Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Tiger Research: DeFi’nin kitleselleşmesi için karmaşık deneyimi gizleyen uygulama katmanı şart

Tiger Research: DeFi’nin kitleselleşmesi için karmaşık deneyimi gizleyen uygulama katmanı şart / Tokenpost

DeFi ekosisteminin kitleselleşmesinin neden yavaş ilerlediği tartışılırken, öne çıkan iki sorun ‘karmaşık kullanıcı deneyimi’ ve düşük kullanıcı bağlılığı oluyor. Tiger Research’ün yakın tarihli raporuna göre, zincir seçimi ve gas ücretlerini kullanıcıdan gizleyen bir ‘uygulama katmanı’, DeFi’nin daha geniş kitlelere yayılmasında kritik rol oynayabilir. Raporda özellikle defi.app’in gas soyutlaması ve birleşik arayüz yaklaşımıyla kısa sürede kullanıcı çektiği, ancak kalıcı büyümenin Rocket Perps gibi kriptoya özgü ürünlerin sürdürülebilirliğine ve geri alım yapısına duyulan güvene bağlı olduğu belirtiliyor.

DeFi pazarı, takas, borç verme, mevduat ve türev ürünler gibi temel finansal araçların büyük bölümünü zaten oluşturmuş durumda. Ancak bu altyapıyı sıradan kullanıcının günlük olarak tercih edeceği tüketici uygulamalarına dönüştürmek hâlâ zor. Ethereum(ETH) 2015’te kullanıma girdikten sonra zincir üstü finans, geleneksel finansın birçok işlevini teknik olarak hızla kopyaladı. Buna rağmen geniş kitlelerin erişim hissi aynı ölçüde iyileşmedi. Rapora göre burada temel sorun ürün eksikliği değil, süregelen ‘kullanım zorluğu’.

Kullanıcı verileri de bu tabloyu destekliyor. Raporda yer verilen Consensys ve YouGov’un 2023 tarihli araştırmasına göre, kripto paraları duyduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 93’e çıkarken, Web3 ve DeFi’ye aşina olduğunu belirtenlerin oranı yalnızca yüzde 8’de kaldı. Sonrasında da tablo radikal biçimde değişmedi. 1inch anketine göre DeFi kullanıcılarının en büyük şikâyetleri arasında gas ücretleri, güvenlik riskleri, yavaş işlemler ve köprü kullanımındaki zorluk yer aldı. Bu durum, DeFi’nin sunduğu ürünlerden çok kullanıcı deneyimindeki sürtünmenin giriş engeli yarattığını gösteriyor.

Tiger Research, bu noktada geleneksel fintech ile DeFi arasındaki ayrımı net biçimde ortaya koyuyor. Robinhood, mobil odaklı basit hisse işlemleriyle kitlesel benimsenme sağladı. Ancak düzenleyici sınırlar nedeniyle self-custody, çok yüksek kaldıraçlı ürünler ya da izinsiz getiri araçları gibi alanlarda rahat hareket edemiyor. DeFi ise tam da bu alanlarda talep görüyor. Rapora göre DeFi uygulama katmanının amacı Robinhood’u birebir kopyalamak değil; Robinhood’un giremediği pazarlara onun kadar akıcı bir deneyim taşımak.

Benzer girişimler daha önce de vardı. Zerion ve Zapper, zincir üstü varlıkları ve pozisyonları tek panelde toplayarak kullanım kolaylığı sunmaya çalıştı. InstaDApp ise hesap soyutlaması tabanlı yapısıyla çoklu zincir kullanımının önündeki engelleri azaltmayı hedefledi. Ancak rapor, bu örneklerin ‘sürdürülebilir kullanıcı bağlılığı döngüsü’ kuramadığını savunuyor. Token ödülleri veya puan teşvikleri zayıfladığında kullanıcıların hızla uzaklaştığı, teknik engelleri azaltmanın tek başına insanları her gün uygulamaya döndürmediği vurgulanıyor.

