ABD Federal Yüksek Mahkemesi’nin Başkan Trump’ın uyguladığı toplu gümrük vergilerini iptal etmesi, Amazon(AMZN), Shopify(SHOP), Etsy(ETSY) gibi büyük çevrim içi perakende şirketlerinin hisselerini sert şekilde yukarı taşıdı. Ancak Trump’ın hemen ardından yeni bir ‘%10 küresel gümrük vergisi’ planını gündeme getirmesi, dış ticaret, e-ticaret ve genel olarak ‘riskli varlık’ piyasalarında belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor.
Bu karar, Trump’ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası(IEEPA) gerekçesiyle neredeyse tüm ticaret ortaklarından ithal edilen ürünlere uyguladığı %10’luk toplu gümrük vergisini ‘geçersiz’ ilan etti. Federal Yüksek Mahkeme, 6’ya 3 oyla “IEEPA’nın başkana gümrük vergisi yetkisi vermediğini, ekonomiye ciddi etkileri olan kararların Kongre tarafından açıkça yetkilendirilmesi gerektiğini” vurgulayan ‘orta derecede önemli sorular ilkesi(major questions doctrine)’ni yeniden teyit etti. Bu da fiilen, başkanın tek taraflı gümrük vergisi yetkisine fren anlamına geliyor.
Kararın hemen ardından New York Borsası’nda Amazon hissesi %2’nin üzerinde yükseldi. El işi ve KOBİ satıcılarına odaklanan Etsy(ETSY) ise %10’a yakın değer kazandı. Shopify(SHOP) %2’nin üzerinde artış kaydederken, eBay(EBAY), Wayfair(W), Pinduoduo(PDD) gibi e-ticaret şirketlerinde de eş zamanlı güçlü alımlar görüldü. Piyasa, ‘gümrük vergisi riskinin azalması → tedarik ve lojistik maliyetlerinin istikrar kazanması → tüketici enflasyonu baskısının hafiflemesi’ zincirini hızla fiyatladı.
Kararın en hızlı etkileyeceği başlık, 2025 Nisan’ında devreye giren %10’luk toplu gümrük vergisi. O dönemde Trump yönetimi, hemen her ticaret ortağından gelen ithal ürünlere yeknesak şekilde %10 vergi koymuş, yalnızca ilgili yılda yaklaşık 142 milyar dolar(‘yaklaşık 20,5 trilyon won’) tutarında gümrük geliri elde edildiği hesaplanmıştı. Mahkeme kararıyla bu verginin hukuki dayanağı ortadan kalkarken, şirketlerin ‘toplu vergi iadesi’ talepleriyle yeni dava dalgaları başlatma ihtimali gündeme geliyor.
Elektronik ticaret sektörü açısından kritik olan ‘küçük meblağ muafiyet sınırı(de minimis)’ düzenlemesi de aynı paket içinde geri çekilmiş oldu. Trump yönetimi, belirli bir tutarın altındaki düşük bedelli ithal ürünlere sağlanan gümrük ve vergi muafiyetini kaldırmış, Etsy ve Temu(Temu) gibi platformlar üzerinden ülkeye giren düşük fiyatlı ürünlere geniş ölçekte vergi uygulamıştı. Federal Yüksek Mahkeme kararı sonrası, bu ‘küçük meblağ muafiyetinin’ fiilen geri gelmesiyle, hem küresel satıcıların hem de doğrudan yurt dışı alışverişi yapan tüketicilerin maliyet baskısının azalacağı öngörülüyor.
ABD perakende ve dağıtım sektörü örgütleri kararı büyük ölçüde olumlu karşıladı. Sektör temsilcileri, ‘uzun süredir belirsiz olan tedarik zincirinde öngörülebilirliğin arttığını’, buna paralel olarak hammadde ve nihai ürün tedariki, stok yönetimi ve fiyatlama stratejilerinin yeniden gözden geçirilebileceğini belirtiyor. Amazon CEO’su Andy Jassy(Andy Jassy) de daha önce gümrük vergisi maliyetlerinin giderek tüketici fiyatlarına yansıdığı uyarısında bulunmuştu; bu nedenle kararın ‘enflasyon baskısını hafifletmesi’ beklentisi öne çıkıyor.
