ABD Federal Mahkemesi, Custodia Bank’in ‘Fed Master Hesap’ Davasını Reddetti
ABD federal temyiz mahkemesi, Custodia Bank’in ABD Merkez Bankası(Fed) ‘master hesap’ erişimiyle ilgili açtığı davayı nihai olarak reddetti. Yaklaşık 5 yıldır süren hukuki süreç, mahkemenin Fed’in ‘takdir yetkisini’ açıkça tanıyan kararıyla fiilen sona ermiş oldu. ‘Custodia’, ‘Fed master hesap’, ‘dijital varlık bankacılığı’ ve ‘kripto şirketlerinin merkez bankası erişimi’ tartışmaları bu kararla yeniden alevlendi.
ABD 10. Daire Temyiz Mahkemesi, 7’ye 3 oyla Custodia’nın son temyiz başvurusunu incelememe kararı aldı. Karar, cuma günü (yerel saatle) yayımlanan gerekçeli metinle duyuruldu. Böylece Fed’in kime ‘master hesap(master account)’ vereceğine kendi ‘geniş takdir yetkisi’ çerçevesinde karar verebileceği bir kez daha netleşmiş oldu.
‘Master hesap’, bir finans kuruluşunun doğrudan merkez bankasında rezerv tutmasını ve Fed’in ödeme ve mutabakat sistemlerine doğrudan bağlanmasını sağlayan temel altyapı olarak görülüyor. Bu hesaba sahip olan kurumlar, ödemeleri başka bir ticari banka üzerinden geçmeden, doğrudan Fed sistemi içinde gerçekleştirebiliyor. ‘Bankalar için kritik altyapı’ olarak tanımlanan bu mekanizmaya erişim, özellikle *fintech* ve ‘dijital varlık’ odaklı bankalar için hayati önem taşıyor.
Custodia, 2020 yılının Ekim ayında Fed nezdinde ‘master hesap’ başvurusu yaptı. Başvurunun reddedilmesi üzerine banka, Fed’e karşı dava açtı. Custodia, ‘Para Kontrol Yasası(Monetary Control Act)’ kapsamında eyalet lisanslı bankaların da Fed hizmetlerine erişim hakkı bulunduğunu ve bu nedenle ‘master hesap’ erişiminin ‘yasal bir hak’ olduğunu savundu. Banka, ‘dijital varlık odaklı banka modeli’ için merkez bankası ödeme sistemine doğrudan erişimin zorunlu olduğunu, aksi halde rekabet edemeyeceğini vurguladı.
Ancak federal mahkemeler süreç boyunca ağırlıklı olarak Fed’in yanında durdu. Çeşitli aşamalarda verilen kararlar, Fed’in master hesap başvurularını değerlendirirken ‘geniş bir takdir yetkisine’ sahip olduğu yönünde oldu. Son temyiz kararında da “Fed’in tüm başvuruları otomatik olarak kabul etmek zorunda olmadığı, sistemik risk, uyum, gözetim ve denetim gibi unsurları dikkate alarak reddetme hakkı bulunduğu” yorumu öne çıktı. ‘Kripto bankacılığı’ ve ‘merkez bankası hesap erişimi’ kesişiminde yaşanan bu çekişme, şimdilik Fed lehine sonuçlanmış görünüyor.
Kaynaklar, 24’ünde (yerel saatle) mahkeme kayıtlarına yansıyan kararlara atıf yaparken, ‘Custodia kararı’ ABD’de kripto odaklı bankaların gelecekteki lisans ve altyapı stratejilerini de doğrudan etkileyecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. ‘yorum: Burada hem Fed’in siyasi ve hukuki baskılar altında hareket ettiği, hem de kripto dostu bankaların sistem dışında bırakılmak istendiği yönünde tartışmalar güçlenebilir.’
