Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Orta Doğu Gerilimi Altın ETF’lerinden Çıkışı Hızlandırdı: Bitcoin(BTC) Spot Fonlarına Güçlü Para Girişi

Orta Doğu Gerilimi Altın ETF’lerinden Çıkışı Hızlandırdı: Bitcoin(BTC) Spot Fonlarına Güçlü Para Girişi / Tokenpost

Orta Doğu’daki gerilim tırmanırken Bitcoin(BTC) ve ‘altın’ piyasasında ilginç bir ayrışma yaşanıyor. Uzun süre aynı ‘güvenli liman’ sepetinde anılan bu iki varlık arasındaki korelasyon zayıflarken, fon akımlarında ‘dijital altın’ ile fiziki altın arasında net bir tercih ayrımı görülüyor.

JP Morgan, yatırımcılara gönderdiği son notta, İran merkezli çatışmaların alevlenmesinden sonra Bitcoin ile altın arasındaki hareket ilişkisinin belirgin biçimde bozulduğunu belirtti. Jeopolitik riskler arttığında genelde güvenli varlıkların birlikte yükseldiğine dikkat çeken banka, mevcut tabloda ise bu iki enstrümanın ‘zıt yönlerde’ fiyatlandığını vurguladı.

Bu ayrışmanın en net görüldüğü yer ‘ETF piyasası’. JP Morgan’a göre altın fonlarından çıkış yaşanırken, Bitcoin spot ETF’lerine güçlü girişler devam ediyor ve piyasanın risk algısı buna göre şekilleniyor.

JP Morgan’ın analizine göre tansiyonun belirgin biçimde yükseldiği 27’sinden sonra fon akımlarında keskin bir kırılma oluştu. Dünyanın en büyük altın ETF’si olan SPDR Gold Shares(GLD), bu dönemde yönetilen varlıklarının yaklaşık *%2,7’sine* denk gelen bir çıkış gördü. Buna karşılık BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust(IBIT) fonuna aynı dönemde, toplam varlıkların yaklaşık *%1,5’i* büyüklüğünde bir giriş gerçekleşti.

JP Morgan’da Nikolaos Panigirtzoglou(Nikolaos Panigirtzoglou) liderliğindeki ekip, “Yılın başında fon girişleri açısından altın ETF’leri öndeydi, ancak son haftalarda tablo tamamen tersine döndü” yorumunu yaptı. Orta Doğu kaynaklı gerilim dönemlerinde tarihsel olarak ‘klasik güvenli liman’ rolü altına atfedilse de, son veri seti yatırımcıların portföylerinde ‘altın yerine Bitcoin maruziyetini’ artırma eğiliminde olduğunu gösteriyor.

2024 başından bugüne kümülatif veriler de bu kaymayı doğruluyor. IBIT’e giren para miktarı, aynı dönemde GLD’ye yönelen fon girişinin yaklaşık iki katına ulaşmış durumda. Bu da borsada işlem gören ürünler tarafında ‘dijital altın’ olarak anılan Bitcoin’in ağırlığının hızlı biçimde büyüdüğüne işaret ediyor.

Buna karşın türev ürünler cephesinde daha temkinli bir tablo göze çarpıyor. JP Morgan, özellikle hedge fonların ‘doğrudan Bitcoin maruziyetini’ azaltmaya dönük adımlar attığını aktarıyor. Bankanın verilerine göre, çatışmaların tırmandığı tarihten sonra IBIT üzerinde açılan *kısa pozisyonlar* artarken, GLD’deki açığa satış miktarı geriledi.

Bu durum, fon akımlarının sadece ‘güvenli liman arayışı’ ile açıklanamayacağını, yatırımcı tipine göre değişen stratejilerin devreye girdiğini gösteriyor. Bireysel yatırımcılar ile kayıtlı finansal danışmanlar(RIA) tarafında Bitcoin, ‘dolar ile birlikte’ bir tür riskten kaçış enstrümanı olarak görülürken, ETF alımları bu algıyı destekliyor. Öte yandan kurumsal trading masaları ve hedge fonlar, artan petrol fiyatı ve makroekonomik oynaklığa karşı alt/üst koruma stratejileriyle daha dengeli bir yaklaşım benimsiyor.

Şu anda uluslararası petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, ‘riskli varlıklar’ genelinde baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Bitcoin opsiyon piyasasında ‘aşağı yönlü koruma’ için talebin yükselmesi de, kurumsal segmentin temkinli duruşunu yansıtan bir başka sinyal olarak yorumlanıyor. Yine de JP Morgan analistlerine göre, “altından çıkıp Bitcoin’e giren” para büyüklüğü beklenenin üzerinde.

Fiyat cephesinde ise Bitcoin görece sağlam duruşunu sürdürüyor. Savaş riskleri ve enflasyon endişelerine rağmen BTC, şu anda 70 bin dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor ve bu bölgeyi *kritik psikolojik eşik* olarak koruyor. ETF tarafındaki giriş ivmesinin sürmesi halinde piyasada bir sonraki önemli direnç 80 bin dolar bandı olarak öne çıkıyor. Bu bandın hacimli biçimde aşılması durumunda ‘tarihi zirve’ denemelerinin yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor.

JP Morgan, önceki raporlarında, oynaklık ayarlı değerleme kriterleri kullanıldığında Bitcoin’in altına kıyasla hâlâ ‘göreli olarak iskontolu’ sayılabileceğini not etmişti. Buna karşın küresel likiditenin daha da sıkılaşması halinde 64 bin dolar civarının önemli bir teknik destek olduğunu, 70 bin dolar seviyesinin kırılması durumunda ise artan açığa satışlarla birlikte kısa vadeli düzeltme baskısının belirginleşebileceğini belirtiyorlar.

Yatırımcılar artık sadece fiyat grafikleri değil, merkez bankalarının atacağı adımları da yakından izliyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yukarı itmesi durumunda, Fed’in ‘yüksek faiz’ politikasını daha uzun süre koruma ihtimali gündeme gelebilir. Bu senaryo, hem altının hem de Bitcoin’in ‘güvenli liman’ statüsünü sınayabilecek kritik bir makro test olarak öne çıkıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1