Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Jeopolitik Riskler Artarken: ‘Amerika Önce’ Doktrini Bitcoin(BTC) ve Kripto Piyasalarında Oynaklığı Körüklüyor

Jeopolitik Riskler Artarken: ‘Amerika Önce’ Doktrini Bitcoin(BTC) ve Kripto Piyasalarında Oynaklığı Körüklüyor / Tokenpost

Jeopolitik riskler yeniden küresel piyasaların kritik ‘değişkeni’ haline geldi. Başkan Trump’ın ‘Amerika Önce(America First)’ yaklaşımının dış politika ve gümrük merkezli ‘korumacı ticaret’ çizgisiyle birleşmesi, küresel yatırımcıları ABD’nin ‘güvenli varlık’ statüsünü ve politika öngörülebilirliğini yeniden tartmaya zorluyor. 3’ü itibarıyla (yerel saatle) 1 dolar 1.479,20 won seviyesinden işlem görüyor.

Jeopolitik riskin yatırımcıları bu kadar tedirgin etmesinin temelinde ‘öngörülemezlik’ yatıyor. Signum Global Advisors’ın kurucusu ve başkanı Charles Myers(Charles Myers), yakın tarihli bir röportajda, yapay zekâ sistemlerinin geçmiş veriden ‘örüntü’ çıkarma mantığının jeopolitiğe işlemediğini vurguladı. Devletler, rejimler ve liderler arasında ‘motivasyon, hedef ve seçenekler’ her seferinde değiştiği için, tekrarlayan net bir kalıp oluşmadığını belirtti.

Myers, “jeopolitik riskte belirgin bir ‘pattern’ yok, çünkü her aktörün motivasyonu ve sonucu farklı” derken, yatırım stratejilerinde tek bir senaryoya ‘tam bahis’ oynamak yerine, birden fazla yolun açık tutulduğu esnek bir yaklaşımı savunuyor. Piyasaların son dönemde sadece *faiz* ve *büyüme* gibi makro verilerle değil, aynı zamanda diplomatik gelişmeler ve askeri gerilimlere de daha sert tepki vermesi, bu görüşü destekliyor. Jeopolitik tansiyon yükseldikçe fiyat oynaklığı artıyor ve riskli varlıklara yönelik iştah hızla sarsılabiliyor.

Bu çerçevede Başkan Trump’ın dış politika hattı, “George W. Bush döneminden bu yana en *emperyal* ve *yayılmacı* çizgi olarak anılabilir” değerlendirmelerini beraberinde getiriyor. ‘Amerika Önce’ sloganı, sadece iç siyasete dönük bir mesaj değil; dış politika, güvenlik ve ticaret başlıklarını aynı eksende konumlandıran bir çerçeve olarak işliyor. Myers’a göre baştan itibaren bu yaklaşımın içinde agresif gümrük vergileriyle şekillenen *korumacı ticaret* anlayışı vardı ve bu da hem müttefiklerle hem rakiplerle friksiyon riskini büyütüyor.

Gümrük vergileri bir tür ‘pazarlık kozu’na dönüştükçe, tedarik zincirleri, şirket kârlılık beklentileri ve enflasyon patikasına ilişkin projeksiyonlar da daha kırılgan hale geliyor. Yorum: Bu, hisse senedi ve tahvil piyasalarının yanında, ‘küresel sermaye akımlarını’ orta-uzun vadede yeniden şekillendirebilecek bir *yapısal faktör* olarak görülmeye başlanmış durumda.

Myers’ın altını çizdiği ana eğilimlerden biri de ABD’nin ‘güvenli liman’ statüsüne yönelik artan kuşku. Reuters’e 24’ünde (yerel saatle) verdiği demeçte, son aylarda küresel yatırımcılar arasında “ABD gerçekten hâlâ güvenli bir sığınak mı?” sorusunun daha yüksek sesle sorulduğunu aktardı. Tarihsel olarak ABD tahvilleri ve dolar, kriz anlarında sermayenin kaçtığı başlıca ‘güvenli varlıklar’ olarak görülüyordu. Ancak iç siyasi kutuplaşma, gümrük vergilerinin kalıcı bir politika aracına dönüşmesi ve dış politikada sert rota değişikliği ihtimali, yatırımcıları ‘politika riski’ni yeniden fiyatlamaya zorluyor.

