Kripto sektörü, ABD Senatosu’nda görüşülen ‘Dijital Varlık Piyasası Açıklığı Yasası(Digital Asset Market Clarity Act, kısaca ‘klarity yasası’)’na ilişkin yeni değişiklik metnini ilk kez görse de, özellikle ‘stablecoin ödülleri (getiri)’ konusunda kullanılan ifadelerin hem aşırı dar hem de muğlak olduğu eleştirisi öne çıkıyor. Özellikle ‘stablecoin faizi’ şeklinde yorumlanabilecek yapılara sert şekilde set çekilirken, hangi tür ödül programlarının yasal çerçevede kalacağı konusunda ciddi soru işaretleri dile getiriliyor.
Değişiklik metni, senatör Angela Alsobrooks(Angela Alsobrooks) ve Thom Tillis(Thom Tillis) tarafından geçtiğimiz cuma günü (yerel saatle) kamuoyuna açıklandı. Metnin merkezinde, stablecoini ‘sadece elde tutma’ karşılığında kullanıcılara ödenen getiri ya da ödüllerin yasaklanması yer alıyor. Ayrıca, bu tür programların herhangi bir biçimde banka mevduatıyla ‘eşdeğer’ görünecek ya da o şekilde işlev görecek yapıda olmasına da sınır getiriliyor. Bunun yanı sıra, teorik olarak izin verilebilecek diğer faaliyetler için de ek kısıtlamalar dikkat çekiyor. Ancak kullanıcı ‘faaliyetlerine dayalı’ ödül mekanizmalarının hangi kriterlere göre değerlendirileceği açık biçimde tanımlanmadığı için, sektörde belirsizlik ve tedirginlik artmış durumda.
Sektör temsilcilerinin, 24’ünde (yerel saatle) Washington DC’deki Kongre binasında gerçekleştirilen kapalı kapılar ardındaki bir değerlendirme toplantısında revize edilen hükümleri ilk kez incelediği bildirildi. Bu hamle, Senato Bankacılık Komitesi(Banking Committee) tarafından yapılacak oturumun önündeki engelleri kaldırma girişimi olarak yorumlanıyor. Bankacılık sektörü, stablecoin ödül programlarının ‘faiz ödeyen mevduata’ benzeyen bir görüntü oluşturmaması gerektiğini uzun süredir güçlü şekilde savunuyordu. Gerekçe olarak da, bu tür ‘mevduat alternatifi’ ürünlerin büyümesinin, bankaların fonlama yapısını ve kredi verme kapasitesini zayıflatma riski göstermesi öne sürülüyor.
Ortaya çıkan uzlaşma hattı, ‘bakiyeye dayalı’ getirilerin engellenmesi; buna karşılık, kullanıcıların belirli ‘faaliyetlerine’ bağlı ödül programlarının daha esnek karşılanması yönünde şekilleniyor. Yani, stablecoini ne kadar süre ve ne kadar tutar ile elde bulundurulduğuna göre faiz benzeri getiri sağlanmasının önü kapatılmak istenirken, ödeme, havale ve alım-satım gibi işlemler üzerinden puan ya da ödül sunulabilecek daha dinamik modellerin önüne tamamen set çekilmemesi amaçlanıyor. Böylece, banka mevduatına benzer ‘sabit getirili’ bir görüntü oluşma olasılığı minimize edilmeye çalışılıyor.
Klarity yasası için, geçen yıl Temsilciler Meclisi’nden geçen benzer bir tasarı ile Senato Tarım Komitesi(Agriculture Committee) marifetiyle ‘markup’ (değişiklik ve oylama) sürecini tamamlayan farklı bir versiyon da bulunuyor. Ancak Senato Bankacılık Komitesi, metnin ‘nihai birleşik hali’ne kavuşarak Senato genel kurul oylamasına gitmesi için kritik bir eşik olarak görülüyor. Sektörün, son değişiklik metnine bu kadar hassas yaklaşmasının nedeni de buradan kaynaklanıyor: Bankacılık Komitesi eşiğinin nasıl geçileceği, ABD dijital varlık piyasasının hangi hız ve kapsamda resmen düzenlenmiş finansal sistemin parçası olacağını fiilen belirleyebilir.
Stablecoin getirilerine ilişkin tartışma bir noktada yatışsa bile, farklı alanlarda pürüzler sürüyor. Öne çıkan başlıklardan biri, merkeziyetsiz finans(DeFi) ekosisteminin denetim kapsamı. Demokrat Parti kanadı, DeFi platformlarında ‘yasadışı fon’ ve ‘kara para aklama’ riskini azaltacak güvenlik ve raporlama mekanizmalarının zayıflayabileceği endişesini sürekli dile getiriyor. Buna karşın sektör temsilcileri, aşırı sıkı gözetim ve uyum yükümlülüklerinin ‘yenilikçilik’ ve ‘açık finans’ ilkelerini zedeleyerek ABD’nin teknoloji rekabetçiliğini zayıflatacağı görüşünde.
Bir diğer kritik tartışma başlığı, ‘üst düzey kamu görevlilerinin kripto endüstrisinden şahsi çıkar elde etmesini yasaklayan’ hüküm. Demokratlar, kıdemli devlet görevlilerinin kripto sanayisi üzerinden kişisel kazanç sağlamasının net biçimde yasaklanması gerektiğini savunuyor. Washington çevrelerinde, bu yaklaşımın Başkan Trump’ı doğrudan hedef alan bir düzenleme olabileceği yönündeki ‘yorum’ giderek daha yaygın şekilde dillendiriliyor.
Sektör temsilcileri, geçen yıl kabul edilen ve stablecoin düzenlemesi alanında ilk büyük federal çerçeve olarak görülen ‘Genius Yasası(GENIUS Act)’nı, ‘kripto piyasalarının kurumsallaşmasında kapı aralayan’ bir dönüm noktası olarak değerlendirmişti. Genius yasası, ağırlıklı olarak stablecoin odaklı ‘ilk adım’ olarak görülürken; piyasa altyapısını daha geniş açıdan ele alan klarity yasası, düzenleyici boşlukları kapatma yolunda ‘ikinci aşama’ niteliğinde algılanıyor.
Klarity yasasının nihai olarak yasalaşması halinde, bugüne kadar düzenleyici belirsizlik nedeniyle ABD pazarına temkinli yaklaşan kurumsal yatırımcılar ve büyük ölçekli şirketler açısından tablo değişebilir. Dijital varlık ekosisteminde, “ABD finans sisteminin içinde kripto iş modellerinin hukuki koordinatları netleştiği anda, sermaye ve nitelikli geliştirici akışı kayda değer ölçüde hızlanacak” yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor. Bununla birlikte, stablecoin ödüllerine dair yeni metnin, ‘yenilikçi ürün ve hizmetleri’ gereğinden fazla sınırlayan bir çerçevede sabitlenmesi durumunda, bu potansiyelin önemli ölçüde törpülenebileceği yönünde ‘yorum’ yapanların sayısı da hızla artıyor.
Yorum 0