Kraken, Sınırlı Bir ‘Master Hesap’ Almayı Başardı
Custodia davasındaki ret kararı, kripto para borsası Kraken(Kraken) için alınan olumlu bir kararın hemen ardından geldi. Bu zamanlama, ‘kripto şirketlerine göreli olarak kapalı kapı mı, yoksa kontrollü ve sınırlı bir açılım mı yapılıyor?’ sorusunu gündeme taşıdı.
Kraken, 4 Mart’ta (yerel saatle) Kansas City Federal Rezerv Bankası(Federal Reserve Bank of Kansas City) tarafından onaylanan bir ‘master hesap’ ile Fed sistemine resmen bağlanan ilk büyük kripto platformu oldu. Ancak bu hesap, ‘tam kapsamlı banka hesabı’ niteliğinde değil. Kraken’e verilen erişim, Fed’in anlık ve büyük montanlı ödeme altyapısı olan ‘Fedwire’ sistemine sınırlı bağlantı sağlıyor. Yani Kraken, Fedwire üzerinden bazı ödemeleri doğrudan gerçekleştirebilecek; buna karşın geleneksel bankaların yararlandığı tüm Fed hizmetleri ve programlarına erişemeyecek.
Bu gelişme, piyasada ‘sınırlı merkez bankası hesabı’ ya da kamuoyunda öne çıkan ismiyle ‘*skinni master hesap*’ modelinin kripto şirketleri için yeni bir standart haline gelip gelmeyeceği tartışmasını başlattı. Bazı analistler, Fed ve diğer düzenleyicilerin ‘tam bankacılık lisansı ve tam master hesap’ vermek yerine, daha dar kapsamlı, kontrollü erişim modelleriyle kripto şirketlerini kademeli şekilde sisteme dahil etmeyi test ettiğini düşünüyor. ‘yorum: Kraken örneği, Custodia gibi dijital varlık bankası modellerine yönelik taleplerin tamamen reddedilmek yerine, regülatörün daha “ince ayarlı” çözümler aradığını da gösterebilir.’
Kripto sektörü için ‘Kraken’in sınırlı erişimi’ ile ‘Custodia’nın tam reddi’ arasındaki fark, ileride hangi iş modellerinin regülatör nezdinde daha kabul edilebilir görüleceğini anlamak açısından yakından izleniyor. Özellikle ‘saklama(bankacılık tipi custody)’, ‘ödeme hizmetleri’ ve ‘kripto platformu’ yapılarının, lisans ve master hesap rejimlerinde ayrı ayrı ele alınabileceği yorumları öne çıkıyor.
Karşı Oy: “Master Hesabın Reddedilmesi Bankaya Verilen Bir ‘İdam Cezası’”
Temyiz mahkemesindeki son kararda oy çokluğuyla Fed lehine hüküm verilirken, Yargıç Timothy Tymkovich(Timothy Tymkovich) sert bir karşı oy kaleme aldı. Tymkovich, master hesap erişimini modern bir banka için ‘fiilen temel altyapı’ olarak nitelendirdi ve bu erişimin olmamasını, “rekabet ortamında bankaya verilen bir ‘sağ kalmama kararı’” şeklinde yorumladı.
Yargıç, master hesap reddinin “bazı durumlarda bankaya ‘sağ kalamayacağı bir iş modeli’ dayatmakla eşdeğer olduğunu, bunun da ekonomik olarak ‘sağlam bir iş yapan kurumlar için dahi idam cezasına’ yakın bir sonuç doğurabileceğini” ifade etti. Özellikle dijital varlık odaklı, büyük ölçüde çevrimiçi ve küresel faaliyet gösteren kurumların, geleneksel bankalara aracı olarak bağımlı kalmasının, inovasyon ve maliyet açısından ciddi dezavantajlar yarattığını vurguladı.
Tymkovich ayrıca, Custodia’nın 2020’de başvurusunu ilk ilettiği dönemde Fed içerisinde yapılan değerlendirmede “kritik bir engel yok(no showstoppers)” yönünde bir iç değerlendirme bulunduğuna dikkat çekti. Bu iç değerlendirmeye rağmen daha sonra başvurunun reddedilmiş olmasını, Fed’in takdir yetkisini ‘öngörülebilir ve şeffaf kriterler’ çerçevesinde kullanmadığına dair bir işaret olarak değerlendirdi.
