Pi Network(Pi Network) ana ağa geçiş sürecinde kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Core Team, blokzincir protokolü v19.6 sürümüne geçişin tamamlandığını duyurdu ve böylece ‘v20’ öncesindeki son büyük adım olarak görülen v19.9 güncellemesi kaldı. Bu durum, hem ‘pioneer’lar hem de node işletmecileri için ağ geçişi sırasında mutlaka takip edilmesi gereken yeni teknik kontrol noktaları anlamına geliyor.
Core Team, hafta sonuna doğru X (eski Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, “protokol v19.6 geçişi başarıyla tamamlandı, bir sonraki adım v20’den önceki son aşama olan v19.9” ifadelerini kullandı. Ekip aynı zamanda dünya genelindeki tüm node operatörlerine, en son sürüme yükseltme yapıp yapmadıklarını yeniden kontrol etmeleri çağrısında bulundu. v19.9’a kadar olan geçiş sürecinin sorunsuz tamamlanması, Pi Network’ün duyurduğu v20 dönemi, yani daha *merkeziyetsiz* bir ana ağ yapısına problemsiz bir şekilde adım atabilmesi için zorunlu görülüyor.
Core Team’in açıkladığı bu takvim aslında beklenmedik bir gelişme değil. Ekip, geçtiğimiz hafta yayımladığı planla, node operatörlerinin “15 Şubat’a kadar geçişi tamamlaması gerektiğini, aksi takdirde gerçek ağ geçişi sırasında bağlantılarını koruyamayabileceklerini” net bir dille belirtmişti. Böylece yazılım güncellemesini, Pi ekosisteminde kalmanın fiili ön şartlarından biri haline getirdi. ‘Yorum’ Bu yaklaşım, pasif node’ları doğal seleksiyon yoluyla ayıklama stratejisi olarak da okunabilir. ‘yorum’
Core Team, ayrı bir bilgilendirme yazısında node’ları Pi ekosistemi içinde “dördüncü rol” olarak tanımlıyor. Mobil uygulama üzerinden coin kazanan sıradan kullanıcıların aksine, node’ların dizüstü ya da masaüstü bilgisayar gibi PC ortamında çalışması gerekiyor. Diğer pek çok halka açık blokzincirde olduğu gibi, Pi Network node’ları da işlemleri doğrulayan, işlem sırasını belirleyen ve böylece dağıtık defterin bütünlüğünü koruyan temel altyapı görevi görüyor.
Pi Network node’larının, Bitcoin(BTC) gibi iş ispatı(PoW) tabanlı ağlardan yapısal olarak ayrıldığı nokta ise kullandığı konsensüs mekanizması. Pi Network, Stellar Konsensüs Protokolü’nden(SCP: Stellar Consensus Protocol) türetilmiş bir mutabakat modeli kullanıyor. Bu modelde, ‘quorum slices’ adı verilen güven gruplarına dahil node’lar, yalnızca karşılıklı olarak birbirine güvendikleri eşler arasında mutabakat sağlandığında işlemleri onaylıyor. Yani klasik anlamda *işlem gücü yarışı* yerine, *güven ağı* üzerinden şekillenen bir konsensüs yapısı öne çıkıyor.
Burada mobil madencilik yapan kullanıcıların oluşturduğu ‘Security Circles(‘güvenlik çemberleri’)’ özellikle kritik bir rol üstleniyor. Uygulama içinden eklenen bu güven ilişkileri, küresel bir güven grafiği yaratıyor ve hangi node’un gerçekten doğrulama sürecine katılabileceğini belirliyor. Böylece pioneer’ların telefon üzerinden kurduğu insan temelli ilişki ağı, zincir üzerindeki mutabakat yapısının omurgasını *fiilen* oluşturmuş oluyor.
Core Team, Pi Network’ün diğer blokzincirlerden ayrıldığı bir başka nokta olarak ‘erişilebilirliği’ öne çıkartıyor. Pek çok ağda node işletmek; ileri düzey teknik bilgi, sunucu yönetimi becerisi ve sürekli bakım gerektirirken, Pi Network baştan itibaren ‘kullanıcı merkezli(user-centric) tasarım’ anlayışıyla geliştirildiğini vurguluyor. Buna göre teknik tarafla çok haşır neşir olmayan bir pioneer bile, PC’ye Pi Node masaüstü uygulamasını kurup basit birkaç ekran adımıyla node katılımını açıp kapatabiliyor.
Bu yaklaşım, Pi Network’ün sıkça dile getirdiği ‘kademeli merkeziyetsizlik(progressive decentralization)’ stratejisiyle doğrudan bağlantılı. Ağın bir anda tam anlamıyla merkeziyetsiz bir yapıyı hedeflemesi yerine, mevcut geniş kullanıcı tabanını koruyarak zamanla merkeziyetsizlik seviyesini artırma hedefi ön planda. Node katılım bariyerlerinin aşağı çekilmesi ve daha fazla son kullanıcının doğrulama süreçlerine dahil edilmesi, uzun vadede hem ağ güvenliğini hem de dağıtık yapıyı güçlendiren temel unsur olarak konumlanıyor.
v19.6 geçişinin tamamlanması ve v19.9 aşamasının duyurulması, bu stratejinin artık teoriden pratiğe taşındığı bir döneme girildiğini gösteriyor. Pi Network’ün v20 sürümüne sorunsuz ulaşması halinde, yalnızca ‘mobil madencilik’ projesi olmanın ötesine geçip, kendine özgü konsensüs yapısı ve kullanıcı dostu node tasarımıyla öne çıkan bir ana ağ haline gelmesi bekleniyor. Ancak node güncellemelerinin ne ölçüde yerine getirildiği, fiili mainnet açılış takvimi ve Pi(PI) token’ın dış ekosistemle nasıl entegre edileceği gibi başlıklar, piyasanın projeye bakışını belirlemeye devam edecek. Yatırımcılar ve pioneer’lar açısından, Core Team’den gelecek yeni teknik duyurular ve olası takvim revizyonlarını yakından takip etmek her zamankinden daha kritik görünüyor.
Yorum 0