Mastercard’ın stablecoin altyapı şirketi BVNK’yi en fazla 1,8 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 6737 milyar won) bedelle satın alma kararı, küresel ödeme ağında ‘on-chain ödeme’ entegrasyonunu hızlandıran bir adım olarak görülüyor. Şirket, kart ödemelerinin güçlü olduğu B2C alanının ötesine geçerek, sınır ötesi para transferleri ve şirketler arası ödemeler gibi yüksek katma değerli uluslararası ödeme pazarında stablecoin kullanımını artırmayı hedefliyor.
Mastercard, 18’inde (yerel saatle), BVNK’nin teknolojisini kendi küresel ağına entegre ederek on-chain ödemeleri bağlayacağını açıkladı. Şirket, bu sayede sınır ötesi ödemeler, yurtdışı para gönderimi ‘remittances’ ve şirketler arası ödemeler ‘B2B’ gibi farklı kullanım alanlarını hayata geçirebileceğini belirtti.
BVNK, geleneksel itibari para tabanlı ödeme sistemleri ile blokzincir tabanlı işlemleri birbirine bağlayan bir altyapı sunuyor. Şirket müşterilerinin 130’dan fazla ülkede saniyeler içinde para transferi yapabilmesine imkân tanıyan bu altyapı, iş modelinin merkezinde yer alıyor. BVNK, kendi blogunda, Worldpay, Deel, Flywire gibi kurumların bu altyapıyı kullandığını ve yıllık işlem hacminin 30 milyar dolar (yaklaşık 4 trilyon 4562 milyar won) seviyesine ulaştığını açıkladı.
Yatırım bankası William Blair, bu anlaşmanın Mastercard’ın mevcut kart ağını tamamlayarak geleneksel finansal raylar ile blokzincir tabanlı rayları bir araya getiren ‘para hareketi seçeneklerini’ genişlettiğini değerlendirdi. Özellikle “Mastercard’ın BVNK alımı, stablecoin piyasasının B2C ödemelerden ziyade sınır ötesi ticarette daha büyük anlam taşıdığını yeniden gösteriyor” yorumunu yaptı ve “Kartların baskın olduğu tüketici ödemelerinin aksine, sınır ötesi ticarette stablecoin’in faydası çok daha belirgin şekilde öne çıkabilir” analizini paylaştı.
Bu satın alma, Mastercard’ın dijital varlık alanına son dönemde attığı adımlarla da uyumlu ilerliyor. Stablecoin’ler, dolar gibi mevcut finansal varlıkların değerine sabitlenmiş ‘dijital token’ niteliği taşıdığından, fiyat oynaklığı yüksek kripto paralara kıyasla ödeme ve mutabakat süreçleri için daha uygun araçlar olarak değerlendiriliyor. Son dönemde düzenleyici belirsizliğin bir miktar azalmasıyla birlikte, bankalar ve fintech şirketleri tokenleştirilmiş mevduatlar ile blokzincir tabanlı para transferi ve ödeme modellerini daha ciddi şekilde masaya yatırmaya başladı.
Mastercard, geçtiğimiz hafta ‘kripto ortaklık programını’ duyurarak dijital varlık ve ödeme sektöründe 85’ten fazla şirketi tek çatı altında toplayacağını, blokzincir teknolojisini küresel ticaret altyapısına daha doğrudan bağlamayı amaçladığını açıklamıştı. Mastercard’ın ürünlerden sorumlu üst yöneticisi CPO Jorn Lambert, “Zaman içinde çoğu finans kurumu ve fintech, dijital para hizmetleri sunuyor olacak” ifadelerini kullanırken, bu anlaşmanın “tokenleştirilmiş paranın faydalarını gerçek dünyaya taşımaya” katkı sağlayacağını vurguladı.
Piyasa verileri de bu tabloyu destekliyor. Mastercard, 2025’te stablecoin ödeme hacminin en az 350 milyar dolara (yaklaşık 519 trilyon 8900 milyar won) ulaşacağını öngördüğünü açıkladı. Düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte, ‘sınır ötesi para hareketlerinde’ stablecoin’lerin ödeme ve mutabakat için alternatif bir ray olarak konumlanma ihtimalinin güçlendiği yorumu yapılıyor.
Bu anlaşma, düzenleyici kurumların onayı gibi koşullara tabi olacak ve Mastercard, işlemin yıl içinde tamamlanmasını beklediğini belirtiyor. Öte yandan Coinbase, birkaç ay önce bir stablecoin girişimini yaklaşık 2 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 9708 milyar won) bedelle satın almak için görüşmeler yürütmüş ancak bu süreç sonuçsuz kalmıştı. Coinbase, o dönemde görüşmelerin neden başarısız olduğuna dair ayrıntı paylaşmamıştı.
BVNK’nin satın alınması, stablecoin’lerin yatırım ve al-sat odaklı bir varlık sınıfı olmanın ötesine geçerek uluslararası ödeme altyapısındaki rekabetin tam merkezine yerleştiğini gösteren bir sinyal niteliği taşıyor. Kart ağlarının bugüne kadar hakim olduğu ödeme pazarında Mastercard, blokzincir temelli rayları doğrudan geleneksel altyapıya bağlamaya hazırlanırken, önümüzdeki dönemde bankalar, fintech şirketleri ve ödeme kuruluşları arasında stablecoin’in ticarileştirilmesine yönelik rekabetin belirgin biçimde hızlanacağı öngörülüyor.
Yorum 0