Hafta sonu boyunca yaklaşık 2억 9200만 dolar (yaklaşık 4.286억 won) büyüklüğünde bir ‘해킹’ olayı yaşandı ve 디파이(DeFi) piyasası sert şekilde sarsıldı. 이더리움(ETH) tabanlı türev token ‘rsETH’ etrafında ortaya çıkan ‘yapısal zafiyet’, başta 에이브(AAVE) olmak üzere büyük ‘kredi protokolleri’ne yayılırken, piyasa genelinde güven endişesi büyüyor.
Bu saldırının, 켈프(Kelp) tarafından çıkarılan rsETH tokeni ile ‘blok zincirler arası varlık transferi’를 sağlayan ‘브리지’ yapısını hedef aldığı değerlendiriliyor. Saldırganın, herhangi bir gerçek ‘teminat’ göstermeden rsETH’yi büyük miktarda bastığı, ardından bu tokenleri ‘teminat’ gibi göstererek gerçek 이더리움(ETH) borç aldığı ve piyasadan ‘likidite’ çektiği düşünülüyor. Çalınan varlıkların önemli bir bölümü, 디파이 ekosisteminin en büyük kredi platformlarından biri olan 에이브(AAVE) üzerinden dışarı çıkarıldı.
렛저 CTO’su 샤를 기이예메, saldırının ‘레이어제로 브리지’ bileşenlerini hedef aldığını belirtiyor. Genel olarak 브리지 yapıları, bir blok zincirinde varlıkları ‘kilitleyip’, başka bir zincirde aynı değerde token basmaya dayanıyor ve bu süreç büyük ölçüde ‘doğrulayıcı(oracle)’ mekanizmasına güveniyor.
Sorun ise 켈프 tarafında ‘tek imzalı doğrulama’ yapısının kullanılmasıydı. Yani tüm onay ve doğrulama süreçleri ‘tek bir otorite’ üzerinden yürüyordu. Saldırganın, bu yetkiyi ele geçirdiği veya kötüye kullandığı ve hiçbir gerçek teminat olmadan rsETH’yi ‘sınırsız basabildiği’ anlaşılıyor. Daha sonra bu sahte şekilde üretilen rsETH, 에이브(AAVE) üzerinde ‘teminat’ olarak yatırıldı ve buradan yüklü miktarda 이더리움(ETH) borç alındı.
커브 파이낸스 kurucusu 마이클 이고로프, “tek bir otoriteye bel bağladığınızda, şu an gördüğümüz türden olaylar kaçınılmaz olur” yorumunda bulundu. Sonuç olarak protokolde, ‘nakde çevrilmesi zor’ varlıklar teminat olarak kalırken, ‘çekirdek ve likit varlıklar’ sistemden çekilmiş durumda.
Bu olay, basit bir 해킹 olmanın ötesine geçip piyasa geneline yayılan bir şok dalgası yarattı. 에이브(AAVE) tarafında saldırının ardından yaklaşık 6 milyar dolar (yaklaşık 8조 8.060억 won) tutarında varlık sistemden çıkış yaptı. AAVE token fiyatı ise 24 saat içinde yaklaşık %15 geriledi.
Bazı 디파이 platformlarının şu anda ‘gerçek değeri tartışmalı teminatlar’ ve ‘tahsili zor alacaklarla’ baş başa kaldığı belirtiliyor. Kullanıcıların hızla fon çekmesi, ‘디파이 versiyonu bir 뱅크런’ olasılığını gündeme taşıyor. ‘yorum: Klasik finans sisteminde banka hücumuna benzer, kitlesel fon çekme paniği durumu’
Özellikle bu saldırı, sadece birkaç hafta önce gerçekleşen ‘솔라나(Solana) tabanlı 디리프트(Drift) 2억 8500만 dolar 해킹’ olayının hemen ardından geldi. Arka arkaya yaşanan bu vakalar, yaklaşık 900억 dolar büyüklüğündeki 디파이 piyasasının geneline yönelik ‘güven sorununu’ derinleştiriyor.
Soru işaretlerinin odaklandığı asıl nokta, ‘doğrulama sisteminin’ nasıl devre dışı kaldığı. Söz konusu yapı, 레이어제로(LayerZero) ‘resmi node’ altyapısını kullanıyordu. Ancak bunun doğrudan bir ‘해킹’ mi olduğu, bir ‘konfigürasyon hatası’ mı yaşandığı, yoksa ‘kimlik doğrulama sürecinin kandırılması’ sonucu mu gerçekleştiği henüz netleşmiş değil.
Saldırganın kimliği hala tespit edilemedi. Yine de sektör içindeki genel kanaat, bu operasyonun ‘üst düzey teknik kabiliyete sahip bir ekip’ tarafından planlandığı yönünde.
Uzmanlar, bu son saldırının 디파이 ekosisteminde uzun süredir tartışılan ‘bağlantısallık riski’ni yeniden gündeme getirdiğini düşünüyor. Bir protokoldeki tek bir ‘zayıf halka’nın, çok kısa sürede pek çok protokole bulaşabildiği bir yapı eleştiriliyor. Özellikle ‘varlıklar arası risk paylaşımına dayalı kredi mekanizmaları’ ve ‘yeni varlık listeleme süreçlerindeki eksik denetimlerin’ zararı büyüttüğü belirtiliyor.
Bununla birlikte, sektörde bazı isimler yaşananların ‘uzun vadede yapısal reform’ için fırsat olabileceğini savunuyor. ‘yorum: Geçmişte de büyük saldırıların, güvenlik ve tasarım tarafında köklü güncellemelere yol açtığı hatırlatılıyor’ Sistemlerin, tekrarlanan saldırılarla ‘evrim geçirdiği’ vurgulanıyor.
Yine de kısa vadede 디파이 piyasasına duyulan güvenin zedelenmesi kaçınılmaz görünüyor. Bazı analistler, 2026 yılının ‘해킹 kaynaklı zararlar açısından en kötü yıl’ olabileceği uyarısında bulunurken, piyasanın genelinde ‘risk algısı’ ve ‘tedbir arayışı’ belirgin şekilde artmış durumda.
Yorum 0