비etcoin(BTC) piyasasını yıllardır açıklamak için kullanılan ‘4 yıllık döngü’ anlatısının artık *değişmez kural* olmadığı yönünde yeni değerlendirmeler öne çıkıyor. Kurumsal sermaye girişi her zamankinden kolay hale gelirken, önceki döngülerde fiyatı yukarı taşıyan bireysel yatırımcı talebinin bu kez geri dönmemesi, ‘bu döngünün’ yapısını kökten farklılaştıran temel unsur olarak öne çıkıyor.
Lyn Alden(Lyn Alden), son değerlendirmesinde “Bitcoin’in 4 yıllık döngüsü artık doğa kanunu gibi temel bir yasa değil” diyerek, “artık bu 4 yıllık döngünün mutlaka var olması gereken bir *temel sebebi* kalmadığını” vurguladı. Alden; Bitcoin, stabil kripto paralar ve tokenizasyon altyapısına odaklanan Bakkt Holdings(BKKT) yönetim kurulu üyesi, ‘Lyn Alden Investment Strategy’ kurucusu ve yatırım şirketi Ego Death Capital’de genel ortak olarak görev yapıyor. Makroekonomi analisti olarak Wall Street Journal(WSJ), Forbes ve Bloomberg gibi mecralarda da uzun süredir analizleriyle yer alıyor.
Bitcoin(BTC) için geçmişte sıkça referans verilen 4 yıllık döngü anlatısı, arzın yaklaşık her dört yılda bir yarıya indiği *halving* mekanizmasıyla desteklenerek güç kazanmıştı. Ancak Alden’e göre güncel piyasada bu mekanizma, önceki döngülerde olduğu kadar net bir şekilde fiyatlara yansımıyor. Kurumsal yatırım kanalları genişledikçe piyasanın *arz-talep dinamikleri* değişti; önceki boğa piyasalarının tipik öğesi olan ve genellikle Bitcoin yükselişinden sonra gelen güçlü ‘altcoin sezonu’ bu kez net şekilde ortaya çıkmayınca, *4 yıllık döngü* teorisinin inandırıcılığı da azaldı.
Alden, “4 yıllık döngünün olduğu gibi korunduğunu savunan argümanlarla ilgili olarak beni rahatsız eden unsurlardan biri” diyerek, son dönemde Bitcoin(BTC) performansının görece ‘sönük’ görünmesini özellikle bireysel yatırımcıların geri dönüşünün gecikmesine bağladı. Ona göre “bu döngüde Bitcoin performansının görece zayıf kalmasının temel nedeni, bireysel katılımın yetersiz olması”.
Kurumsal yatırım tarafı ise çok daha farklı bir tablo çiziyor. Alden, “kurumlar ve ETF’ler Bitcoin’e erişimi tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştırdı” değerlendirmesinde bulundu. Spot ve türev ETF’ler dahil olmak üzere düzenlenmiş ürünler üzerinden Bitcoin’e dolaylı ya da doğrudan yatırım imkânları hızlı biçimde genişledi; şirket ve kurumların Bitcoin’i portföylerine eklemesi, artık olağan bir haber akışı haline geldi.
Buna karşın, bireysel yatırımcı akışı geçmiş boğa piyasalarındaki gibi patlayıcı bir şekilde geri dönmüş değil. Alden’e göre “en temel sorun, bireysel talebin yeterince güçlü olmaması”. Talebin büyük kısmı şirketler ve kurumsal yatırımcılarda yoğunlaşırken, fiyatı geniş bir tabana yayacak *yaygın bireysel katılım* bu döngüde aynı ölçüde devreye girmedi. Bu da Bitcoin(BTC) fiyatının, klasik döngü anlatısındaki gibi aşağıdan yukarıya doğru genişleyen bir katılım dalgasıyla desteklenememesine neden oldu.
Alden, içinde bulunulan düzeltme ya da *ayı piyasası* evresinin geçmişe kıyasla daha kısa sürme ihtimalinin yüksek olduğuna da dikkat çekiyor. Ona göre “bu ayı piyasasının daha kısa sürmesi beklenebilir” ve “bu ayı piyasası önceki döngülere kıyasla daha hızlı bir şekilde *soğurulabilir*”. Bu bakış açısında halving, bir sonraki boğa sezonunun tek ve belirleyici ‘tetikleyicisi’ olarak görülmüyor; asıl önem kazanan nokta, piyasa yapısının değişmesiyle aşağı yönlü şokların ne kadar hızlı emildiği, yani *likidite ve talep emme kapasitesi* oluyor.
