글obal likiditenin yeniden sert biçimde daralabileceğine dair bir uyarı geldi. Bu durum, kısa vadede Bitcoin(BTC) için ‘yükseliş alanı’ üzerinde baskı yaratabilir. Ancak uzmanlara göre doğru ‘politika’ adımları gelirse, orta-uzun vadeli ‘tepki yükselişi’ senaryosu hâlâ masada duruyor.
Hilbert Group(HILB) yatırım şirketinin ‘baş yatırım sorumlusu’ Russell Thompson(Russell Thompson), son raporunda “İran çevresindeki jeopolitik gerilim hızlı biçimde çözüme kavuşsa bile, dışsal ‘politika desteği’ olmadan riskli varlıklardaki ralli uzun süre devam edemez” değerlendirmesini yaptı. Thompson, bazı finansal alanların ‘rezerv vade programı(RMP)’ sonrası göreli bir ‘istikrar’ kazandığını, buna rağmen genel ölçekte yüzde 20–25’e varan bir ‘likidite sıkılaşması’nın yaklaştığını vurguladı.
Bitcoin tarafında bu likidite daralmasının ‘kısa vadeli baskı’ yaratabileceği belirtiliyor. Thompson’a göre son 6 ayda Bitcoin fiyat hareketleri büyük oranda ‘makro faktörler’ tarafından belirlendi. Bitcoin, 2025 Ekim’inde 126.000 dolar (yaklaşık 1,85 milyar won) seviyesini aşarak ‘tüm zamanların en yüksek seviyesi’ne çıktıktan sonra düşüş trendine girdi. 2026 Şubat’ında ise fiyat 63.000 dolar (yaklaşık 92,7 milyon won) civarına kadar gerileyerek zirveye kıyasla yaklaşık yüzde 50 değer kaybetti. Bu süreçte ETF’lerden ‘sermaye çıkışı’ hızlanırken, ‘riskten kaçış’ iştahı da güçlendi ve Bitcoin, hisse senetlerine göre görece zayıf bir performans sergiledi.
Şu anda Bitcoin yaklaşık 75.600 dolar (yaklaşık 111,2 milyon won) seviyesinde işlem görüyor. Sert düşüş evresinden çıkılmış olsa da, henüz ikna edici bir ‘yukarı yönlü trend’ oluşmuş değil ve piyasa daha çok ‘kırılgan bir denge bölgesinde’ dalgalanıyor.
Thompson, önümüzdeki dönemde piyasanın yönünü belirleyecek ana unsurun ‘ABD politika hamleleri’ olacağını düşünüyor. Raporda öne çıkan olası adımlar arasında ‘tamamlayıcı kaldıraç oranı(SLR)’ kurallarında gevşeme, ‘Hazine genel hesabı(TGA)’ üzerinden piyasalara ek nakit salınımı ve ABD Merkez Bankası(Fed) tarafından ‘faiz indirimi’ ihtimali sayılıyor. SLR, büyük bankaların tutması gereken asgari sermaye oranını tanımlıyor; bu oranın gevşetilmesi, bankaların piyasaya daha fazla ‘kaynak aktarma’ kapasitesine sahip olması anlamına geliyor. TGA ise ABD Hazine Bakanlığı’nın nakit hesabı konumunda ve bu hesaptan yüksek hacimli ‘nakit çıkışı’ sağlanması, finans sistemine doğrudan ‘likidite enjeksiyonu’ etkisi yaratabiliyor.
Thompson, piyasanın çoğu zaman yalnızca Fed’i ‘likidite sağlayıcı’ olarak gördüğünü, oysa ABD Hazine Bakanlığı’nın da gerektiğinde son derece ‘güçlü bir likidite kaynağı’ rolü üstlenebileceğinin altını çizdi.
Orta-uzun vadede ise daha pozitif unsurlar da öne çıkıyor. Thompson, yaz aylarından önce başlıca kripto para regülasyonlarının ‘hukuki çerçevesinin netleşmesi’ ihtimaline dikkat çekiyor. Böyle bir adımın, kripto varlık piyasasında ‘güven duygusunu’ yeniden güçlendirebileceği düşünülüyor. Diğer yandan ‘istihdam piyasasında yavaşlama’, ‘özel sektör kredi piyasasında stres artışı’ ve ‘yüksek enerji fiyatları’ gibi faktörler, büyüme üzerinde baskı oluşturarak sonuçta daha belirgin bir ‘enflasyon yumuşaması(disinflasyon)’ ortamı yaratabilir. Bu tablo, Fed’in para politikasında ‘daha gevşek bir duruş’ benimsemesini kolaylaştırabilecek bir arka plan sunuyor.
Thompson, genel görünümü “kısa vadede baskı, yıl sonuna doğru yukarı yönlü potansiyel” şeklinde özetliyor. Ona göre Bitcoin, yaklaşan likidite daralmasından olumsuz etkilense bile, doğru ‘politika karışımı’ ve likidite koşullarının yeniden iyileşmesiyle birlikte yıl sonuna kadar ‘anlamlı biçimde daha yüksek bir seviyeye’ yerleşebilir. Uzun vadede ise küresel likiditede olası ‘dip noktasının’ 2027 civarında şekillenmesi hâlinde, Bitcoin için yeni ‘tüm zamanların en yüksek seviyesi’nin de kapısının aralanabileceği öngörülüyor.
Yorum 0