Küresel çok satan yazar Robert Kiyosaki(Robert Kiyosaki), bir kez daha ‘*küresel ekonomi çöküşü*’ olasılığına dikkat çekti. Enflasyon, borç yükü ve enerji gerilimlerinin aynı anda tırmanmasıyla birlikte ‘*mükemmel fırtına*’nın fiilen yaşandığını savunuyor.
Kiyosaki, son günlerde sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı değerlendirmede, bugünkü ekonomik krizin köklerinin onlarca yıl önceki yapısal değişimlere uzandığını öne sürdü. Özellikle 1974 yılını bir dönüm noktası olarak işaret eden yazar, bu tarihten itibaren dolar sistemi ve emeklilik yapısının kökten değiştiğini, bugün görülen sarsıntıların da o dönemin birikmiş sonuçları olduğunu dile getirdi.
Kiyosaki’nin dikkat çektiği ilk büyük değişim, doların ‘*petrodolar*’ sistemine geçişi. Altın yerine petrol temelli bir yapının yerleşmesiyle, doların değerinin enerji piyasalarına daha sıkı bağlandığını belirtiyor. Bu dönüşümün, günümüzde yaşanan enerji çatışmalarını doğrudan finansal istikrarsızlığa bağlayan bir zemin oluşturduğunu savunuyor.
Nitekim son dönemde uluslararası petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik gerginlikler, enflasyon baskısını belirgin biçimde artırmış durumda. Kiyosaki, bu tabloyu “enerji çatışmaları yeniden küresel ekonomiyi sarsıyor” sözleriyle yorumluyor.
İşaret ettiği ikinci önemli kırılma ise 401(k) tipi, bireysel sorumluluğa dayalı emeklilik modellerinin yaygınlaşması. Kiyosaki’ye göre bu sistem, şirketlerin ve devletin emeklilik yükünü bireylere devretti. Bu nedenle milyonlarca kişi, yeterli emeklilik birikimi olmadan piyasa dalgalanmalarına açık hale geldi ve ‘*emeklilik güvencesi*’ ciddi biçimde zayıfladı.
Kiyosaki, bugünkü tabloyu ‘*çoklu kriz*’ olarak nitelendiriyor. Emeklilik fonlarının yetersizliği ve sosyal güvenlik sistemlerine yönelik baskıya, yükselen enerji fiyatları ve genel yaşam maliyeti artışı ekleniyor. Özellikle gıda ve yakıt gibi zorunlu harcamalardaki şişme, hem emeklilerin hem de orta sınıfın bütçesini giderek daha fazla zorluyor.
Yazara göre birbiriyle bağlantılı bu krizler aynı anda patlak veriyor ve “*mevcut finansal yapıya*” tek başına güvenmek riskli hale geliyor. Bu noktada Kiyosaki, çözüm olarak ‘*gerçek varlıklar*’ı öne çıkarıyor. Altın ve gümüşle birlikte Bitcoin(BTC) de onun için temel ‘değer saklama araçları’ arasında.
Kiyosaki, özellikle Bitcoin(BTC) konusunda “merkeziyetsiz yapısı, sınırlı arzı ve hükümet kontrolünden görece bağımsız oluşu” gibi özellikleri vurguluyor ve bu kripto parayı geleneksel finans sistemine karşı ‘*alternatif bir varlık*’ olarak konumlandırıyor.
Buna karşın sunduğu yaklaşımı kesin ve tek çözüm olarak lanse etmiyor. “Sadece geleneksel sisteme bel bağlamak hata olabilir” diyerek, değişen koşullar karşısında ‘*çeşitlendirilmiş bir varlık dağılımı*’nın öneminin altını çiziyor.
Kiyosaki’nin uyarıları uzun süredir tekrarlandığı için ‘yorum’ bazı çevrelerde abartılı ya da aşırı kötümser bulunuyor yorum. Ancak enflasyon endişelerinin canlandığı, enerji piyasalarındaki oynaklığın arttığı mevcut konjonktürde bu çıkışların, hem geleneksel yatırımcıların hem de kripto para piyasası katılımcılarının temkinini artırdığı görülüyor.
Yorum 0