Bitcoin(BTC), Orta Doğu’daki ‘jeopolitik risk’ nedeniyle 80 bin dolar üzerindeki yükseliş ivmesini koruyamadı ve yeniden geri çekildi.
4’ünde (yerel saatle), Asya seansı sonlarına doğru Bitcoin, gün içi zirve olarak 80 bin 594 dolara (yaklaşık 1,1880 milyon won) kadar yükseldikten sonra yaklaşık 1500 dolar gerileyerek 79 bin 74 dolara (yaklaşık 1,1647 milyon won) düştü. Bu hareket, 31 Ocak’tan bu yana görülen en yüksek seviyelerin geri verilmesi anlamına geldi.
Bitcoin’deki bu ani düşüş, İran’ın Fars haber ajansının “Cask(Jask) Adası yakınlarında devriye gezen ABD Donanması’na ait bir savaş gemisinin uyarıları dikkate almayarak ‘füze saldırısına’ maruz kaldığı” yönündeki haberiyle tetiklendi. Haberin ardından Brent petrol bir ara yüzde 5’in üzerinde yükselerek varil başına 113 doların üzerine çıktı.
Buna karşılık ABD tarafı, “vurulan herhangi bir savaş gemisi yok” diyerek iddiaları hemen yalanladı. Bu açıklamanın ardından petrol fiyatları ve hisse senedi endeks vadeli kontratları kazanımlarının bir kısmını geri verdi. Ancak Bitcoin bu toparlanmaya katılamadı ve düşüş eğilimini sürdürdü. Piyasa, nisan başından bu yana süren ‘ateşkes durumu’nun ne kadar kırılgan olduğunu yeniden ‘fiyatlamaya’ başladı.
Bitcoin’deki geri çekilmeye rağmen başlıca ‘altcoin’lerde tablo karmaşık ama görece daha olumlu kaldı. Çoğu varlık sınırlı da olsa yükseliş eğilimini korudu.
Ethereum(ETH), 24 saatlik periyotta yüzde 1,2 artışla 2341 dolara yükseldi ve gün içinde 2368 dolara kadar çıktı. Solana(SOL) ise 84,08 dolara çıkarak yalnızca yüzde 0,2’lik sınırlı bir artış gösterebildi.
Buna karşılık Ripple(XRP) 1,40 dolara gerileyerek düşüşe geçti, Binance Coin(BNB) de 623 dolara inerek zayıf bir görünüm sergiledi. Dogecoin(DOGE) ise 0,1102 dolara çıkarak yüzde 2,3 oranında yükseldi ve ‘görece güçlü’ performansıyla öne çıktı. ‘Haftalık bazda’ yükseliş oranı ise yüzde 12,1 seviyesinde korunuyor.
Jeopolitik tansiyonun daha da yükselmesinde, Başkan Trump’ın açıklamaları belirleyici oldu. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Basra Körfezi’nde mahsur kalan gemileri korumak için ‘Proje Özgürlük(Project Freedom)’ operasyonunu başlatıyoruz” ifadelerini kullandı. Planlanan operasyon kapsamında güdümlü füze destroyerleri, savaş uçakları ve ‘drone’lar devreye alınarak Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere ‘koruma’ sağlanması hedefleniyor.
İran ise buna yanıt olarak “Hürmüz üzerindeki kontrol bölgesini yeniden tanımladığını” açıkladı. Tahran yönetimi, kendi ‘deniz yetki alanını’ Füceyre(Fujairah) açıklarına kadar genişlettiğini ve ABD’den bağımsız şekilde bu bölgede seyreden gemilere yönelik denetimleri sıkılaştıracağını duyurdu. ‘yorum: Tarafların deniz yetki alanı iddialarını sertleştirmesi, enerji akışını ve dolayısıyla risk iştahını baskılayan ana unsur olarak öne çıkıyor.’
Bitcoin, aynı günün seans başında ise bambaşka bir tablo çizmişti. Fiyat, yıl içinde ilk kez 80 bin dolar barajını aşarak güçlü bir ‘yükseliş momentumu’ yakalamıştı. Bu sert tırmanış sırasında, yaklaşık 301 milyon dolar büyüklüğünde ‘short (kısa) pozisyon’un tasfiye edilmesi, ralliyi daha da hızlandırdı.
Ayrıca geçtiğimiz cuma günü ABD Senatosu’nda açıklanan ‘Clarity Act (Açıklık Yasası)’ uzlaşı metninin, ‘stablecoin’ ihraççılarının getiri (faiz) yapısını esneten ve kısıtlamaları hafifleten bir çerçeve sunması, piyasa genelinde ‘risk-on’ havasını desteklemişti. ‘yorum: Düzenleyici belirsizliğin azalması, kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara yönelik iştahını artıran önemli bir faktör olarak görülüyor.’
Bundan sonraki seyrin belirleyici unsuru ise Orta Doğu’da yaşananların ne ölçüde ‘doğrulanacağı’ olacak. ABD’nin yalanlamasına rağmen, yeni çatışma veya saldırı emareleri teyit edilirse, kripto dahil ‘riskli varlıklar’da oynaklığın artması kaçınılmaz görünüyor. Tersine, gerilim kısa sürede yatışırsa Bitcoin’in yeniden 80 bin dolar bandına yerleşmeyi denemesi beklenebilir.
Piyasada öne çıkan görüş, bu hareketin salt ‘teknik düzeltme’ olarak görülmemesi yönünde. Son dalgalanma, ‘jeopolitik risk’in kripto para piyasasına da doğrudan yansıyabildiğini ve Bitcoin’in giderek küresel makro ve jeopolitik başlıklara daha hassas hale geldiğini gösteren güncel bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Yorum 0