Bu denklemde *kripto para piyasası* ayrı bir hassasiyet taşıyor. Kripto varlıklar, genel olarak *risk iştahına* duyarlı bir sınıf olarak kabul ediliyor. Jeopolitik gerilimler tırmandığında, *dolar likiditesi*, *faiz oranları* ve *riskten kaçış eğilimi* genellikle aynı anda harekete geçiyor. Bu da Bitcoin(BTC) ve büyük altcoin’lerde *oynaklık* artışına yol açabiliyor. Yorum: Kurumsal yatırımcıların kripto pozisyonlarını, jeopolitik şoklara karşı portföy dengesini korumak amacıyla daha hızlı küçültüp büyütebilmesi, bu dalgalanmaları zaman zaman büyütebilir.

Öte yandan Myers, ABD ekonomisine dair baskın olan kötümserliğin ‘abartılı’ olabileceği kanaatinde. Bloomberg’e 20 Aralık’ta (yerel saatle) yaptığı değerlendirmede, “Bu korkular aşırı. ABD ekonomisi hâlâ oldukça iyi durumda ve bu yıl yüzde 3 civarında büyüme potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı. Bu iyimserliğin temelinde ise *tahvil piyasasının* bir tür *“guardrail” (güvenlik bariyeri)* işlevi gördüğü düşüncesi var.

Son 13 ayda ABD’de gerçek anlamda çalışan tek ‘güvenlik bariyerinin’ tahvil piyasası olduğunu belirten Myers, devlet tahvili faizlerinin ani yükselişinin, maliye politikasını ve karar alıcıların manevra alanını daraltarak piyasaların politikayı ‘disipline ettiği’ bir mekanizma yarattığını savunuyor. Ona göre bu ‘guardrail’ hem bugün hem de ileride devrede kalmaya devam edecek. Yorum: Kısa vadeli sarsıntılar kaçınılmaz olsa da, tahvil cephesinin verdiği tepki, politika hızını ayarlayarak sistemin geneline yönelik riskleri sınırlayabilir.

Jeopolitik risk haritasında en keskin odaklardan biri olarak ise *İran* öne çıkıyor. Myers, diplomasi masasının başarısız olması halinde *askeri seçeneklerin* masaya gelme ihtimalinin güçleneceği görüşünde. Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 4 Nisan’daki (yerel saatle) görüşmesinin ardından seyrin sertleşebileceğini belirterek, “Diplomasi tıkanırsa, büyük çaplı bir saldırı ihtimalini göz ardı etmemek gerekir” uyarısında bulundu.

Burada iki aşamalı bir senaryo dikkat çekiyor: İlk aşamada, çözüm üretemeyen diplomasi sürecini baskılamak amacıyla *sınırlı bir askeri operasyon* seçeneği devreye girebilir. Eğer bu da sonuç vermezse, Nisan ayı içinde daha geniş ölçekli bir askeri harekât masada kalabilir. Böyle bir süreçte piyasalar, her yeni gerilim başlığını daha yüksek bir *risk primi* ile fiyatlayabilir; bu da özellikle gelişen ülke varlıkları ve kripto gibi yüksek beta enstrümanlar için ek baskı anlamına geliyor.

Sonuçta ortaya çıkan tablo net: *Jeopolitik risk* doğası gereği öngörülmesi zor bir alan; *Amerika Önce* doktrini, ticaret, dış politika ve güvenlik başlıklarını tek hamlede sarsabilecek bir çerçeve sunuyor; küresel yatırımcılar ise bu süreçte ABD’nin ‘güvenli liman’ imajını yeniden sorguluyor. Bununla birlikte ABD ekonomisinin temellerini görece sağlam gören önemli bir kesim de var. *Tahvil piyasası* politika hızını ayarlayan bir ‘güvenlik bariyeri’ işlevi gördükçe, aşırı kötümserlik piyasanın kendi hatası haline gelebilir.

Kripto yatırımcıları açısından bakıldığında ise önümüzdeki dönemin kilit göstergeleri; diplomasi takvimi, olası askeri adımlar, bunların *tahvil faizleri* ve *dolar endeksi* üzerindeki etkileri olacak. Jeopolitik başlıklar her tırmandığında, Bitcoin(BTC) ve majör altcoin’lerde artan ‘oynaklık’ ve değişen *risk iştahı* ile yüzleşmeye hazırlıklı olmak gerekecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1