Karşı oy yazısında, Fed’in “tüm başvuruları geniş bir takdir yetkisiyle hiçbir objektif sınır olmaksızın reddedebileceği” görüşüne katılmadığını özellikle vurguladı. Ona göre, ‘master hesap’ gibi kritiklik düzeyi yüksek bir altyapıya erişim konusunda, idarenin takdir yetkisinin yargısal denetime daha fazla açık olması gerekir. ‘yorum: Bu bakış açısı, kripto yanlısı çevreler tarafından “gelecekte Yüksek Mahkeme’ye götürülebilecek bir argüman zemini” olarak da görülebilir.’
Fintech ve Kripto Şirketleri Arasında ABD Banka Lisansı Yarışı Kızışıyor
Custodia ve Kraken örnekleri tartışılırken, küresel fintech ve kripto şirketleri ABD’de banka lisansı alma yarışını hızlandırıyor. Son olarak İngiltere merkezli fintech şirketi Revolut(Revolut), ABD’de banka lisansı başvurusunu yeniden gündeme taşıdı.
Revolut, bu kez ABD Para Denetleme Ofisi(OCC) ve Federal Mevduat Sigorta Kurumu(FDIC) nezdinde ‘Revolut Bank US, N.A.(Revolut Bank US)’ adıyla yeni bir federal banka kurulumu için resmi başvuru yaptı. Lisansın onaylanması durumunda Revolut, ABD’nin 50 eyaletinde tek bir ‘federal gözetim ve düzenleme’ çerçevesi altında bankacılık faaliyetlerini yürütebilecek. Bu da, eyalet bazlı parça parça lisanslama süreçlerine göre çok daha verimli ve ölçeklenebilir bir büyüme imkânı anlamına geliyor.
Son dönemde Nubank(Nubank), Crypto.com(Crypto.com), Circle(Circle), Ripple(Ripple), BitGo(BitGo), Fidelity Digital Assets(Fidelity Digital Assets) ve Paxos(Paxos) gibi önde gelen dijital varlık ve fintech oyuncuları da ABD’de banka lisansı alma gündemiyle adından söz ettiriyor. Bu şirketler, ‘müşteri mevduatı kabul edebilme’, ‘ödeme sistemlerine doğrudan bağlanma’, ‘dijital varlık saklama hizmetlerini bankacılık çerçevesi içine taşıma’ gibi hedeflerle regülatörlerin kapısını çalıyor.
‘Kripto şirketlerinin doğrudan geleneksel finans altyapısına bağlanma’ hareketi genişledikçe, ABD düzenleyicilerinin hangi şirket tipine ne tür banka lisansı vereceği ve bu lisanslara hangi ‘master hesap’ veya ‘sınırlı merkez bankası erişimi’ haklarını bağlayacağı, piyasanın en yakından takip ettiği başlıklar arasında. Bazı uzmanlar, ‘tam bankacılık lisansı + tam master hesap’ yerine, ‘özel amaçlı bankalar(SPV, SPDI)’, ‘ödemeci bankalar’ ya da ‘sınırlı hizmet bankaları’ gibi ara modellerin öne çıkabileceğini belirtiyor.
Bu tablo, hem ‘Custodia Bank davası’ hem de ‘Kraken’in sınırlı master hesabı’ kararının, sadece tekil örnekler olmaktan çok daha fazlasını ifade ettiğini gösteriyor. ABD, küresel ‘dijital varlık ve kripto bankacılığı’ yarışında regülasyonun sınırlarını çizerken, kripto şirketlerinin ‘merkez bankası sistemine doğrudan erişim’ hayalinin ne ölçüde gerçekleşeceği önümüzdeki dönemde netleşecek.
Yorum 0