Rapor, başarılı bir DeFi uygulama katmanı için üç temel koşul öne çıkarıyor. İlki, zincir farkı, gas ücreti ve köprü süreçlerini kullanıcının hissetmeyeceği şekilde ortadan kaldıran ‘sürtünmesiz deneyim’. İkincisi, kısa vadeli ödüller ortadan kalksa bile geri dönüşü teşvik eden ‘tekrar döngüsü’. Üçüncüsü ise self-custody ve yüksek kaldıraç gibi geleneksel fintech’in sunamadığı ‘kriptoya özgü kapsam’. “yorum” DeFi’de öne çıkacak oyuncuların, bu üç alanı tek bir ürün deneyiminde birleştiren projeler olması bekleniyor.

Raporda bu çerçeveye en çok yaklaşan örneklerden biri olarak defi.app gösteriliyor. Şubat 2025’te kullanıma sunulan platform, takas, Earn ve Perps işlemlerini tek arayüzde birleştiriyor. EIP-4337 tabanlı akıllı hesap altyapısıyla ‘gas soyutlaması’ sağlıyor. Böylece kullanıcıların ayrıca işlem ücreti tokeni bulundurması gerekmiyor. Platform, Ethereum ekosistemi ile Solana(SOL) ekosistemi arasında yapılan işlemleri de dahili yönlendirmeyle yürütüyor. 1inch ve Jupiter gibi dış likidite yollarını kullansa da, kullanıcı tarafında karmaşık Web3 altyapısını görünmez hale getiriyor.

İlk performans verileri de dikkat çekici. Rapora göre defi.app, lansmandan sonra toplam 44 milyar dolarlık işlem hacmine ve 1,06 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştı. Aylık aktif kullanıcı sayısı 30 bin ila 40 bin seviyesinde bulunurken, günlük aktif kullanıcı sayısının ilk döneme göre yaklaşık yüzde 3.000 arttığı ifade ediliyor. Bu da ‘gas soyutlaması’ ve zincir soyutlaması odağının kullanıcı kazanımında etkili olduğunu gösteriyor. Ancak rapor, bu göstergelerin daha çok ‘ilk çekim gücü’nü ortaya koyduğunu, uzun vadeli sadakati henüz kanıtlamadığını da ekliyor.

Bu aşamadan sonra öne çıkan başlıca unsur Rocket Perps oluyor. Söz konusu özellik, piksel tarzı arcade oyun öğeleriyle birleştirilmiş 1000 kata kadar kaldıraç sunan sürekli vadeli işlem ürünü olarak tanımlanıyor. Aark Digital altyapısını kullanan sistem, karşı taraf eşleşmesini beklemeden anında pozisyon açılmasına imkân veriyor. Kullanıcılar oyun benzeri bir ekranda işlem yaparken XP biriktiriyor ve bunun karşılığında HOME token ödülü talep edebiliyor. Rapora göre bu yapı, DeFi uygulamasını yalnızca finansal araç sunan bir platform olmaktan çıkarıp tekrar kullanım isteği yaratan bir deneyime dönüştürme denemesi.

Erken dönem verileri ilginin güçlü olduğunu gösterdi. 13 Mayıs 2026 ile 28 Mayıs 2026 arasında gerçekleşen soft launch sürecinde 264 kullanıcının 400 milyon doları aşan işlem hacmi ürettiği aktarıldı. Bunun daha çok yüksek risk iştahına sahip küçük bir trader grubundan gelmesi nedeniyle kitlesel yaygınlaşma konusunda kesin bir sonuç çıkarmak için erken olduğu belirtiliyor. Yine de rapora göre bu tablo, yüksek kaldıraçlı ürünlerin kripto piyasasında ne kadar güçlü bir katılım motivasyonu yaratabildiğini gösteriyor.

Gelir modeli de ayrı bir dikkat noktası. Rocket Perps, yaygın merkeziyetsiz türev platformlarına kıyasla daha yüksek ücret yapısı uyguluyor. İşleme girişte marjın yüzde 4’ü, kârla çıkışta ise kazancın yüzde 50’sine kadar ücret alınabiliyor. İlk bakışta maliyetli görünen bu yapı, platform gelirinin yüzde 80’inin DIP-004 yönetişim kararı doğrultusunda HOME token geri alımına ayrılmasıyla destekleniyor. Böylece sistem, sadece ücret toplayan bir model değil, platform büyümesi ile token değerini ilişkilendirmeye çalışan bir yapıya dönüşüyor.

