Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bitcoin(BTC) ve altcoin’lerde düzeltme sürse de piyasa dayanıklılığı korunuyor

Bitcoin(BTC) ve altcoin’lerde düzeltme sürse de piyasa dayanıklılığı korunuyor / Tokenpost

2026’nın ilk aylarında küresel finans piyasaları makroekonomik gelişmeler ve jeopolitik risklerle sert şekilde dalgalandı. Kripto para piyasası da bu baskıdan kaçamadı. TokenPost ve Kaiko Research verilerine göre, Bitcoin(BTC) başta olmak üzere büyük dijital varlıklar para politikası beklentileri, Orta Doğu’daki gerilim ve değişen risk iştahı nedeniyle düzeltme yaşadı. Buna rağmen piyasa derinliği ve türev göstergeleri, piyasadaki ‘dayanıklılığın’ korunduğuna işaret etti.

TokenPost’ta yayımlanan ve Kaiko Research analisti Thomas Probst’a dayandırılan değerlendirmeye göre, inceleme 2026’nın 1 Ocak ile nisan ortası arasındaki dönemi kapsıyor. Çalışmada farklı varlıkların getiri performansı, korelasyon yapısı, oynaklık seviyesi, spot likidite ve sürekli vadeli işlemlerdeki açık pozisyon eğilimleri birlikte ele alındı. Rapora göre bu dönemde piyasayı yönlendiren iki ana unsur, ABD Merkez Bankası(Fed) beklentilerindeki değişim ve jeopolitik şoklar oldu. Özellikle 30 Ocak’ta Kevin Warsh’ın bir sonraki Fed başkanı olarak aday gösterildiği haberi, zaten zayıflamış olan riskli varlık iştahını daha da baskıladı.

Varlık performansları aynı dönemde belirgin şekilde ayrıştı. Bitcoin(BTC), geleneksel varlıklara kıyasla görece zayıf bir görünüm sergilerken, hisse senedi piyasasının önde gelen göstergelerinden SPX daha dengeli kaldı. Altın ise güvenli liman talebiyle pozitif bölgede kalmayı başardı. Petrol tarafında ise Orta Doğu’daki çatışmaların şiddetlenmesi sonrası yaklaşık yüzde 60’lık sıçrama görüldü. Bu tablo, yılın başında fiyatlamaların kriptoya özgü anlatılardan çok makroekonomik baskılar ve jeopolitik risklerle şekillendiğini ortaya koydu.

Bitcoin(BTC)’in piyasa içindeki konumunda da dikkat çekici bir değişim yaşandı. Kaiko Research verilerine göre mart ortasından sonra Bitcoin(BTC) ile SPX arasındaki 30 günlük hareketli korelasyon belirgin biçimde pozitife döndü. Bu durum, Bitcoin(BTC)’in bağımsız bir varlık gibi değil, makro koşullara duyarlı bir risk varlığı gibi işlem gördüğünü gösterdi. ABD PMI gibi ekonomik göstergelerin büyüme sinyali vermesi ve İran bağlantılı jeopolitik sarsıntının nispeten hızlı biçimde sindirilmesi, Bitcoin(BTC)’teki toparlanmanın da yeniden güçlenen risk iştahıyla birlikte gerçekleştiğine işaret etti.

Altın ile ilişki tarafında ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Mart ortasında Bitcoin(BTC) ile altın arasındaki korelasyon negatife döndü. Bunun temel nedeni, Bitcoin(BTC) toparlanırken altının zayıf seyretmesiydi. Bu değişim, ilk şok sonrasında yatırımcıların savunmacı varlıklardan büyüme ve risk hassasiyeti yüksek araçlara yöneldiğini gösterdi. Ancak nisan ayında iki varlık arasındaki korelasyon yeniden pozitif alana geçti. Böylece farklı işlevlere sahip varlıklar arasındaki ayrışma bir miktar azaldı.

