Bitcoin(BTC) 18’inde (yerel saatle) günün erken saatlerinde 75 bin 912 dolar seviyesine (yaklaşık 1 milyon 132 bin 300 lira) kadar yükseldikten sonra 74 bin 372 dolara (yaklaşık 1 milyon 109 bin 500 lira) geriledi. Gün içi dalgalanmadan daha kritik olan, son bir haftadır piyasaya hakim olan ‘risk on’ havası ve bu hareketin arkasındaki asıl itki gücünün ne olduğuna dair soru işaretleri.
CoinDesk’in aktardığına göre bitcoinin 75 bin doların (yaklaşık 1 milyon 118 bin 700 lira) üzerine çıkmasının temel nedeni ‘yeni alıcı dalgası’ değil, türev ürünler (özellikle opsiyon) tarafındaki pozisyon kapatma kaynaklı ‘arz-talep dengesi’ oldu. 60 bin dolar seviyesindeki büyük ölçekli put opsiyon pozisyonlarının tasfiye edilmesiyle, piyasa yapıcılar delta hedge (risk nötr duruma gelmek için spot alım) amacıyla spot bitcoin(BTC) almaya başladı ve bu süreç kısa vadeli sert yükselişi tetikledi.
Ancak bu yükselişin ivmesi kalıcı olmadı. Fiyat hızlı şekilde 74 bin 400 doların (yaklaşık 1 milyon 110 bin 200 lira) altına geri çekildi ve 2025 Nisan döneminde ‘destek’ olarak çalışan bölgenin yeniden ‘direnç’ olarak çalıştığı görüldü. Piyasanın bu seviyenin üzerinde agresif alıma geçebilmesi için opsiyon kaynaklı teknik hareketten ziyade ‘temel analiz tarafında yeni bir katalizör’e ihtiyaç olduğu sinyali öne çıkıyor.
Son bir haftadaki ralli sadece bitcoinle sınırlı kalmadı. Önde gelen birçok token son 7 günde en az yüzde 5 yükselerek, hareketin tüm piyasa geneline yayıldığını ortaya koydu. Ethereum(ETH) 2 bin 316 dolara (yaklaşık 345 bin lira) çıkarak yüzde 13,3 yükseldi. Ripple(XRP) 1,53 dolara (yaklaşık 2 bin 282 lira) ulaşarak yüzde 11 prim yaptı. Solana(SOL) ise 93,92 dolara (yaklaşık 14 bin lira) yükselerek yüzde 9,7 değer kazandı.
Dogecoin(DOGE) de 0,10 dolar (yaklaşık 149 lira cent karşılığı) seviyesine çıkarak yüzde 9,5 yükseldi ve yeniden ‘10 cent’ eşiğinin üzerine yerleşti. BNB 676 dolara (yaklaşık 1 milyon 10 bin lira) yükselerek yüzde 5 prim yaptı. CoinDesk bu süreci “İran savaşı tırmanmadan önceki dönemden bu yana görülen en ‘geniş tabanlı’ ve ‘sürekliliği olan’ ralli” olarak tanımladı. Bu tablonun, ‘aylardır en kritik’ ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı öncesinde yaşanması ise piyasada hem temkinli bir duruşu hem de beklenti yönlü iyimserliği güçlendiriyor.
Fiyat hareketleri kısa vadede opsiyon-delta hedge kaynaklı sert dalgalanma gibi görünse de, altta biriken kurumsal para girişi günden güne daha belirgin hale geliyor. CF Benchmarks analisti Mark Pilipczuk’un e-posta notuna göre, geçen hafta spot bitcoin(BTC) ETF’lerine yaklaşık 767 milyon dolar (yaklaşık 1 trilyon 144 milyar 200 milyon lira) net giriş oldu. Böylece üç haftadır üst üste net giriş görülürken, yıl başındaki ilk 5 haftada 3 milyar doların (yaklaşık 4 trilyon 474 milyar 800 milyon lira) üzerinde çıkış yaşanan döneme kıyasla net bir ‘trend dönüşü’ yaşandığı yorumları öne çıkıyor.
Bu rakamlar sadece alım miktarını ifade etmiyor. Spot bitcoin ETF’leri, geleneksel finans kurumları için ‘düzenlenmiş bir kanal’ üzerinden bitcoin(BTC) pozisyonu artırmanın ana yolu olarak görülüyor. Üç hafta üst üste pozitif seyreden bu tablo, kısa vadeli al-sat hareketinden çok ‘pozisyon yeniden inşası’ anlamına geldiği için, son dönemdeki yükselişin tek seferlik bir olay mı yoksa daha kalıcı bir trendin parçası mı olacağına dair önemli bir gösterge niteliğinde.
Bir diğer önemli başlık ise ‘altın-bitcoin yakınsama (convergence) trade’i. Mart ortası itibarıyla yıl başından bu yana altın ETF’si GLD yaklaşık yüzde 16 getiri sağlarken, bitcoin spot ETF’si IBIT yaklaşık yüzde 19 düşüş yaşamış ve aradaki fark açılmıştı. Ancak mart başından sonraki süreçte tablo hızla değişti. Bu dönemde bitcoinin altına karşı yüzde 13,2 oranında ‘outperform’ (göreceli üstün getiri) sağladığı ve farkı hızla kapattığı belirtiliyor.
İki varlık arasındaki korelasyon da farklılaştı. Bitcoin ve altın arasındaki 90 günlük korelasyon katsayısı son 6 ayda -0,27’den +0,29 seviyesine geldi. Bu hareket, şubat ayında etkisini kaybetmiş gibi görünen ‘dijital altın’ anlatısının yeniden güç kazandığı şeklinde yorumlanıyor. Başka bir deyişle, bitcoin(BTC)’i salt bir riskli varlık değil, ‘alternatif değer saklama aracı’ olarak gören sermayenin yeniden pozisyon alma ihtimali artıyor.
Piyasadaki odak, 18’inde başlayıp 19’unda (yerel saatle) tamamlanacak Fed toplantısına çevrilmiş durumda. CME FedWatch verilerine göre, politika faizinin yüzde 3,5–3,75 aralığında ‘sabit’ kalma ihtimali yüzde 95’in üzerinde fiyatlanıyor. Bu nedenle faiz kararı başlı başına ‘olay yaratıcı’ bir unsur olarak görülmüyor.
Asıl belirleyici unsurlar ‘nokta grafiği’ (dot plot) ve Jerome Powell’ın basın toplantısında vereceği mesajlar olacak. Uluslararası petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması ‘stagflasyon’ (büyüme zayıflarken enflasyonun yükselmesi) riskini artırırken, istihdam piyasasında zayıflama emareleri öne çıkıyor. Şubat ayında 92 bin istihdam kaybı olduğuna ilişkin veriler hâlâ piyasanın aklında taze ve Fed, enflasyonla istihdam arasındaki iki yönlü mandate’in zıt yönlere çektiği kritik bir denge noktasında bulunuyor.
Powell’ın bu gerilimi nasıl çerçeveleyeceği, mart sonuna kadar riskli varlıkların yönünü belirleyecek en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Türev piyasa kaynaklı kısa vadeli sıçramaların ötesinde, bitcoin(BTC) ve geniş altcoin piyasasındaki yükselişin ‘kalıcı bir trend’e dönüşüp dönüşmeyeceği ise büyük ölçüde Fed’den gelecek mesajlara ve kurumsal para girişinin sürüp sürmeyeceğine bağlı olacak.
Yorum 0