Buna karşın Trump geri adım atmayacağının sinyalini verdi. Karardan birkaç saat sonra düzenlediği basın toplantısında Trump, “Federal Yüksek Mahkeme bu adımı reddettiği için başka araçlar kullanacağız” diyerek, ‘tüm ülkelere yönelik %10 gümrük vergisi koyabilecek yeni bir yasal dayanak’ aradığını duyurdu.
Trump’ın masaya sürdüğü yeni araç, 1974 tarihli ‘Ticaret Yasası(Trade Act of 1974)’. Bu yasa, başkana en fazla 150 gün süreyle geçici ithalat kısıtlamaları koyma imkanı tanıyor. Trump’ın, bu yasaya dayanarak yeni bir ‘geçici gümrük vergisi’ mekanizması kurmayı, ardından da ek yasama adımları ya da başka hukuk maddeleriyle kalıcı bir gümrük sistemi tasarlamayı hedeflediği yorumları yapılıyor.
‘Trump’ın gümrük kartı’ e-ticaret, küresel tedarik zincirleri ve ‘kripto para piyasası’ açısından da dikkatle izleniyor. Gümrük politikaları, şirket kârlılıkları ve borsalar üzerinde doğrudan, doların gücü ve risk iştahı(risk-on/risk-off) dinamikleri üzerinden ise dolaylı etki yaratıyor. Bu nedenle *Bitcoin(BTC)*, *Ethereum(ETH)* ve diğer büyük kripto varlıkların fiyatlamasında ‘güçlü dolar–zayıf riskli varlıklar’ veya tam tersi senaryoların tetikleyicisi olabiliyor.
Sonuç olarak bu karar, başkanlık yetkisi ile Kongre yetkisi arasındaki sınırları yeniden çizerken, Trump’ın ‘gümrük vergisi kozunu’ tümüyle kaybetmediğini de gösteriyor. Piyasalar kısa vadede Federal Yüksek Mahkeme’nin getirdiği maliyet rahatlaması ile, Trump’ın işaret ettiği yeni %10 küresel gümrük vergisi hamlesi arasındaki gerilim hattını izlemeye devam edecek. ‘Gümrük politikası belirsizliği’ ve buna bağlı *riskli varlık oynaklığı* bir süre daha gündemin üst sıralarında kalacak gibi görünüyor.
---
Bitcoin(BTC) piyasasında ‘balina’ olarak bilinen trader *Garrett Jin*, kısa süre içinde devasa miktarda BTC’yi Binance’e taşıyarak volatilite riskine dair uyarı sinyallerini güçlendirdi. On-chain verilere göre Jin’in hareket ettirdiği toplam Bitcoin miktarı 11.318BTC’ye ulaştı; bu rakam spot fiyata göre yaklaşık 761 milyon dolar(‘yaklaşık 11,0 trilyon won’) büyüklüğünde.
Blokzincir analiz platformu Arkham Intelligence’a göre, Garrett Jin’e atfedilen cüzdan adresi, az önce 6.318BTC’yi Binance’e gönderdi. Bu transferin tahmini piyasa değeri yaklaşık 425 milyon dolar(‘yaklaşık 6,1 trilyon won’). Birkaç saat önce de aynı cüzdandan yaklaşık 336 milyon dolar(‘yaklaşık 4,8 trilyon won’) değerinde BTC yine Binance’e aktarılmıştı. Böylece yalnızca iki işlemle 11.318BTC borsa cüzdanlarına yığılmış durumda.
Genel olarak böylesine büyük miktarda Bitcoin’in kişisel cüzdanlardan merkezi borsalara taşınması, *kısa vadeli satış baskısı* ya da *türev ürünler üzerinden yönlü pozisyon alma* hazırlığı şeklinde okunuyor. Garrett Jin özelinde bu sinyaller daha da önem kazanıyor. Jin, Trump’ın önceki gümrük vergisi açıklaması öncesinde büyük ölçekli Bitcoin short pozisyonları açmış, sonrasında yaşanan piyasa düşüşüyle çok yüksek kazanç sağlamıştı. Bu geçmişi nedeniyle, on-chain hareketleri trader’lar arasında adeta “makro olaylar için öncü gösterge” muamelesi görüyor.
