türev ürün birimiyle iş birliği yaparak Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) için ‘nano(nano) vadeli işlem’ sözleşmeleri sunmaya hazırlanıyor. 1 Ocak’ta başlatılan ‘stabil kripto para yatırma’ desteğinin ardından gelen bu adım, şirketin düzenlenmiş ortam içinde *dijital varlık türev ürünleri* tarafında ürün gamını belirgin şekilde genişlettiğini gösteriyor.
IBKR, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) kayıtlı bir vadeli işlem borsası olan Coinbase Derivatives ile yaptığı anlaşma kapsamında, düşük teminatla işlem yapılabilen nano büyüklükte Bitcoin ve Ethereum vadeli işlem sözleşmelerini listeleyeceğini açıkladı. Yeni ürünlerde sözleşme boyutları klasik vadelilere göre ciddi oranda küçültülerek, tam bir kontratı taşımakta zorlanan bireysel ve küçük/orta ölçekli trader’ların *kripto türev piyasalarına erişimi* hedefleniyor.
Bu lansman, IBKR’nin ‘kriptoya geçiş’ stratejisinin bir devamı niteliğinde görülüyor. Şirket, 1 Ocak ortasından bu yana stabil kripto para yatırma özelliği sunarak, müşterilerin USDC gibi regüle edilmiş stabil kripto paralarla teminat yatırmasına ve hesaplarını bu yolla fonlamasına imkan vermişti. Bu *stabil kripto para altyapısı* ile nano ve perpetual (sürekli) vadeli işlem tarzı ürünlerin birleşimi, daha önce ağırlıklı olarak hisse, tahvil ve ETF gibi geleneksel varlıklara odaklanan IBKR’nin iş odağının kademeli olarak *dijital varlıklara kaydığını* ortaya koyuyor.
IBKR Üst Yöneticisi(CEO) Milan Galik, nano vadeli işlemlerle birlikte “gerekli teminatın azaldığını ve pozisyonların çok daha esnek yapılandırılabildiğini” vurguladı. Galik’e göre sözleşme boyutlarını küçük parçalara bölen ‘nano sizing’ yaklaşımı, yatırımcılara çok daha ince ayarlı *risk yönetimi* imkanı sunuyor. Coinbase Institutional Eş CEO’su Greg Tusar da bu lansmanın, “düzenlenmiş bir ortamda daha geniş bir yatırımcı kitlesinin kripto türev ürünlerine erişmesini sağlayacak önemli bir aşama” olduğunu belirtti.
Piyasada IBKR’nin bu hamlesi, güçlü regülasyon altyapısına önem veren kurumsal ve yüksek net değerli yatırımcıları hedefleyen büyük aracı kurumların, Bitcoin ve Ethereum tabanlı türev ürün pazarında *pazar payı rekabetine* artık daha açık şekilde dahil olduğu şeklinde yorumlanıyor. Özellikle giriş bariyerini aşağı çeken nano vadeli işlemler gibi ürünlerin, yüksek oynaklık içeren kripto para piyasasında ‘kısmi hedge’ ve hassas ayarlara dayalı stratejiler uygulamak isteyen trader’lar için cazip *araçlar* olabileceği değerlendiriliyor.
Backpack Exchange, 1 milyar dolar değerleme üzerinden 50 milyon dolar fon toplama peşinde
Solana(SOL) ekosisteminin önde gelen geliştiricilerinden Armani Ferrante ve eski FTX yöneticisi Tristan Yver’ın liderlik ettiği Backpack Exchange’in, yaklaşık 1 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 452,1 milyar won) değerleme üzerinden yeni bir yatırım turu planladığı bildirildi. FTX çöküşünün ardından ‘güven tazeleme’ söylemiyle öne çıkan yeni merkezi borsalar içinde, *tek başına unicorn seviyesine yaklaşan* nadir örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Axios’un haberine göre Singapur merkezli Backpack, pre-money (öncesi) bazda 1 milyar dolar değerleme üzerinden en az 50 milyon dolar (yaklaşık 72,5 milyar won) tutarında sermaye artışı için görüşmeler yürütüyor; fiili toplama tutarının bu seviyenin de üzerine çıkabileceği ifade ediliyor. Herhangi bir token ihraç etmeden bu seviyede fiyatlama yapılması, yatırımcıların merkezi borsalarda(CEX) *güvenin yeniden tesisine* yönelik arayışını yansıtan bir işaret olarak yorumlanıyor.
Backpack, kendi borsasıyla birlikte ‘non-custodial (emanet olmayan) cüzdan’ yapısını bir araya getiren hibrit bir modeli benimsiyor. Klasik CEX’lerde olduğu gibi tüm varlıkların borsa tarafından tutulması yerine, kullanıcıların kendi cüzdan anahtarlarını kontrol ettiği bir yapı da sunularak, FTX vakasında görülen türden *varlık kötüye kullanımı riskini* azaltmak hedefleniyor.