Bununla birlikte Alden, toparlanmanın genellikle *V tipi* ani bir sıçrama şeklinde değil, dip seviyelerin görüldükten sonra uzun süren bir yatay seyir ile yaşandığını hatırlatıyor. “Bitcoin genellikle V tipi toparlanma yapmaz” diyen Alden, çoğunlukla “dip bulunduktan sonra o dip seviyelerine yakın bölgede uzun süre yatay hareket etme” eğilimine işaret ediyor. Yüksek volatiliteye rağmen trend dönüşlerinin kademeli, zaman içinde oluşan süreçler olduğuna dikkat çekiyor.
Bu döngüde altı çizilen bir diğer yapısal değişim ise *uzun vadeli yatırımcıların (LTH)* davranışları. Alden, uzun vadeli yatırımcıların geçmiş döngülere kıyasla satış konusunda daha isteksiz olduğunu ve bunun fiyat dinamiklerini doğrudan etkilediğini savunuyor. Ona göre “uzun vadeli yatırımcıların artık pek satmıyor olması bir sonraki döngünün katalizörü” ve bu yatırımcılar “*satışların tükendiği (exhaust sellers)* bir noktaya geldiğinde”, yani satış baskısı azaldığında, bu durum bir sonraki büyük yükseliş evresinin temel tetikleyicisi haline geliyor.
Bu perspektife göre piyasa, düşüş dönemlerinde elde kalan satış baskısını aşamalı olarak tüketiyor. Uzun vadeli Bitcoin(BTC) tutanların satış isteği zayıfladıkça, piyasa da arz-talep dengesini yeniden kurmayı daha kolay başarıyor. Böylece ‘*arz baskısının ortadan kalkması*’, döngünün yukarı yönlü evreye geçtiğinin en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Piyasada sıkça tekrarlanan anlatılardan biri olan ‘ilk dönem Bitcoin sahiplerinin (OG) agresif satış yaptığı’ söylemine ise Alden temkinli yaklaşıyor. Ona göre “OG’lerin yoğun şekilde satış yaptığı” yönündeki hikâye önemli ölçüde abartılı ve “en temelsiz söylemlerden biri”. Gerçekte satış tarafında tek bir baskın grup yerine; kurumlar, şirketler, bireysel yatırımcılar ve türev piyasalar dahil birçok farklı katmandan oluşan karmaşık bir arz-talep yapısı söz konusu. Fiyat oluşumunu basit bir OG satış anlatısına indirgemek, Alden’e göre piyasadaki gerçek dinamiği yeterince yansıtmıyor.
Alden ayrıca Bitcoin(BTC)’in daha büyük ve küresel ölçekte anlamlı bir varlık sınıfına dönüşmesi için, geleneksel finans sistemine entegrasyonun kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. “Wall Street ve hükümetlerin katılımına ihtiyaç vardı” diyen Alden, ancak bu şekilde Bitcoin’in “küresel ölçekte bir *rezerv varlık* olacak kadar büyüyebileceğini” söylüyor. Ona göre Bitcoin, yalnızca alternatif bir yatırım aracı olmaktan çıkıp, küresel makro finansal mimaride kayda değer paya sahip olmak istiyorsa; düzenlemeler, altyapı, saklama çözümleri ve menkul kıymetleştirme gibi *kurumsal rayların* üzerine oturmak zorunda.
Sonuç olarak, bu döngü Bitcoin(BTC) piyasasına dair önemli bir mesaj veriyor: Geleneksel ‘4 yıllık döngü’ çerçevesi giderek zayıflıyor. Kurumsallaşma, piyasayı derinleştirirken yapısını da kökten dönüştürüyor; ancak bireysel yatırımcı talebinin eksikliği, fiyatların önceki döngülerdeki kadar esnek ve dik bir yükseliş sergilemesini engelliyor. Bir sonraki evrenin şekillenmesinde, takvimdeki halving tarihinden çok; kurumsal alım iştahının sürekliliği, bireysel talebin ne ölçüde geri döneceği ve uzun vadeli yatırımcıların satış baskısının ne hızla ‘tükenme noktasına’ ulaşacağı belirleyici olacak.
Yorum 0