‘Garrett Bullish’ takma adıyla tanınan Jin, faaliyetlerini sonlandıran kripto para borsası BitForex’in(BitForex) eski CEO’su olarak biliniyor. Trump’ın gümrük açıklamasının tetiklediği çöküş öncesi açtığı short pozisyonlar, piyasa katılımcıları arasında ‘içgörü veya sezgisel zamanlama’ tartışmalarına neden olmuştu. Şimdi Jin’in yeniden Binance’e yüklü varlık taşıması, arka planda Trump’ın yeni %10 küresel gümrük planı, Fed’in para politikası ve düzenleyici cephedeki olası şoklara karşı bir ‘makro pozisyonlanma’ hamlesi olabileceği spekülasyonlarını artırıyor.
On-chain verilere göre, bu dev transferlere rağmen Jin’in kontrol ettiği adreslerde hâlâ 9.300BTC’den fazla varlık bulunuyor; mevcut fiyatlarla yaklaşık 627 milyon dolar(‘yaklaşık 9,0 trilyon won’) düzeyinde. Buna ek olarak 548.000’i aşkın Ethereum(ETH) tuttuğu, bunun da 1 milyar doları(‘yaklaşık 14,4 trilyon won’) aşan bir büyüklüğe denk geldiği görülüyor. Bu rakamlar, tek bir trader ölçeğinde bile ne kadar yüksek bir ‘piyasa yapıcı güç’ bulunduğunu ortaya koyuyor.
Piyasada tartışılan temel senaryo, bu BTC’lerin borsaya taşınmasının *derhal spot satışa* mı dönüşeceği, yoksa opsiyon ve vadeli işlemler üzerinden bir çeşit *hedge veya yönlü kaldıraçlı strateji*nin ön hazırlığı mı olduğuna odaklanıyor. Bununla birlikte, bu büyüklükteki bir varlığın Binance’e girmesi tek başına bile kısa vadede Bitcoin fiyat oynaklığını, türev borsalardaki kaldıraç oranlarını ve likidasyon hacimlerini ciddi şekilde artırabilir. Bu nedenle profesyonel trader’lar ‘kısa vadeli volatilite’ riskine karşı temkinli duruş öneriyor.
Trump’ın gümrük politikası, Federal Yüksek Mahkeme kararı ve makroekonomik belirsizliklerin aynı anda öne çıktığı bir dönemde, on-chain balina hareketleri Bitcoin ve Ethereum gibi başlıca kripto varlıklar için *risk-on/risk-off* rejim geçişlerini takip etmede önemli bir araç haline geliyor. Garrett Jin’in Binance’e yönelen son transferleri de, önümüzdeki günlerdeki fiyat grafikleri için yakından izlenmesi gereken bir ‘olay riski’ olarak öne çıkıyor.
---
Ethereum(ETH) tabanlı ikinci katman(layer2) çözümü Aztec Network’ün yerel token’ı *Aztec(AZTEC)*, Upbit ve Bithumb’da eş zamanlı listelenmesinin ardından bir günde %80’i aşan yükseliş kaydetti. Kore wonu paritelerine aynı anda girmesiyle birlikte işlem hacmi patlama yaparken, güçlü bir ‘listelenme etkisi’ ve olası ‘kimchi primi’ senaryosu tekrar gündeme taşındı.
Aztec(AZTEC), Aztec Network ekosisteminin yerel yardımcı ve yönetişim token’ı konumunda. Aztec Network, ‘kamusal+gizlilik’ modelini birleştiren hibrit bir Ethereum layer2 çözümü sunuyor. Projenin kalbinde, *sıfır bilgi(Zero-Knowledge)* teknolojisi var. Bu yapı sayesinde kullanıcı bakiyeleri, işlem geçmişi ve akıllı sözleşme mantığı şifrelenebiliyor; buna karşın ağın güvenliği ve merkeziyetsiz yapısı korunuyor. Hedef, Ethereum’un ‘varsayılan şeffaflık(default transparency)’ sınırlarını aşarak güçlü bir on-chain gizlilik altyapısı sağlamak.
