Terraform Labs iflas idaresi, küresel kuant ticaret şirketi Jane Street’e karşı dava açtı. 2022 Mayıs’taki TerraUSD(UST) ‘depeg’ sürecinde, Jane Street’in ‘gizli bilgiler’ kullanarak kâr elde ettiği iddia ediliyor. Bu hamle, yaklaşık 40 milyar dolar büyüklüğündeki Terra ekosistemi çöküşüne dair ‘sorumluluk’ tartışmasını yeniden mahkeme salonuna taşıdı.
24’ünde (yerel saatle), mahkeme kayıtlarına göre Terraform Labs iflas masası, New York Güney Bölge Mahkemesi’ne Jane Street aleyhine resmen başvurdu. Wall Street Journal(WSJ), mahkemenin atadığı plan yöneticisi Todd Snyder’ın sözlerine atıfla, Jane Street’in “piyasa ilişkilerini kötüye kullanarak, tarihsel olarak en önemli kripto vakalarından birinde kendi lehine olacak şekilde piyasayı ‘manipüle ettiğini’” ileri sürdüğünü aktardı.
Snyder’a göre Jane Street, Terra ekosisteminin ‘basım–yakım (mint-and-burn)’ yapısındaki zayıflıkları hedef alan işlemler yaptı ve UST’nin çöküşe geçtiği ‘ölüm sarmalı’ döneminde, ekosistemin düşüşüne fiilen ‘bahis’ koyarak kazanç sağladı. İflas idaresinin talebi, o dönemki çöküşte zarar gören alacaklılara gitmesi gerektiğini savunduğu fonların geri alınması.
Bu dava, geçen yıl sonunda gündeme gelen Jump Trading dosyasıyla da benzerlik taşıyor. Terraform Labs cephesi, o süreçte de birden fazla büyük trading şirketinin, iç durum veya likidite koşullarındaki değişimi piyasadan önce öğrenerek avantaj sağladığı ihtimalini gündeme getirmişti.
Terraform tarafının iddiasında, DeFi piyasasında sabitkoin likiditesi için kritik rol oynayan Curve protokolünün ‘Curve 3pool’ havuzu kilit önemde. Terraform Labs’a göre şirket, likidite ayarlaması gerekçesiyle bu havuzdan önceden duyuru yapmadan 150 milyon dolar çekti. İflas idaresi, bundan 10 dakika bile geçmeden Jane Street’le bağlantılı olduğu düşünülen bir cüzdandan 85 milyon doların daha çekildiğini öne sürüyor.
Terraform iflas masası, bu zamanlamanın tesadüf sayılamayacağını savunuyor. Onlara göre bu işlem, Terraform’un likidite yönetim hamlelerinin önceden bilinmediği bir senaryoda açıklanması zor bir tablo. Yani piyasa geneli havuzdan çıkışı fark edip panik yaşamadan önce pozisyon alan bir aktörün ‘önceden bilgiyle’ hareket ettiğini iddia ediyorlar. O dönem UST depeg sürecinde, Curve likiditesindeki ufak bir bozulmanın bile zincirleme etkiyle piyasadaki korkuyu körüklediği yorumları yapılmıştı. Bu nedenle Curve üzerindeki bu para hareketleri, davanın en hassas başlıklarından biri haline geldi.
Jane Street ise suçlamaları tümüyle reddediyor. Basına yansıyan açıklamalarında şirket, davayı “normal piyasa faaliyetlerinden para koparmaya dönük ‘umutsuz’ bir girişim” olarak nitelendirerek, güçlü şekilde karşılık vereceklerini söylüyor.
Bu süreç, tek bir şirkete açılmış tazminat davasının ötesinde, DeFi piyasasında ‘ayrıcalıklı erişim (privileged access)’ kullanımının nereye kadar kabul edilebilir olduğu sorusunu gündeme taşıyor. Mahkeme, DeFi protokollerine bağlı işlemlerde gizli bilginin kullanımı ya da haksız kazancı kabul ederse, market maker’lar, ihraççılar ve protokol operatörleri arasındaki ilişkiler çok daha sert bir hukukî denetime maruz kalabilir.
Özellikle son dönemde ‘sabitkoin’ regülasyonunun sıkılaşma eğilimi de bu tartışmaya ekleniyor. 2022’deki Terra vakası algoritmik sabitkoinlerin kırılganlığını ortaya koyarken, bugün başlıca teminatlı sabitkoinler, ABD Hazine bonoları talebini trilyon dolarlık seviyelere taşıyacak kadar geleneksel finans piyasalarıyla iç içe geçmiş durumda. Düzenleyiciler, bu yüzden özel trading şirketleri ile sabitkoin ihracı ve yönetimini yapan kuruluşlar arasındaki etkileşimleri daha yakından izliyor.
Sektör kaynakları, Terraform–Jane Street davasının, Kongre’de ilerleyen sabitkoin yasa tasarılarını da etkileyebileceğini düşünüyor. ‘İhraççı–market maker’ hattındaki çıkar çatışmalarını daha sert biçimde engelleyen hükümler için bu dava bir gerekçe olarak kullanılabilir.
Bundan sonraki aşamada dosya, ‘discovery’ yani delil toplama sürecine girecek. Jane Street’in, 2022 dönemine ait işlem stratejileri ile iç yazışmalarına kadar uzanan geniş bir belge yelpazesi için talep alması bekleniyor. Terraform Labs, geçen yıl Aralık’ta da Jump Trading’e karşı yaklaşık 4 milyar dolarlık dava açmış ve şirketi Terra ekosistemindeki kırılganlığı artırmakla suçlamıştı.
Sonuç olarak Terraform Labs iflas idaresi, en az iki büyük cephede küresel trading devleriyle karşı karşıya. Yargılama sürecinde, yüksek frekanslı alım satım ile DeFi likidite havuzlarının etkileşiminin ne kadar şeffaf olduğu ve piyasa oyuncularının hangi noktaya kadar ‘meşru ticaret’ sınırları içinde kaldığının ortaya çıkması, kripto piyasasında uzun vadeli kuralları şekillendirebilir.
Yorum 0