Borsa, 2024 Şubat’ta Placeholder VC liderliğindeki Seri A turunda 17 milyon dolar( yaklaşık 2,47 milyar won) toplarken, bu turda 120 milyon dolar (yaklaşık 174,2 milyar won) düzeyinde değerleme görmüştü. O dönemde Jump Crypto, Hashed, Amber Group, Wintermute, Robot Ventures, Delphi Digital ve Selini Capital gibi önde gelen kripto yatırımcıları da tura katılarak sektörde dikkat çekmişti.
Backpack, regülasyon lisanslarını da agresif biçimde genişletiyor. Şirket, 2023 Kasım’ında Dubai Sanal Varlıklar Düzenleme Kurumu(VAR A) tarafından verilen Sanal Varlık Hizmet Sağlayıcısı(VASP) lisansını aldı. Daha sonra Avrupa Birliği(EU) bölgesinde MiFID II kapsamında türev ürün ticaret izni elde ederek, *hem kripto para hem de geleneksel türev ürünleri* aynı çatı altında sunabilecek bir hukuki zemin kurdu. Ayrıca, blokzincir üzerinde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) kayıtlı hisseleri “native ihraç” formatında sunan ilk merkezi borsa olarak da kayda geçti.
Backpack, ABD’de borsaya kote olmayı hedeflerken bankacılık, ödeme ve menkul kıymet altyapısını genişletmeye hız veriyor. Özellikle Token Generation Event(TGE) sırasında toplam arzın %25’ine denk gelen 250 milyon token’ı piyasaya sürmeyi, ancak listelenmeden önce kurucu ve erken yatırımcıların *erken kâr realizasyonu* yapmasını engelleyen bir dağıtım modeli izlemeyi planlıyor. Sektörde bu yaklaşım, FTX benzeri ‘içeriden çıkış stratejisi’ endişelerini baştan bertaraf ederek bireysel yatırımcı güvenini artırma çabası olarak değerlendirilmekte.
“Altındaki düzeltme geçici… Ons başına 5.600 doları aşacak” – Thomas Kaplan
Milyarder yatırımcı Thomas Kaplan, Ocak ayı sonunda altın ve gümüşte yaşanan sert düşüşe rağmen *boğa senaryosundan* vazgeçmedi. Yakın tarihli bir röportajda altın fiyatının önceki zirvesi olan ons başına 5.600 doların (yaklaşık 81,31 milyon won) da üzerine çıkmasını beklediğini, son gerilemenin ise “uzun vadeli yükseliş trendi içinde geçici bir sarsıntı” olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Kaplan’a göre hem altın hem gümüş, Ocak ayı sonuna doğru tarihsel zirvelerini yeniledi. Altın ons başına 5.560 dolara (yaklaşık 80,76 milyon won), gümüş ise 120 dolara (yaklaşık 17,42 milyon won) kadar yükseldi. Ancak 30 Ocak’taki sert satış dalgasında altın 4.400 dolara (yaklaşık 63,89 milyon won), gümüş ise 64 dolara (yaklaşık 9,29 milyon won) kadar geri çekildi. Ardından her iki emtia da hızlı bir toparlanma yaşarken, altın ons başına 5.000 dolar (yaklaşık 72,60 milyon won) seviyesini yeniden test ederek günlük bazda yaklaşık %2, gümüş ise 83 dolar (yaklaşık 12,05 milyon won) civarına yükselerek bir günde %6’lık artış kaydetti.
Kaplan bu oynaklığı “piyasanın doğası gereği normal” şeklinde yorumlarken, altın ve gümüş için temel *yatırım tezinin* aksine daha da güçlendiğini savundu. Özellikle küresel borç stokundaki hızlı artış, para birimlerinin değer kaybı ve ABD doları dahil olmak üzere itibari para sistemine yönelik güvenin zedelenmesini uzun vadeli ana destek unsurları arasında saydı. Kaplan, “Altın almak için sayısız neden var, gümüş ise altının kaldıraçlı versiyonu gibi” diyerek, bu iki varlığın finansal stres dönemlerinde ‘borç olmayan varlık’ olarak portföylerde daha önemli bir konuma yükselebileceğini belirtti.
Ayrıca ilerleyen yıllarda bazı merkez bankalarının ülkedeki altın rezervlerini ‘millileştirme’ veya birleştirme adımları atabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryoda erişilebilir fiziksel altının daha da kıt hale gelebileceğini, bunun da fiyatlar üzerinde ilave *yukarı yönlü baskı* oluşturacağını söyledi.
Kaplan, 2008 küresel finans krizinden bu yana portföyünde altın ve gümüşe istikrarlı şekilde yüksek ağırlık verdiğini hatırlatarak, içinde bulunduğumuz dönemi yine ‘inanç ve sabır’ gerektiren bir döngü olarak tanımladı. “Finansal krizden bu yana gerçekten inandığım tek varlıklar altın ve gümüş oldu” diyen Kaplan, mevcut yükselişin birkaç yıla yayılabileceğini öngördü.
‘Dijital varlık’ dünyasında Bitcoin(BTC) sık sık ‘dijital altın’ olarak adlandırılıp klasik güvenli limanlarla kıyaslanırken, Kaplan’ın bu değerlendirmeleri; geleneksel güvenli limanlar ile kripto paralar arasındaki *portföy dağılımı tartışmasına* da yeni bir boyut kazandırabilir.
Yorum 0