Oynaklık verileri de piyasa yapısındaki toparlanmaya dair önemli sinyaller verdi. Bitcoin(BTC)’in 30 günlük hareketli oynaklığı nisan ayına kadar yüzde 47’den yüzde 39’a geriledi. Fiyatlarda düzeltme sürmesine rağmen piyasanın şok emme kapasitesinin arttığı ve toparlanmanın daha düzenli bir zeminde ilerlediği görüldü. Petrol cephesinde ise aynı dönemde oynaklık yüzde 35 seviyesinden yüzde 100’ün üzerine çıktı. Bunun arkasında Orta Doğu’daki arz belirsizliği ve Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler yer aldı.

Kripto para piyasasının geneline bakıldığında baskının yalnızca Bitcoin(BTC) ile sınırlı kalmadığı görüldü. Ethereum(ETH), Ripple(XRP) ve Solana(SOL) da ocak sonu ile şubat başı arasında sert düşüş yaşadı. Her varlığın kaybı farklı ölçekte olsa da genel yön aynıydı. Şubat ortasından sonra ise daha geniş çaplı bir dengelenme süreci başladı. Bitcoin(BTC) bu aşamada daha güçlü bir toparlanma sergilese de asıl önemli nokta, piyasanın sert satışların ardından çöküşe gitmemesi ve bir ‘konsolidasyon’ sürecine girmesi oldu.

Spot piyasadaki likidite de beklentilerden daha sağlam kaldı. Rapora göre yüzde 1 piyasa derinliği, ocak sonu ile şubat başı arasında büyük varlıklarda geçici olarak gerilese de kalıcı bir likidite kuruması yaşanmadı. Örneğin Ethereum(ETH)’un ortalama yüzde 1 piyasa derinliği 1 Ocak’ta 3,16 milyon dolar düzeyindeyken ocak sonunda 2,10 milyon dolara kadar indi. Buna karşın nisan ortasında 3,21 milyon dolara toparlandı. Bu veri, fiyat şokuna rağmen alış ve satış kotasyonlarına dayalı piyasa kalitesinin hızlı biçimde normale döndüğünü gösterdi.

Türev piyasasında ise spekülatif pozisyonların tasfiyesi daha net hissedildi. Bitcoin(BTC)-Tether(USDT) ve Ethereum(ETH)-Tether(USDT) sürekli vadeli işlemlerinde açık pozisyon miktarı sert biçimde azalırken, şubat başında işlem hacminde güçlü sıçrama görüldü. Bu durum, geniş çaplı tasfiyelerin yaşandığına işaret etti. Sonraki süreçte işlem hacmi normal seviyelere dönerken açık pozisyonlar kademeli biçimde yeniden arttı. Bitcoin(BTC)-Tether(USDT) kontratlarında açık pozisyon miktarı 1 Ocak’ta 5,05 milyar dolardan 3,27 milyar dolara kadar geriledi, ardından nisan ortasında 4,62 milyar dolara yükseldi. Bu tablo, aşırı kaldıraç temizlendikten sonra piyasa katılımının yeniden toparlandığını gösterdi.

Genel tablo, kripto para piyasasının dış şoklara karşı hâlâ kırılgan olduğunu ancak iç yapısının geçmişe göre daha olgun hale geldiğini ortaya koyuyor. Makroekonomik gelişmeler ve jeopolitik riskler fiyat yönünü belirlemeye devam etse de piyasa derinliğindeki toparlanma, oynaklıktaki düşüş ve açık pozisyonlardaki normalleşme, temel yapının korunduğunu düşündürüyor. Thomas Probst da bu değişimin kripto piyasasında ‘kademeli toparlanmanın’ erken işareti olabileceğini belirtiyor. Ancak analiste göre önümüzdeki haftalarda bu görünümün ek verilerle doğrulanması gerekecek.

Sonuç olarak 2026’nın başında kripto para piyasasının yönünü belirleyen ana başlıklar sektör içi gelişmelerden çok makroekonomi ve jeopolitik oldu. Buna rağmen Bitcoin(BTC) ve büyük altcoin’ler, ilk darbenin ardından görece hızlı biçimde dengelendi. Likidite ve pozisyonlanma göstergelerindeki iyileşme de bu tabloyu destekledi. Bu da kripto para piyasasının kısa vadeli baskılara rağmen yeni işlem koşullarına uyum sağlama kapasitesini koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde asıl soru, mevcut ‘dayanıklılığın’ kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceği olacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1