Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Alea Research: Bitcoin(BTC) güçlü kalırken altcoin piyasasında seçici dönem başladı

Alea Research: Bitcoin(BTC) güçlü kalırken altcoin piyasasında seçici dönem başladı / Tokenpost

Hisse senedi piyasası yeniden tarihi zirvelere yaklaşsa da tüketici tasarruflarının hızla erimesi ve ABD 30 yıllık tahvil faizinin yeniden yüzde 5 eşiğini test etmesi, riskli varlıkların dayanıklılığına ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Alea Research’ün yakın tarihli raporuna göre ABD borsalarındaki yükseliş, AI sermaye harcamaları gibi dar bir büyüme eksenine aşırı bağımlı hale geldi. Bu çerçevede kripto para piyasasında da geniş tabanlı bir yükselişten çok, ‘likidite’, ‘değer birikimi’ ve somut katalizöre sahip varlıklara yönelim öne çıkıyor.

Analiz, hisse senetleri, devlet tahvilleri, AI altyapısı ve kripto para piyasasını tek bir makro akış içinde ele alıyor. Yüzeyde risk iştahı güçlü görünüyor. S&P 500 ve Nasdaq, petrol fiyatlarındaki baskının hafiflemesi ile AI ve bilanço beklentilerinin desteğiyle yeniden zirve bölgelerini zorluyor. Asya piyasalarında da benzer bir iyimserlik dikkat çekiyor. Bitcoin(BTC) ise ETF kaynaklı girişler ve makro koşullardaki iyileşmenin etkisiyle 80 bin ila 82 bin dolar bandında görece sağlam bir görünüm sergiledi. Ancak rapor, piyasanın fiyatladığı ‘refah’ temasının oldukça dar bir alana sıkıştığını vurguluyor.

ABD’de kişisel tasarruf oranı yüzde 3,6’ya gerileyerek 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi. Bu durum, hanehalkının koruma tamponu zayıflarken varlık fiyatlarının yüksek kalmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Aynı dönemde 30 yıllık ABD tahvil faizi de yeniden yüzde 5 seviyesine yaklaştı. Söz konusu eşik, son iki yılda riskli varlıklardaki yükselişi birkaç kez sınırlayan bölge olarak öne çıktı. Uzun vadeli faizlerin yüzde 5’in üzerine yerleşmesi halinde mortgage maliyetleri, şirket kredileri ve kamu finansman giderleri artabilir. Ayrıca tahvillerin hisse senetlerine kıyasla göreli cazibesi de yükselebilir. Alea Research, 2023 sonu ve 2025 başındaki benzer dönemlerde S&P 500’de ivme kaybı görüldüğüne dikkat çekiyor.

Raporda asıl kırılganlık noktası olarak ABD büyüme hikayesinin AI sermaye harcamalarına aşırı bağımlı hale gelmesi gösteriliyor. Kuruma göre AI artık yalnızca teknoloji sektörüne ait bir tema değil, ABD ekonomisinin genel büyüme anlatısını taşıyan temel unsurlardan biri. Morgan Stanley tahminlerine atıfla, Amazon, Alphabet, Meta, Microsoft(MSFT) ve Oracle gibi büyük teknoloji şirketlerinin 2026 yılı sermaye harcamalarının yaklaşık 805 milyar dolara, 2027’de ise 1,1 trilyon dolara ulaşabileceği belirtiliyor. Yalnızca 2026’daki harcama düzeyi bile teknoloji dışı S&P 500 şirketlerinin toplam sermaye harcamalarına yaklaşmış durumda.

Bu harcamalar yalnızca veri merkezi inşasıyla sınırlı değil. Yarı iletkenler, bellek çözümleri, sunucular, fiber altyapı, soğutma ekipmanları, enerji tedariki, kamu hizmetleri, veri merkezi GYO’ları ve özel kredi piyasaları dahil olmak üzere geniş bir zincirde yeni gelir ve talep yaratıyor. Bu nedenle AI sermaye harcamalarında atılan her 1 dolar, başka bir sektör için gelir anlamına geliyor. Ne var ki sorun da burada başlıyor. ABD büyümesine dair beklentilerin giderek az sayıda dev şirketin bilançosu ve nakit akışı üzerinde yoğunlaşması, yapısal bir kırılganlık yaratıyor. Raporda bu tablo, ‘AI işlemi’nin yapısal kusuru olarak tanımlanıyor.

Bu eğilim son dönemdeki yarı iletken rallisinde de kendini gösterdi. Geçmişte spekülatif sermayenin önce kripto para piyasasına yöneldiği dönemlerden farklı olarak, bugün sınırlı bulunan hesaplama gücü, bellek ve depolama temalı hisseler bu rolün önemli bölümünü üstlenmiş görünüyor. SK Hynix, AMD ve Intel gibi şirketler, hem güçlü finansal sonuçlar hem de AI talebi beklentileriyle yeniden değerleme aldı. AI altyapısı bağlantılı hisseler ise aynı anda makro büyüme, sanayi politikaları ve tedarik zinciri dönüşümünden besleniyor. Başka bir deyişle piyasa artık yalnızca ‘hikaye’ satın almıyor; doğrudan gelir üreten AI altyapısına ödeme yapıyor.

