Eco, çoklu zincir (multichain) ortamında fon hareketlerini otomatikleştiren ‘programmable address(Programlanabilir Adresler)’ özelliğini duyurdu. Geliştiriciler, şirketler ve kurumlar, gelen ödemelerin *bridge*, *swap* ve yeniden dağıtım süreçlerini daha ‘adres’ seviyesinden tasarlayarak, *cross-chain* fon yönlendirme adımlarını tek seferde tamamlamayı hedefliyor.
Eco, Andreessen Horowitz’in kripto odaklı kolu *a16z crypto* tarafından desteklenen bir ‘stablecoin’ altyapı platformu. Şirket, bu yenilikle birlikte “paranın cüzdana girdiği an işlemin bittiği” yönündeki algıyı kırmak istediğini vurguluyor. ‘Multichain’ dönemde asıl işin, fonlar *geldikten sonra* başladığı fikri bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor.
Kaynak: Bu içerik, 2’sinde (yerel saatle), Eco’nun resmi duyurusu ve şirket yöneticilerinin açıklamalarına dayanarak derlenmiştir.
멀티체인에서 doğan ‘elle işlem’ sürtünmesi
Bugüne kadar kullanıcılar, ödeme aldıktan sonra fonları istedikleri ağa *bridge* ile taşıyor, ardından ihtiyaç duydukları varlığa *swap* ediyor ve son olarak farklı cüzdan veya kasa adreslerine yayarak muhasebe ve mutabakatı sağlıyordu. Zincir sayısı arttıkça likidite birçok ağa bölünüyor, her bir ağın ayrı *gas* token’ı ve bakiyesi yönetilmek zorunda kalıyor, operasyon parçalanmış bir hale geliyordu.
Bu işlemlerin her biri için ayrı bir işlem (transaction) gerektiğinden zaman maliyeti ve toplam komisyon yükü artıyordu. *Bridge* tarafında yaşanabilecek kesintiler, kısmen gerçekleşen işlemler ve “kısmi tamamlama” riskleri de ayrı birer problem olarak öne çıkıyordu. Şirket ve kurumlar açısından bakıldığında ise bu tablo, finansal mutabakat, iç kontrol ve gider yönetimiyle birleşince ciddi bir ‘işletme yükü’ yaratıyordu.
Adres seviyesinde kural yaz, fonlar otomatik aksın
Eco’nun tanıttığı ‘programmable address’ yaklaşımı, bu süreci tersine çeviriyor. Burada asıl fikir, “adresin kendisini” çalışabilir bir mantık katmanı haline getirmek. Böylece adrese fon girdiği anda, daha önce tanımlanmış kurallara göre *cross-chain* yönlendirme ve sonraki operasyonlar otomatik çalışıyor.
Eco, bu model sayesinde *cross-chain* fon yönlendirme, şirket hazinesinin (treasury) bütünleştirilmesi, maaş dağıtımı ve mutabakat iş akışları gibi tekrar eden finans görevlerinin, manuel müdahaleye gerek kalmadan yürütülebileceğini belirtiyor.
Eco CEO’su Ryan Saxe(Ryan Saxe), “Sektör, fonun cüzdana girmesini işlemin final noktası olarak gördü; oysa işleyen herhangi bir ekonomide bu yalnızca başlangıçtır” diyor ve ekliyor: “Adresleri birer yürütme ortamına dönüştürürsek, *cross-chain* etkileşimlerde ortaya çıkan uyum ve koordinasyon maliyetini aşağı çekebiliriz. Bu da ‘sadece sana doğru gerçekleşen(receiving happens to you)’ bir dünyadan, ‘senin için tasarlanmış(receiving is designed for you)’ bir dünyaya geçiş anlamına geliyor.”
EVM + Solana(SOL): Gas ve likidite dağınıklığını ‘soyutlama’
Eco’nun verdiği bilgilere göre sistem, hem Ethereum sanal makinesi(EVM) ile uyumlu ağlarda hem de Solana(SOL) üzerinde çalışıyor. Böylece zincir bazlı farklı *gas* token’ları, likidite bölünmesi ve karmaşık muhasebe-mutabakat (reconciliation) süreçleri geliştiriciler ve operasyon ekipleri için arka planda ‘soyutlanmış’ hale geliyor.
Bu altyapının merkezinde Eco’nun ‘*intent*(niyet) tabanlı yürütme katmanı’ ve *solver* (çözücü) ağı bulunuyor. Kullanıcılar “nasıl olacağını değil, hangi sonucu istediklerini” tanımlıyor; ağ da bu niyeti en iyi yoldan gerçekleştirmeye çalışıyor. İşlemler, kriptografik güvencelerle “*atomic*(atomik) ödeme” şeklinde tamamlanacak biçimde tasarlanıyor; yani aradaki adımların yarım kalması veya işlemin yalnızca bir kısmının gerçekleşmesi riski azaltılmak isteniyor.
ERC‑7715 ve otomatik cüzdan yetkileriyle entegrasyon planı
Eco, halihazırda desteklenen ağların ötesine geçip daha geniş bir çoklu zincir desteği sağlamayı planlıyor. Bununla eş zamanlı olarak Ethereum’daki hesap soyutlama(Account Abstraction) yaklaşımından doğan otomasyon odaklı cüzdan yetki standartlarıyla da entegrasyon hedefleniyor. Bunların başında *ERC-7715* geliyor.
Bu yönelim, özellikle kurumsal kullanıcıların otomatik yürütme sistemlerinde en çok çekindikleri iki konuya, yani ‘yetki devri’ ve ‘kontrol’ dengesine, standartlaştırılmış bir çerçeve üzerinden yanıt verme girişimi olarak yorumlanıyor.
Kurumsal kripto altyapısında ‘adres’den başlayan rekabet
2018’de kurulan Eco, dijital varlıkları günlük finansal işlemlerde pratik hale getirmeyi kendine ana hedef olarak koyuyor. Şirketin yatırımcıları arasında *a16z crypto*’nun yanı sıra Xpring(Eski adıyla Xpa), Pantera Capital, Founders Fund ve Coinbase Ventures gibi kripto ve teknoloji odaklı fonlar bulunuyor.
Eco, tasarruf ve ödemeleri tek bir kripto cüzdan deneyiminde birleştirerek, geleneksel finans ürünlerine alternatif bir konum elde etmek istiyor. ‘Multichain’ çağında ortaya çıkan ‘operasyonel sürtünmeyi’ azaltma yarışı hızlanırken, ‘adres seviyesi’ otomasyon fikri özellikle *cross-chain* otomasyonun bir sonraki aşaması olarak dikkat çekiyor.
Bu yeni ‘programmable address’ yaklaşımı, hem *stablecoin* altyapısı hem de kurumsal kripto operasyonları için, piyasanın sınayacağı önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Yorum 0