Raporda Hyperliquid örneğine de yer veriliyor. Hyperliquid, protokol ücretlerinin yüzde 97’sini Hype(HYPE) token geri alımı için kullanıyor ve bu işlemler zincir üstünde doğrulanabiliyor. Bu sayede piyasa, geri alımın gerçekten yapıldığını şeffaf biçimde görebiliyor. Tiger Research’e göre defi.app de benzer düzeyde zincir üstü şeffaflık sağlayabilirse güçlü bir ‘geri besleme etkisi’ yaratabilir.

Buna rağmen önünde net soru işaretleri var. İlk olarak, kullanıcı bağlılığının niteliğinin test edilmesi gerekiyor. Rocket Perps’in ilk kullanıcı kitlesi, 1000 kat kaldıraçlı işlemleri bilinçli biçimde arayan erken dönem trader’lardan oluşuyor. Bu grup, geniş kullanıcı kitlesini temsil etmiyor. Bu nedenle halka açık lansman sonrasında daha geniş profil geldiğinde aylık aktif kullanıcı tabanının ne kadar büyüyeceği ve teşvikler zayıfladığında kullanıcıların ne kadarının kalacağı belirleyici olacak.

Güven çerçevesinin kurulması da kritik görülüyor. Robinhood, meme hisse döneminden sonra sadece işlem odaklı büyümenin sınırlarını gördü ve kart, bankacılık ile sosyal özellikleri bir araya getirerek işlem dışı ziyaret nedenleri oluşturmaya yöneldi. Rapora göre defi.app için de benzer bir durum geçerli. Sadece yüksek riskli alım satım deneyimi uzun süreli kullanıcı sadakati yaratmayabilir. Kullanıcıların platformu ‘varlıklarını istikrarlı biçimde değerlendirebildikleri bir yer’ olarak görmesi gerekiyor. Earn özelliği, oyunlaştırılmış ödüller ve düzenli kullanım alışkanlıklarının aynı çatı altında buluşması bu yüzden önemli.

Bir diğer kritik başlık ise geri alım vaatlerinin güvenilirliği. Raporda, defi.app’in 2025’in üçüncü çeyreğinde yaklaşık 4 milyon dolar işlem geliri ve aylık yaklaşık 1 milyon dolar ciro ürettiğinin ifade edildiği aktarılıyor. Bu, sistemde gerçek gelir akışı bulunduğunu gösteriyor. Ancak yatırımcı açısından esas mesele, bu gelirin gerçekten HOME geri alımına gidip gitmediği. Kripto piyasasında daha önce yerine getirilmeyen çok sayıda geri alım vaadi görüldüğü için, açık cüzdanlar ve gerçek zamanlı gösterge panelleri gibi doğrulanabilir araçların gerekli olduğu belirtiliyor.

Raporun vardığı sonuç net. DeFi alanı, ihtiyaç duyulan finansal altyapının büyük kısmını kurdu ama kullanıcıyı içeride tutacak etkili bir ‘uygulama katmanı’nı henüz tam anlamıyla oluşturamadı. defi.app, gas ve köprü karmaşasını görünmez kılan arayüzü, Rocket Perps ile kurmaya çalıştığı tekrar kullanım döngüsü ve HOME geri alım mekanizmasıyla bu boşluğu doldurmaya aday örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak DeFi’nin kitleselleşmesinin geçici kullanıcı akışıyla mı sınırlı kalacağı, yoksa günlük kullanım alışkanlığına mı dönüşeceği; kullanıcı bağlılığı verileri ve zincir üstü güvenin ne kadar güçlü kurulacağına bağlı olacak. Son tabloda DeFi rekabeti artık yalnızca yeni özellik eklemekten ibaret değil; ‘karmaşıklığı saklayan’ ve kullanıcıyı her gün geri getiren deneyimi kurabilenler avantaj sağlayacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1