Kripto para piyasasında ise Bitcoin(BTC) hâlâ risk iştahının temel referans noktası olarak görülüyor. BTC, yapısal alım dalgası ve ETF akışları sayesinde görece güçlü konumunu koruyor. Buna karşılık altcoin cephesinde daha sıkı bir eleme süreci yaşanıyor. Piyasa artık tüm token’lara toplu halde prim vermiyor. Ethereum(ETH), ETF akışları ve birlikte çalışabilirlik beklentilerinin desteğiyle kademeli bir toparlanma sinyali verdi. Solana(SOL) ise Western Union’ın USDPT hamlesi ve AlpenGlow tabanlı düşük gecikmeli ödeme beklentileriyle öne çıktı.

Bazı projelerde ayrışma daha da belirginleşti. Hyperliquid(HYPE), puan odaklı spekülasyon ve ekosistem genişleme beklentileriyle yoğun ilgi gördü. Zcash(ZEC), gizlilik temasının yeniden öne çıkması ve ödül yapısındaki değişim sayesinde sert bir toparlanma yaşadı. Toncoin(TON) da Telegram ile bağlarını güçlendiren dağıtım hikayesi sayesinde hızlı bir yükseliş sergiledi. Ancak rapora göre bu hareketler, piyasanın genelini temsil eden bir genişleme değil; daha çok sınırlı sayıdaki ‘izole kazanan’a işaret ediyor. Altcoin evreninin büyük kısmı hâlâ likidite eksikliği, nakit akışı yetersizliği, seyrelme riski ve kilit açılım baskısı gibi temel sorunlarla karşı karşıya.

Özellikle gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu yani RWA başlığında güçlü manşet akışı bulunsa da, bu gelişmelerin doğrudan token sahiplerine değer aktarımı sağlayıp sağlamadığı henüz net değil. Ondo(ONDO), Centrifuge(CFG) ve Monad(MON) gibi projeler kurumsal iş birlikleri ve dağıtım kanallarının genişlemesi açısından anlamlı ilerleme kaydetti. Buna rağmen token bazında net bir nakit akışı mekanizmasının hâlâ sınırlı olduğu ifade ediliyor. Rapordaki “yorum”a göre RWA alanındaki olumlu haber akışı önce şirket bilançolarında birikiyor, token yatırımcısı ise beklemeyi sürdürüyor.

DePIN ve depolama odaklı projeler de benzer bir ölçütle değerlendiriliyor. Filecoin(FIL), Arweave(AR) ve Akash Network(AKT), AI altyapısı temasının çevresel faydalanıcıları olarak kısa vadeli destek aldı. Ancak bu projelerde sürdürülebilir talebin gerçekten yerleşip yerleşmediği konusunda daha fazla kanıta ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Sadece AI ile ilişkilendirilmek, uzun vadeli değer yaratımı için yeterli görülmüyor. Piyasa giderek daha net biçimde ‘AI betası’ ile ‘gerçek gelir üretimi’ arasındaki farkı ayırıyor.

Aynı yaklaşım merkeziyetsiz finans projelerinde de geçerli. Aave(AAVE), geri alım mekanizmasının durması ve hukuki risk başlıkları nedeniyle otomatik alım desteğini zayıflamış halde görüyor. Morpho, kurumsal kredi piyasasına açılma potansiyeli taşısa da henüz açık biçimde nakit akışı üreten bir varlık olarak değerlendirilmiyor. Pendle(PENDLE) ise geri alım yapısı ve getiri işlemlerindeki güçlü konumu sayesinde yeniden değerleme ihtimali taşıyor, ancak piyasanın buna hemen yüksek bir prim verdiği söylenemiyor. Kısacası DeFi tarafında da yalnızca ‘anlatı’ yeterli olmuyor; değerin token’a nasıl aktarıldığının somut biçimde kanıtlanması gerekiyor.

Alea Research, bu tablo üzerinden net bir yatırım çerçevesi ortaya koyuyor. Buna göre hisse senetlerindeki yükseliş eğilimine karşı çıkmak için erken olabilir, ancak ABD 30 yıllık tahvil faizindeki yüzde 5 sınırı göz ardı edilmemeli. AI sermaye harcamaları yakın vadede ABD büyümesinin en güçlü itici gücü olmaya devam edebilir, fakat bu büyümenin birkaç dev şirkette yoğunlaşması önemli bir risk olarak masada kalıyor. Kripto para piyasasında ise yalnızca ‘likidite’si güçlü, ‘değer birikimi’ mekanizması belirgin ve fiyatı gerçekten hareket ettirebilecek katalizörlere sahip varlıkların öne çıkacağı savunuluyor.

Sonuç olarak rapor, riskli varlıklardaki yükselişi tamamen reddetmiyor; fakat bu yükselişin tabanının oldukça dar olduğunun altını çiziyor. Hisse senetleri zirveye koşarken tüketici tarafı zayıflıyor. AI büyümenin motoru olmayı sürdürüyor, ancak bu motor çok az sayıda şirketin elinde toplanmış durumda. Kripto para piyasasında da geniş çaplı bir ralli yerine seçici bir fiyatlama görülüyor. Alea Research’e göre uzun vadeli faizler piyasa iyimserliğini kesene kadar görünürde destekleyici ortam sürebilir. Yine de kripto para yatırımında ayrım gözetmeyen bir yaklaşım yerine, ‘likidite’, ‘değer birikimi’ ve somut katalizörlere dayalı seçici stratejiler daha anlamlı görünüyor. Şu anki piyasa, herkesin birlikte yükseldiği bir dönemden çok, yapısını ve nakit akışını ispatlayabilen sınırlı sayıdaki varlığın öne çıktığı bir evreyi yansıtıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1