Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Ethereum(ETH) perps tahtını Solana(SOL) ve Hyperliquid’e bırakıyor: Yeni rol ‘mutabakat ve teminat katmanı’

Ethereum(ETH) perps tahtını Solana(SOL) ve Hyperliquid’e bırakıyor: Yeni rol ‘mutabakat ve teminat katmanı’ / Tokenpost

이더ium(ETH) merkeziyetsiz finans(DeFi) alanında ‘merkez ağ’ konumunu korurken, hızla büyüyen ‘süresiz vadeli işlem(perps)’ piyasasında ağırlığını kaybediyor. Yerini ise Solana(SOL), Hyperliquid ve Ethereum’un katman2(layer2) ekosistemi alıyor. Özellikle ‘yüksek frekanslı işlem’ gerektiren bu piyasa yapısında, Ethereum ana ağın performans sınırları daha görünür hale gelmiş durumda.

Süresiz vadeli işlem piyasası ‘çok hızlı emir eşleştirme’, ‘düşük ücret’ ve ‘yüksek likidite’ gerektiren bir yapı. Ethereum ana ağ, güvenlik ve ‘nihai mutabakat’ açısından güçlü olsa da bu kadar yoğun işlem trafiğine uygun değil. Offchain Labs’in strateji sorumlusu AJ Warner, “perps için sık işlem ve hızlı yürütme şart” derken, bu nedenle Arbitrum(ARB) gibi katman2 çözümlerinin ‘doğal tercih’ haline geldiğini vurguladı.

Süresiz vadeli işlem borsalarında aynı anda binlerce emir, tasfiye ve fonlama ücreti işlemi ‘anlık’ olarak gerçekleşmek zorunda. Jito Vakfı’ndan Brian Smith, “ortalama performans değil, ‘%99,99’ seviyesinde süreklilik önemli” diyerek, “işlem kesintisinin sistemik risk anlamına geldiğini” belirtti. Ethereum, özellikle ‘yüksek gas ücreti’ ve ‘göreceli yavaş blok süresi’ nedeniyle aktif trader’lar için uzun süredir verimsiz bir ortam sunuyor.

2021’de Arbitrum üzerinde doğan GMX, bu tabloyu tersine çeviren ilk örneklerden biri oldu. GMX, katman2 altyapısı sayesinde düşük maliyetli ve hızlı perps deneyimi sunarak benzer modellerin yayılmasını tetikledi. Ardından Arbitrum ve Base gibi katman2 ağları, ‘daha hızlı işlem’ ve ‘daha ucuz kullanım’ avantajı ile perps piyasasının yeni merkezleri haline geldi. Bu kayma yaşanırken ‘likidite ağ etkisi’ de devreye girdi. Dromos Labs’ten Chris Bouras, “işlem her zaman kullanıcının ve likiditenin olduğu yere akar” diyerek, spot ve perps piyasasının aslında ‘ortak likidite havuzu’ üzerinde çalıştığını hatırlattı.

Bu ortamda Solana ve Hyperliquid öne çıkan iki yeni merkez oldu. Hyperliquid, perps işlemleri için ‘özel tasarlanmış bir zincir’ inşa ederek tamamen türev ürünlere odaklandı. Solana ise ‘düşük işlem ücreti’ ve ‘aktif perakende yatırımcı tabanı’ ile hacmini hızla büyüttü. Özellikle memecoin ticareti üzerinden güçlenen ‘perakende akış’, Solana’daki perps hacmini yukarı taşıyan ana unsur olarak öne çıkıyor. Smith, “perps piyasasının kalbi, teknolojiden çok perakende yatırımcının doğal işlem akışında atıyor” diyerek, bu açıdan Solana’nın belirgin bir avantaja sahip olduğunu savunuyor.

Ethereum tarafında ise katman2 stratejisi ‘likidite parçalanması’ sorununu beraberinde getirdi. Farklı katman2 ağları arasında sermaye ve kullanıcı dağıldıkça, her bir ağda derin likidite oluşturmak zorlaşıyor. Varlıkları taşımak için köprü(bridge) kullanma zorunluluğu da kullanıcı deneyimini karmaşıklaştıran bir başka unsur. Kurucu ortak Vitalik Buterin(Vitalik Buterin) de geçmiş açıklamalarında mevcut layer2 stratejisinin beklenenden yavaş ilerlediğini kabul etmişti.

Yine de bu tabloyu ‘ölümcül zayıflık’ olarak görmeyen bir kesim de var. MetaMask’ten Matthieu Saint Olive, “Ethereum’u diğer ağlarla rekabet eden bir yürütme katmanı olarak değil, ‘rol ayrımı’ çerçevesinde okumak gerekiyor” diyor. Ona göre Ethereum’un esas gücü, ‘en derin likidite’, ‘en güçlü teminat tabanı’ ve ‘en çok kullanılan stablecoin’lerin’ burada bulunmasından geliyor. Bu da ağı bir ‘işlem yürütme zinciri’nden çok, ‘nihai mutabakat ve teminat katmanı’ konumuna yerleştiriyor.

Diğer yandan kurumsal yatırımcıların on-chain türev ürünlere ilgisi arttıkça, rekabetin çerçevesi de değişiyor. Burada belirleyici olan ‘ideoloji’ değil, ‘uygulama kalitesi ve verimlilik’. Kurumlar için işlem hızı, saklama güvenliği ve öngörülebilirlik ilk sırada geliyor. Warner, “şu anda sermaye çeşitli borsalara dağılmış durumda, çapraz teminat(cross-margin) ve kredi imkânları da sınırlı” diyerek, kurumsal paranın gerçekten akması için ‘çok daha olgun bir altyapı’ya ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Perps piyasası, sadece kripto türev ürünlerinin değil, geleneksel finansın da zincir üstüne taşınmasında ‘öncü gösterge’ olarak görülüyor. Akıllı sözleşmelerle çalışabilen, tam programlanabilir bir türev yapısı ilk kez bu ölçekte gerçek zamanlı olarak test ediliyor. ‘programlanabilir finans’ vizyonunun ilk somut alanlarından birinin perps olması bu nedenle tesadüf değil.

Tüm gelişmeler, piyasadaki rol paylaşımını daha net hale getiriyor: Solana ve Hyperliquid, ‘işlem yürütme ve hız’ tarafında konumlanırken; Ethereum ve katman2 ekosistemi ‘mutabakat, teminat ve derin likidite’ alanına doğru çekiliyor. Bundan sonraki kritik soru, Ethereum’un layer2’ler arasındaki likidite parçalanması ve zayıf kullanıcı deneyimi sorununu ne kadar hızlı çözebileceği. Eğer bu alanlarda iyileşme sağlanırsa, Ethereum’un ‘en hızlı zincir’ olmasına gerek kalmadan, ‘en derin ve en güvenilen mutabakat ağı’ rolünü uzun süre koruması beklenebilir.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1