Maelstrom'un Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Arthur Hayes(Arthur Hayes), yapay zeka altyapısına yönelik yatırım iştahının sönmesi halinde kredi şokunun ve büyük çaplı likidite müdahalesinin Bitcoin(BTC) piyasasının yönünü değiştirebileceğini öne sürdü.
Hayes, 8 Haziran'da (yerel saatle) yayımladığı 'Reality Test' başlıklı yazısında yapay zeka sektörünün asıl değerini yazılım şirketlerinin hisselerinde değil; veri merkezleri, elektrik altyapısı ve yarı iletken tedarik zincirinden oluşan fiziksel altyapıda gördüğünü belirtti. Ona göre AI yatırımları yalnızca teknoloji harcaması değil, finans sektörünün kredi döngüsüyle iç içe geçmiş bir olgu.
Hayes, Kasım 2022'den bu yana AI kaynaklı borç ihracının yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaştığını tahmin ediyor. Aynı dönemde ABD'nin M2 para arzındaki artışın da yine yaklaşık 1,5 trilyon dolar olduğunu savundu.
'M2', nakit ve mevduat benzeri varlıkları kapsayan geniş tanımlı para arzı göstergesi. Hayes'e göre bu dönemde yaratılan yeni dolar likiditesi Bitcoin'den önce veri merkezleri ve elektrik altyapısı başta olmak üzere AI yatırımlarına aktı.
Hayes, AI hisselerindeki olası bir düşüşün doğrudan Bitcoin yükselişine dönüşmeyeceği görüşünde. "Dünya AI balonunun sönmesinden büyük zarar görürse Bitcoin'in kısa vadede yükselmesi zor" dedi. Bu ifade, AI yatırımlarındaki yavaşlamanın büyümesi halinde Bitcoin'in de riskli varlık satışına sürüklenebileceği anlamına geliyor.
AI ve Bitcoin'in aynı likidite ortamından etkilendiği düşünüldüğünde, şokun ilk evresinde iki varlığın fiyat yönünün ayrışmayabileceği yorumu öne çıkıyor.
Hayes'in olası toparlanma senaryosu, finansal sistemi onarmaya yönelik parasal gevşemenin başlamasını önkoşul olarak sunuyor. Ona göre hükümetler ve merkez bankaları likidite musluklarını açarsa, bu fonun bir kısmı Bitcoin'e yönelebilir.
Hayes, Bankless'e verdiği röportajda da merkez bankalarının para basabildiğini ancak yarı iletken performansındaki gelişim hızını üretemeyeceğini söyledi. Bu da yalnızca parasal gevşemeyle AI altyapısının verimlilik ve kârlılık sorunlarının çözülemeyeceğine işaret ediyor.
AI yatırım döngüsünde veri merkezi genişlemesi, elektrik maliyetleri, büyük AI şirketlerinin halka arzları ve siyasetteki düzenleme ve vergi tartışmaları iç içe geçmiş durumda. Hayes'in analizine göre bu etkenler AI altyapısının nakit akışını ve fonlama maliyetini doğrudan etkiliyor.
Hayes'in bu değerlendirmesi AI sektörünün uzun vadeli değerini reddetmekten çok, sermaye piyasalarının AI altyapısını olması gerekenden yüksek bir büyüme varlığı olarak fiyatlayıp fiyatlamadığı sorusunu gündeme getiriyor. Yatırım genişlemesini destekleyen borcun, kârlılık baskısıyla birlikte kredi yüküne dönüşebileceği görüşü öne çıkıyor.
Ancak Hayes'in çizdiği yol kesinleşmiş bir fiyat tahmini değil, birden fazla koşulun art arda gerçekleşmesini gerektiren bir makro senaryo. AI yatırımlarındaki yavaşlamanın kredi krizine dönüşmesi ve parasal otoritelerin likidite sağlaması durumunda bile, bu fonun Bitcoin'e yönelip yönelmeyeceği ayrı bir soru olarak kalıyor.
Hayes kısa vadeli düşüş ihtimalini de göz ardı etmiyor. AI altyapı yatırımları, kredi koşulları ve merkez bankalarının tepkisinin hangi sırayla gelişeceği, Bitcoin piyasasının yönünü belirleyecek temel değişken olarak öne çıkıyor.
Yorum 0