Amerikan Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu SEC ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu CFTC, kripto para düzenlemelerinde süregelen ‘uyumsuzluğu’ azaltıp ortak hareket etmeyi resmileştirecek bir sürece girdi. Yıllardır “menkul kıymet mi, emtia mı” tartışmasıyla karşı karşıya gelen iki kurumun ‘mutabakat zaptı MOU’ hazırlığına başlaması, ABD’de kripto para düzenlemelerinin ‘öngörülebilirliği’ni artırabilecek bir adım olarak görülüyor.
SEC Komiseri Paul Atkins, 11’inde yerel saatle Florida’da düzenlenen FIA Global Cleared Markets Conference konuşma metninde, “düzenleyici tutarlılık için yeni bir ‘altın çağa golden age’ girecek şekilde yaklaşımımızı yeniden yapılandırıyoruz” dedi. Atkins, sadece mevzuat metinlerini uyumlu hale getirmenin ötesinde, düzenleyici çerçeve içinde faaliyet gösteren şirketlerin yorum talep ettiğinde veya ‘muafiyet exemptive relief’ istediğinde her iki kurumun da birlikte yanıt üreteceği bir yapıya ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Atkins’e göre SEC, CFTC ile iş birliğini güçlendirmek için resmi bir MOU hazırlıyor ve pratik düzeyde de ‘ortak toplantılar’ için talimat verilmiş durumda. Kripto para ürün ve hizmet başvuruları product applications konusunda SEC personelinin CFTC personeliyle birlikte değerlendirme yapacağı toplantıların düzenli hale getirileceğini belirtti.
Ayrıca ‘uyum harmonization’ temasına sahip yeni bir internet sitesi üzerinden şirketlerin, iki kurumla ‘eşgüdümlü coordinated’ görüşmeyi tek seferde talep edebileceğini açıkladı. Atkins, “Herhangi bir ürün, iki farklı düzenleyici çerçevenin unsurlarına aynı anda temas ediyor diye şirketler düzenleyici kurumlar arasında oradan oraya ‘sürüklenmemeli shuffle’” derken, “piyasanın netliği, hangi kurumun önce konuştuğuna da bağlı olmamalı” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamalar, ABD kripto piyasasında uzun süredir dile getirilen yapısal bir soruna işaret ediyor. SEC menkul kıymetler ve borsaları, CFTC ise emtia ve türev piyasalarını denetliyor. Ancak dijital varlıklar geleneksel finansın sınırlarını bulanıklaştırdıkça, hangi token veya ürünün SEC yetkisinde, hangisinin CFTC tarafında olduğuna dair ‘resmi ve net’ bir kural seti oluşmadı. Bu belirsizlik, son yıllarda çok sayıda düzenleyici işlem ve davaya zemin hazırlarken, piyasa üzerinde ciddi bir ‘belirsizlik primi’ yarattı.
Bu ortaklık girişimi, Başkan Trump tarafından atanan yeni yönetimlerin SEC ve CFTC’de göreve başlaması sonrası iki kurumun ‘kripto dostu’ politika setini daha üst sıraya taşımasıyla paralel ilerliyor. Atkins, her iki kurumun da dijital varlıkların ‘menkul kıymet’ mi yoksa ‘emtia’ mı sayılacağına dair tanım ve sınıflandırma çalışmalarını eşgüdümlü biçimde yürüttüğünü ifade etti.
Piyasa yorumuna göre yorum bu teknik çalışma, ABD’de spot ve türev kripto ürün tasarımından borsa kotasyon süreçlerine, ihraç ve dağıtım modellerine kadar geniş bir alanı etkileme potansiyeline sahip. Özellikle kripto şirketleri açısından aynı iş modelinin kurumdan kuruma farklı yorumlanarak bambaşka düzenleyici yükler doğurduğu bir düzen, bugüne kadar büyük bir risk unsuru olarak görüldü. Bu yüzden ‘ortak bir standart’ getirilmesi, hem uyum maliyetlerini hem de iş planı risklerini azaltabilecek bir gelişme olarak okunuyor.
MOU’ya dayalı iş birliği sadece politika düzeyinde kalmayacak, aynı zamanda denetim ve yaptırım enforcement alanlarını da kapsayacak. Atkins, “Çifte düzenleyici rejime tabi duly regulated kurumlar için koordine edilmiş denetim planları standart uygulama olmalı” diyerek, “gizlilik ilkeleri korunmak kaydıyla, paylaşılan denetim sonuçlarının istisna değil kural haline gelmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu yaklaşım, kripto şirketlerinin federal denetim sistemine daha derin entegre oldukça daha sık ve kapsamlı incelemelerle karşılaşacağı gerçeğini kabul ediyor. Öte yandan SEC ve CFTC denetim takvimlerini koordine edip sonuçları paylaşırsa, şirketler benzer belgeleri tekrar tekrar sunmak veya aynı konu için birden fazla denetime girmek zorunda kalmayabilir. Sektör içinde, düzenleyici baskının artmasından bağımsız olarak, ‘prosedürel tekrarların azaltılması’nın piyasa verimliliğini artırabileceği yorumları yapılıyor yorum.
Atkins, iki kurumun yetki alanını aşan ‘süper uygulamalar super-app’ için de düzenleyici bir yol haritası oluşturmak istediklerini yeniden teyit etti. Teknoloji dünyasında süper uygulamaların, çok sayıda hizmeti tek ve akıcı bir arayüzde birleştirdiğini, kullanıcının bir işi tamamlamak için farklı sistemler arasında geçiş yapmadığını ve entegrasyonun perde arkasında görünmez biçimde yürüdüğünü anlattı.
Bu vizyon, cüzdan, ödeme, spot alım-satım, türev işlemler, kredi, staking gibi birçok fonksiyonu aynı ekrandan sunan yeni nesil kripto platformlarına işaret ediyor. Ancak işlevlerin tek çatı altında toplanması, düzenleyici yetki alanlarının da iç içe geçmesi anlamına geliyor. Bu nedenle SEC-CFTC iş birliğinin, gerçekten tutarlı bir lisanslama ve gözetim rejimine dönüşüp dönüşmeyeceği kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak bu MOU hamlesi, ABD kripto düzenlemelerinde yıllardır çözülemeyen ‘yetki çatışması’ sorununu kurumsal düzeyde yumuşatma girişimi olarak öne çıkıyor. Dijital varlıkların hukuki statüsüyle, gözetim ve yaptırım süreçleri netleştikçe şirketler kısa vadede daha fazla uyum yükü hissedebilir. Buna karşın, orta ve uzun vadede ‘belirsizliğin azalması’nın kurumsal sermaye girişini hızlandırarak kripto ekosisteminin büyümesi için daha elverişli bir zemin yaratabileceği değerlendiriliyor yorum.
Yorum 0