비tcoin(BTC)’den daha sert dalgalanan Ethereum(ETH) ve genel *altcoin* zayıflığının arka planında, Asya yarı iletken (*semikonduktör*) hisselerindeki sert düşüş şeklinde ortaya çıkan ‘dışsal etken’ öne çıkıyor.
18’inde (yerel saatle), spot piyasada Ethereum(ETH) yaklaşık 1.850 dolar seviyesine gerileyerek %4 değer kaybetti ve Bitcoin(BTC) karşısında neredeyse iki kat daha fazla düşüş yaşadı. Aynı gün Bitcoin(BTC) ise 63.400 dolar civarına inerek %2’lik daha sınırlı bir geri çekilme ile yetindi.
Hyperliquid(HYPE) fiyatı 60 dolara kadar düşerek bir günde %10 geriledi ve majör varlıklar arasında en sert günlük düşüşü kaydetti. Solana(SOL) %2 gerilemeyle 75 dolar seviyesine indi, Ripple(XRP) ise %2 düşerek 1,09 dolar civarında işlem gördü. Binance Coin(BNB) ve Dogecoin(DOGE) de yaklaşık %2’lik kayıplar yaşarken, Tron(TRX) fiyatı 0,32 dolar bandına hafifçe geriledi.
Haftalık görünüme bakıldığında ise, Ethereum(ETH) hâlâ pozitif bölgede kalmayı başarırken, diğer başlıca kripto varlıkların çoğu *genel anlamda zayıf* bir performans sergiliyor.
Kripto piyasasındaki bu son düşüş dalgasının çıkış noktası, doğrudan kripto değil, Asya yarı iletken hisseleri oldu. MSCI Asya-Pasifik endeksi %3 gerileyerek son iki ayın en düşük seviyelerine doğru hareket ederken, Japonya’nın Nikkei225 endeksi %5’lik sert bir düşüşle marttan bu yana en kötü gününü yaşadı.
Tayvanlı Taiwan Semiconductor Manufacturing Company(TSM) için 2025 Nisan’ından bu yana en büyük günlük düşüş beklentisi öne çıkarken, Japon Kioxia hisseleri seans içinde %16’ya varan kayıplar gördü.
Piyasada, yıl boyunca süren ‘AI rallisi’nin *aşırı ısındığı* yönündeki uyarıların artık fiyatlara daha net şekilde yansımaya başladığı yorumları yapılıyor. Dikkat çekici olan nokta, bu düzeltme sinyalinin *on-chain* verilerden ya da kriptoya özgü haber akışından değil, geleneksel finans tarafında, özellikle de yarı iletken sektöründe önce ortaya çıkması.
Özellikle Ethereum(ETH)’daki hareketler yakından izleniyor. 18’inden önceki hafta içinde, ABD spot Ethereum ETF’lerine yaklaşık 97 milyon dolar tutarında yeni giriş oldu ve bu rakam, bir önceki haftanın toplam girişini geride bıraktı. Bu fon akışının önemli bir kısmının BlackRock kaynaklı olduğu bildiriliyor.
Buna rağmen Ethereum(ETH), Bitcoin(BTC)’e kıyasla daha sert düştü. Yani *alım yönlü talep* bulunmasına karşın, fiyatı belirli bir seviyenin üzerinde tutacak güç oluşmadı ve savunma hattı kırılmış görünüyor.
Wintermute OTC masasının değerlendirmesine göre, bu hareket daha çok “yorum‘yükselişin devamı değil, kritik direnç bölgesinde yaşanan bir düzeltme’ yorum” niteliğinde. Fiyat tepe bölgelerine yaklaştıkça spot işlem hacimlerinin artmak yerine gerilemesi de piyasadaki *zayıf momentum* için bir uyarı işareti olarak öne çıkarılıyor.
Glassnode verileri, zincir üstü tarafta henüz net bir trend dönüşümüne işaret etmiyor. Korku ve Açgözlülük Endeksi’nin 25 seviyesinde, yani ‘*aşırı korku*’ bölgesinde kalması da yatırımcı duyarlılığının bozulduğunu gösteriyor.
Bu sırada emtia cephesinde tamamen zıt bir tablo var. Brent tipi ham petrol fiyatı varil başına 85 dolar seviyesine toparlanarak yalnızca bu hafta içinde yaklaşık %12 yükseldi ve nisan ayından bu yana en güçlü haftalık performansını sergiledi.
Fiyatlardaki artışta, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarının beşinci gününe girmesiyle, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen deniz taşımacılığının yavaşlaması etkili oldu. Bölgedeki jeopolitik gerginliğin tırmanması, *enflasyonun yeniden alevlenebileceği* yönündeki endişeleri de kuvvetlendiriyor.
Genel tabloya bakıldığında, son kripto satış dalgasının kriptoya özgü başlıklardan çok, küresel makro ortamda yaşanan değişimlere; özellikle yarı iletken rallisindeki sert düzeltmeye ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklere daha duyarlı olduğu görülüyor.
Bitcoin(BTC)’in görece daha dirençli kalması, buna karşın Ethereum(ETH) ve geniş *altcoin* piyasasının daha sert sarsılması, yatırımcıların riskli varlıklar içinde bile ‘*seçici kaçış*’ moduna geçtiğini düşündürüyor. Kısa vadede, yarı iletken sektörü, faiz görünümü ve petrol fiyatlarının seyri, kripto piyasasının yönünü belirleyecek temel makro değişkenler olarak öne çıkıyor.
Yorum 0