CoinGecko(CoinGecko) verilerine göre, Upbit ve Bithumb listeleme haberinin ardından Aztec fiyatı 0,019 dolar(‘yaklaşık 28 won’) seviyesinden 0,037 dolar(‘yaklaşık 54 won’) bandına kadar yükseldi. Piyasa değeri, duyuru öncesindeki yaklaşık 57 milyon dolar(‘yaklaşık 826 milyar won’) düzeyinden 100 milyon dolar(‘yaklaşık 1,4 trilyon won’) civarına çıktı. Ardından kısa vadeli kâr satışlarıyla fiyat 0,033 dolar(‘yaklaşık 48 won’) seviyesine geri çekilmiş olsa da, 24 saatlik bazda hâlâ %73 yükseliş korunuyor.
Bu sert yükselişte en belirleyici faktör, *won bazlı alım dalgası* oldu. Kore’nin en büyük iki borsası Upbit ve Bithumb’ın aynı gün listelenmesiyle, won paritesine taze sermaye girişleri hızlandı. Perakende yatırımcıların kısa vadeli momentum alımları hacmi yukarı taşırken, küresel fiyata kıyasla yerel piyasada ek bir prim oluşması anlamına gelen ‘kimchi primi’ olasılığı da yeniden konuşulmaya başlandı.
Aztec token, 12 Şubat’ta gerçekleştirilen token oluşturma etkinliği(TGE) sonrası Coinbase, Kraken, Bybit, KuCoin gibi küresel borsalarda arka arkaya listelenerek likiditesini genişletmişti. Upbit ve Bithumb’ın eş zamanlı listelemesi, bu sürecin uzantısı olarak *Kore pazarının payını hızla büyütme* hamlesi şeklinde yorumlanıyor. Koreli yatırımcıların ağırlığının artması, ilerleyen dönemde proje yönetişimi, staking kararları ve ücret/ödül tasarımında yerel topluluğun sesini güçlendirebilir.
Aztec token, ağ ekosisteminde bir ‘merkez’ rolü üstleniyor. Ağ doğrulayıcılarını güvence altına alan staking süreçlerinde, zincir üstü yönetişim oylamalarında, ilerleyen dönemde devreye alınması planlanan işlem ücretleri ve ağ teşviklerinde temel ödeme aracı olarak kullanılması öngörülüyor. ‘Gizlilik odaklı layer2’ kimliği nedeniyle, DeFi(DeFi), zincir üstü oyunlar ve özel ödeme çözümleri Aztec Network’ü benimserse, token talebi doğrudan ağ kullanım hacmiyle birlikte genişleyebilir.
Kore piyasasında, Bitcoin ve Ethereum’da yaşanan son ‘büyük piyasa’ rallisinin ardından, Upbit–Bithumb eş zamanlı listelemeleriyle gündeme gelen altcoin’lerde ‘kısa vadeli dönüşümlü alım’ eğilimi öne çıkıyor. Aztec’in %80 civarındaki sıçraması, listeleme haberlerinin hala güçlü bir ‘likidite ve fiyat katalizörü’ olduğunu bir kez daha gösterirken, layer2, ZK(Zero-Knowledge) ve gizlilik temalı projelere yönelik yatırım ilgisini de yukarı çekiyor.
Öte yandan, listeleme sonrası ani yükseliş kaydeden altcoin’lerde dikkatli olunması gerektiği uyarıları yapılıyor. *İlk dolaşımdaki arz*, *kilit açılma(vesting) takvimi* ve *gerçek ağ kullanımı ile piyasa değeri arasındaki denge* yakından izlenmeden fiyat hareketlerinin sağlıklı değerlendirilmesi zor. Aztec, büyük küresel borsalarda ve Kore’nin önde gelen platformlarında listelenmiş olsa da, önümüzdeki süreçte *kısa vadeli ‘listeleme primi’* ile *orta–uzun vadeli ‘teknoloji ve ekosistem değeri’* arasındaki çekişmenin fiyat oynaklığını yüksek tutması bekleniyor.
‘yorum’ Bu üç gelişme birlikte okunduğunda, hem geleneksel piyasalarda gümrük politikası kaynaklı belirsizliğin hem de kripto tarafında balina hareketleri ve yerel listeleme etkilerinin, Bitcoin, Ethereum ve altcoin segmentinde volatiliteyi canlı tutacağı anlaşılıyor. ‘yorum’
Yorum 0